Gençlerde İnme Riski: Yorgunluk Sanılan Belirtilere Dikkat
- Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği, gençlerde görülen ani güç kaybı veya konuşma bozukluğu gibi belirtilerin yorgunlukla karıştırılmaması gerektiği konusunda uyarıyor
- 29 Ekim Dünya İnme Günü vesilesiyle yapılan açıklamada, inmede erken müdahalenin hayati önemi vurgulanıyor
Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, inmenin yalnızca yaşlılık hastalığı olduğu yönündeki yaygın kanının aksine, gençlerde de ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. 29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında yaptığı değerlendirmelerde Giray, genç yaş grubunda aniden ortaya çıkan yüz asimetrisi, kol ve bacaklarda güç kaybı, konuşma güçlüğü ile denge ve görme sorunlarının hafife alınmaması gerektiğini belirtti.
Bu belirtilerin stres veya yorgunluk gibi basit nedenlere bağlanarak geçiştirilmesinin, tedavi sürecinde kritik zaman kaybına yol açtığı vurgulandı. İnme, beyne kan taşıyan damarların tıkanması ya da yırtılarak kanama yapması sonucu beyin dokusunun oksijensiz kalmasıyla meydana gelen, hem ölümcül hem de kalıcı engelliliğe yol açabilen bir sağlık sorunudur.
Prof. Dr. Giray, hastalığın sadece fiziksel hareket kabiliyetini değil; konuşma, görme, hafıza ve bilişsel işlevleri de olumsuz etkileyerek bireyin bağımsız yaşamını kısıtlayabildiğini ifade etti. Bu durumun sadece hastayı değil, ailesini ve sosyal çevresini de derinden etkileyen bir halk sağlığı meselesi olduğu kaydedildi.
Gençlerde inme riskini artıran faktörler arasında kalp ritim bozuklukları, damar duvarı yırtılmaları, genetik yatkınlıklar ve pıhtılaşma sorunları öne çıkıyor. Ayrıca yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam ve sigara kullanımı gibi yaşam tarzı alışkanlıklarının da genç yaşlarda inme riskini tetiklediği belirtildi.
Toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan uzmanlar, özellikle nikotin ürünlerinin kullanımına karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlattı. Belirtilerin kolayca tanınması için 3K kuralını öneren Prof.
Dr. Giray; yüzdeki kayma, kolda ani güç kaybı ve konuşma bozukluğunu temel uyarı işaretleri olarak sıraladı. Bu belirtilerden herhangi biriyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiği belirtildi.
Hastaların kendi imkanlarıyla hastaneye gitmeye çalışması veya randevu almayı beklemesi gibi yöntemlerin tedavi şansını azalttığı, belirtilerin kendiliğinden geçici olarak düzelmesinin bile tehlikenin bittiği anlamına gelmediği ifade edildi. Tedavi sürecinde Zaman beyindir ilkesinin esas olduğunu belirten Giray, erken müdahalenin beyin hasarını minimize etmede ve hastanın bağımsızlığını korumada belirleyici olduğunu aktardı.
Damar tıkanıklığına bağlı inmelerde pıhtı eritici tedaviler veya mekanik trombektomi gibi yöntemlerin, hastanın klinik durumuna ve belirtilerin başlangıç süresine göre uygulandığı belirtildi. Sonuç olarak, inme belirtilerinin yaşa bakılmaksızın acil bir tıbbi durum olarak değerlendirilmesi gerektiği ve erken müdahalenin kalıcı engellilik riskini azaltmada en etkili yol olduğu vurgulandı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Ankara
Yayın: 29 Ekim 2026 08:45 · Kaynak: etikhaber.com