Size Cumhuriyet’in nesi batıyor?
- Önce kısa bir tarih turu
- Osmanlı İmparatorluğu, 1
Önce kısa bir tarih turu.
Osmanlı İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı sonunda, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Bulgaristan gibi “kaybeden devletler” tarafındaydı.
Savaş bitmiş, altı asırlık imparatorluk tasfiye sürecine girmişti.
30 Ekim 1918’de, savaştan zaferle çıkan devletlerle Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı, Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona erdi ve ülkemiz İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan tarafından paylaşılıp işgal edildi.
Bu işgal “milli mücadele”yi tetikledi, Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlattı.
23 Nisan 1920’de, Ankara’da, Atatürk ve arkadaşları tarafından Büyük Millet Meclisi açıldı ve “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” kuruldu.
Topraklarımızı işgal eden devletler, 10 Ağustos 1920’de, “topraklarımızın paylaşımını resmileştiren” SEVR Antlaşması’nı İstanbul Hükümeti’ne (yenik Osmanlı yönetimine) imzalattılar.
Ankara’daki Büyük Millet Meclisi Hükümeti, bu antlaşmayı asla kabul etmeyeceğini açıkladı.
Atatürk ve arkadaşları, işgale karşı direnişi sürdürdü, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kesin zaferle sonuçlandı be işgalci devletler kayıtsız şartsız dize getirilmiş oldu.
Bu arada 1 Kasım 1922’de işgalcilerle işbirliği içinde olan “saltanat” kaldırıldı ve Osmanlı İmparatorluğu resmen tarih sahnesinden silindi.
24 Temmuz 1923 tarihinde Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile “İngiltere-Fransa-İtalya-Japonya-Yunanistan-Romanya-Sırp Hırvat Sloven Krallığı” arasında LOZAN Barış Antlaşması imzalandı.
Bu antlaşma, Türkiye’nin bağımsızlığının uluslararası alanda tescili ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senediydi.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
3 Mart 1924’te, cumhuriyet rejimi ve laiklik ilkesiyle bağdaşmadığı için hilafet de kaldırıldı.
Sonuç olarak…
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, düşman devletler tarafından paylaşılıp işgal edilmiş bu topraklar üzerinde, “bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti” kurdu ve bizi esaretten kurtardı.
Ulusal bayramlarımızı görmezden gelenler
19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı…
23 Nisan 1920 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…
30 Ağustos 1922 Zafer Bayramı…
29 Ekim 1923 Cumhuriyet Bayramı…
Bu ulusal bayramlarımız, bizi biz yapan tarihi günlerdir.
“Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti”mizin temel taşlarıdır bu bayramlar.
Ancak üzülerek görüyoruz ki, bazı siyasi partiler, bazı sendikalar, bazı medya kuruluşları, bu ulusal bayramlarımıza son derece ilgisiz.
Gerekli gereksiz pek çok özel günü kutluyorlar, ama sıra ulusal bayramlarımıza gelince çıtları çıkmıyor.
“19 Mayıs” gelip geçiyor…
“23 Nisan” gelip geçiyor…
“30 Ağustos” gelip geçiyor…
“29 Ekim” gelip geçiyor…
Ne bir kutlama, ne bir mesaj, ne bir etkinlik!
Her gün her fırsatta cav cav, sıra ulusal bayramlarımıza gelince sessizlik!
Sizin de dikkatinizi çekmiştir.
Örneğin DEM Parti…
Siz DEM Parti’nin bugüne kadar herhangi bir ulusal bayramımızı kutladığını gördünüz mü?
Demeç veriyorlar, “Cumhuriyet’e dair yanlış kabullerimizle yüzleşmeliyiz” diyorlar.
Emek Partisi (EMEP) ve HÜDA PAR’ı da DEM’in yanına koyun.
Onlar da ülkemizde faaliyet gösteren partiler, Cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanıyorlar, ama Cumhuriyet’le ilgileri yok.
Ya DİSK VE KESK gibi sendikaların Cumhuriyet’e ilgisizliğine ne dersiniz?
Ya hiç kutlamıyorlar, ya da ayıp olmasın diye mesaj yayınlayıp kendi klişeleşmiş sorunlarını dile getiriyorlar.
Sendikanın adında “devrimci” sözü var, ama bu sendika bu ülkede emperyalizme karşı verilmiş bağımsızlık mücadelesini görmemezlikten geliyor.
Bu bir çelişki değil de nedir?
Partiler ve sendikaların yanı sıra, bazı ulusal ve yerel gazetelerin Cumhuriyet’e ilgisizliği de anlaşılır gibi değil.
Ulusal bayramlarımızı ya hiç haber yapmıyorlar, ya da dalga geçer gibi tek sütün-iki sütunla geçiştiriyorlar.
Evet, Cumhuriyet’in nesi size batıyor?
Cumhuriyet, halk yönetimidir.
Cumhuriyet, aydınlanmadır.
Cumhuriyet, özgürlüktür.
Cumhuriyet, bilimdir.
Cumhuriyet, çağdaş yaşamdır.
Cumhuriyet, uygarlıktır.
Cumhuriyet, evrensel hukuk ve adalettir.
Cumhuriyet, fırsat eşitliğidir.
Cumhuriyet, “kimsesizlerin kimsesi”dir.
Şimdi Cumhuriyet’le sorunu olanlara, Cumhuriyet’i reddedenlere soruyorum; Cumhuriyet’in bu özelliklerinden hangisi size batıyor?
Cumhuriyet’e karşı olduğunuza göre, “Keşke topraklarımız Yunanlılar, İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar tarafından işgal edilmiş olsaydı” diye mi düşünüyorsunuz?
“Bağımsızlık” mı sizi rahatsız ediyor?
Yoksa “manda yönetimi” mi istiyorsunuz?
Evet, bu ülkede yaşayan herkes tarafını seçsin!
Ya Cumhuriyet!
Ya esaret!
Cumhuriyet’in nitelikleri kime batıyorsa, cehenneme kadar yolu var!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 29 Ekim 2026 15:01 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr