Denizli’de Demokrasi Platformu’ndan Adalet Çağrısı
- Denizli Demokrasi Platformu, Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ve avukat görüşmelerine getirildiği belirtilen üç kişi sınırlamasına tepki göstererek hukuki engellerin kaldırılmasını istedi
Denizli Demokrasi Platformu, Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ve avukat görüşmelerine getirildiği belirtilen üç kişi sınırlamasına tepki göstererek hukuki engellerin kaldırılmasını istedi.
Denizli Demokrasi Platformu, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. 15 bileşenin katılımıyla düzenlenen basın açıklamasında gözaltı tedbirinin cezalandırma ve itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılmaması gerektiği vurgulanırken, gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşmesine getirildiği belirtilen üç avukat sınırlamasının hukuka aykırı olduğu savunuldu. Platform, uygulamanın kaldırılması çağrısı yaptı.
Denizli’de faaliyet gösteren meslek odaları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu Denizli Demokrasi Platformu, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen toplantıya platformun 15 bileşeni katıldı. Platform adına açıklamayı Denizli Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gökhan Önem yaptı.
Açıklamada, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmanın, gerçekleştirilen gözaltıların ve bu süreçte yaşandığı belirtilen hukuki uygulamaların ilk andan itibaren endişeyle takip edildiği ifade edildi.
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ HERKES İÇİN EŞİT İŞLEMELİ”
Demokratik toplumun ve adil bir düzenin temelinin hukukun üstünlüğü olduğunu belirten platform, hiçbir kişi, kurum veya makamın yargı denetiminden muaf olmadığını vurguladı.
Ancak yürütülen adli süreçlerin meşruiyetinin yalnızca suçlamalarla değil, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı gibi evrensel hukuk ilkelerine uyulmasıyla mümkün olabileceği kaydedildi.
Açıklamada, “Bu ilkelerin zedelendiği yerde adaletten değil, ancak keyfilikten bahsedilebilir” değerlendirmesine yer verildi.
“GÖZALTI TEDBİRİ CEZALANDIRMA VE İTİBARSIZLAŞTIRMA ARACI OLAMAZ”
Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın yanı sıra belediye yöneticileri ve personelinin de soruşturma kapsamında gözaltına alınmasına tepki gösteren platform, gözaltı tedbirinin uygulanış biçimini eleştirdi.
Açıklamada, çağrıldıkları takdirde adli makamlara giderek ifade verebilecek durumda olan, ikametgâhı, iş yeri ve kimliği belli kamu görevlilerinin doğrudan gözaltına alınmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.
Ceza muhakemesinde gözaltı ve benzeri koruma tedbirlerinin asli uygulamalar değil, ancak kanuni şartların oluşması halinde başvurulabilecek istisnai ve geçici önlemler olduğuna dikkat çekildi.
Platformun açıklamasında şu değerlendirme yapıldı:
“Bu tedbirlerin peşinen suçlu ilan etme, cezalandırma ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılması, anayasal güvence altındaki ölçülülük ilkesinin açık bir ihlalidir.”
AVUKAT GÖRÜŞMELERİNDEKİ ÜÇ KİŞİ SINIRLAMASINA TEPKİ
Basın açıklamasında öne çıkan bir diğer konu ise gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşmesine getirildiği belirtilen üç avukat sınırlaması oldu.
Denizli Barosu tarafından yapılan incelemeler ve tutanak altına alınan tespitlere dikkat çekilen açıklamada, gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşme hakkının üç avukatla sınırlandırıldığı, bu sayıyı aşan görüşmelerin ise savcılık iznine bağlandığı ifade edildi.
Platform, savunma hakkını doğrudan ilgilendiren bu uygulamanın hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek söz konusu kısıtlamaya tepki gösterdi.
Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 149’uncu maddesindeki üç avukat sınırının yalnızca ifade alma işlemi sırasında hazır bulunabilecek avukat sayısına ilişkin olduğu belirtildi. Kanunda yer alan bu hükmün, gözaltı süresince gerçekleştirilecek olağan avukat görüşmelerine genişletilmesinin hukuken mümkün olmadığı savunuldu.
CMK’nın 149’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasına ve 154’üncü maddesine de atıfta bulunulan açıklamada, avukatın soruşturmanın her aşamasında hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceği, şüphelinin avukatıyla görüşme hakkının da kanunla güvence altına alındığı ifade edildi.
Platform, savunma hakkının keyfî sınırlamalara ve bürokratik izinlere tabi tutulmasının adalet mekanizmasına gölge düşüreceğini belirterek, “Savunma hakkı bir lütuf değil, dokunulmaz bir anayasal haktır” ifadelerini kullandı.
“SÜRECİN HER AŞAMASINI TAKİP EDECEĞİZ”
Denizli Demokrasi Platformu, savunma hakkını kısıtladığını belirttiği uygulamanın derhal sona erdirilmesini ve avukat-müvekkil görüşmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını adli ve idari makamlardan talep etti.
Açıklamada, yargının siyasi düşüncelerden uzak, tamamen tarafsız ve bağımsız hareket etmesinin, en önemlisi evrensel hukuk normlarına bağlı kalmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Denizli’de hukukun üstünlüğünün, kişi özgürlüğünün ve adalet duygusunun korunması gerektiğini belirten platform, Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın her aşamasını yakından takip etmeyi sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş · Bölge: Denizli/Merkezefendi
Yayın: 30 Ekim 2026 12:07 · Kaynak: denizlisanalbasin.com