Politico yazdı: Trump'ın mağlubiyeti Le Pen için bir fırsat olabilir
- ABD'de Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde aldığı yenilgi, Avrupa'daki yaklaşan seçimler öncesinde iktidarlar için uyarı olarak değerlendirilirken, artan hayat pahalılığı ve konut fiyatları nedeniyle seçmen tepkisinin İspanya, İtalya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde siyasi dengeleri
ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi'nin ara seçimlerde aldığı yenilgi, Avrupa'da yaklaşan seçimler öncesinde siyasi dengeler açısından bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
Özellikle hayat pahalılığı ve konut fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan seçmen öfkesi, İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Polonya gibi ülkelerde iktidardaki partiler için risk oluşturuyor.
Trump'ı iktidara taşıyan ekonomik vaatlerin hayata geçirilmemesi, bu kez kendi yönetimine yönelik tepkinin başlıca nedenlerinden biri haline geldi.
Avrupa Parlamentosu üyesi ve İtalya'daki muhalefet Demokrat Parti'nin (PD) temsilcisi Irene Tinagli, Trump'ın enflasyonu düşürme ve nitelikli istihdamı geri getirme vaatlerini hatırlatarak, "Bunlar gerçekleşmedi" dedi.
Gallard'a göre iktidardaki partiler, siyasi görüşlerinden bağımsız olarak artan hayat pahalılığı karşısında seçmen desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya.
İtalya ve İspanya'da iktidarlar baskı altında
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yükselen yakıt fiyatlarına karşı düzenlenen protestoların ardından ekonomik sorunlar nedeniyle baskı altında. Ülkede artan yaşam maliyeti, hükümetin karşı karşıya olduğu siyasi sorunların başında geliyor.
İspanya'da ise 29 Kasım'da yapılması planlanan seçimlerin önemli gündem maddelerinden biri hayat pahalılığı. Anketler, Başbakan Pedro Sánchez'in Sosyalist İşçi Partisi'ni (PSOE) eleştiren aşırı sağcı Vox'un oylarını artırabileceğine işaret ediyor.
Vox'un, muhafazakâr Halk Partisi (PP) ile koalisyon kurarak ilk kez hükümete ortak olması gündemde.
Gallard, aşırı sağcı veya radikal sağcı partilerin iktidara geldiklerinde geleneksel partilerle benzer sorunlarla karşılaştığını söyledi.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın bu yılki seçim yenilgisini ve İsveç Demokratları'nın desteğindeki düşüşü de bu duruma örnek gösterdi.
Le Pen hayat pahalılığını kampanyasının merkezine aldı
İktidardaki partilerin yaşadığı sorunlar, Fransa'da Marine Le Pen ve Ulusal Birlik Partisi (RN) için siyasi fırsat oluşturuyor. Önümüzdeki baharda yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçiminde öne çıkan Le Pen, uzun süredir hayat pahalılığını siyasi programının merkezinde tutuyor.
Loubet, "Bizim avantajımız bu konuda tutarlı bir çizgi izlememiz. Göç meselesinde olduğu gibi, insanlar bizi bu konularla zaten özdeşleştiriyor" dedi.
Le Pen, ilk seçim kampanyası etkinliğinde uygun fiyatlı konut konusunu öne çıkardı. Emeklileri yaklaşan bütçe kısıtlamalarından koruma sözü verdi ve enerji vergilerini düşürme vaadini yineledi. Önerilerinin mali açıdan uygulanabilir olmadığı yönündeki eleştirileri ise kabul etmedi.
Geçen hafta düzenlenen parti kongresinde değişim ve umut mesajı veren Le Pen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un daha önce kullandığı "Rönesans" sloganını kampanyasının merkezine taşıdı. Loubet, bu tercihin bilinçli olduğunu belirterek, "Ülkede bir karamsarlık havası var. Biraz umut, bir vizyon ve yön sunmamız gerekiyor" diye konuştu.
Gençlerin ekonomik sorunları protestoları büyütüyor
İspanya, Fransa ve İtalya'da, daha sınırlı ölçüde de Almanya'da son dönemde düzenlenen protestoların ortak noktalarından biri hayat pahalılığı. Özellikle gençler, yükselen konut fiyatları ve yaşam maliyetleri nedeniyle tepkilerini sokaklara taşıyor.
Alman Marshall Fonu'nun kıdemli başkan yardımcısı Penny Naas, ABD'deki ekonomik memnuniyetsizliğin sınıfsal farklılıklarla şekillendiğini belirtti.
Enerji harcamalarının hane bütçesinde daha büyük yer tuttuğu düşük gelirli kesimlerin ekonomik koşullardan daha fazla etkilendiğini söyledi.
Naas, Avrupa'da da benzer dinamiklerin görüldüğünü belirterek Fransa'da görece yoksul kent çeperlerinde başlayan okul protestolarına dikkat çekti.
Merkez partiler seçmene ulaşmakta zorlanıyor
Ekonomik sorunlar karşısında merkez siyasetin nasıl bir söylem geliştireceği ise belirsizliğini koruyor. Le Pen'in en önemli merkez sağ rakiplerinden, eski Başbakan Édouard Philippe, ekonomik gerçekçilik üzerine kurduğu siyasi mesajla henüz beklediği desteği sağlayamadı.
Almanya'da Başbakan Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokratlar da seçim yenilgilerinin ardından baskı altında. Parti, doğu eyaletlerinde aşırı sağa, Berlin'de ise radikal sola karşı kayıplar yaşadı.
Avrupa Parlamentosu üyesi Danimarkalı sosyal liberal siyasetçi Sigrid Friis, ABD'deki seçim sonuçlarının popülizmle mücadele açısından bir mesaj taşıdığını savundu. Friis, "Vatandaşların desteğini kazanmak istiyorsanız popülizmle statükonun savunucusu olarak mücadele edemezsiniz" dedi.
Friis'e göre seçimlerde öne çıkan siyasi aktörler, gençler, ilericiler ve değişim talebini temsil eden kesimler oldu.
İsrail'de yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Gadi Eisenkot kimdir?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 11:19 · Kaynak: ekonomim.com