Habermetrik
← Ana Sayfa
Çanakkale/ 19 Eylül 2026 21:37
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Çimpe-2 Kuyusu PTD’sine İda Dayanışma Derneği’nden itiraz

Çimpe-2 Kuyusu PTD’sine İda Dayanışma Derneği’nden itiraz
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • İda Dayanışma Derneği, Türkiye Petrolleri Trakya Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetleri’ne ilişkin Proje Tanıtım Dosyası’nı (PTD) değerlendirdi

İda Dayanışma Derneği, Türkiye Petrolleri Trakya Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetleri’ne ilişkin Proje Tanıtım Dosyası’nı (PTD) değerlendirdi. Dernek, sera gazı emisyonları, biyolojik çeşitlilik, gürültü ve ışık kirliliği ile jeolojik ve hidrolojik risklerin yeterince ele alınmadığını savundu.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Trakya Bölge Müdürlüğü tarafından planlanan Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetleri’ne ilişkin Proje Tanıtım Dosyası, İda Dayanışma Derneği tarafından değerlendirildi. Dernek, Ağustos 2026 tarihli PTD üzerinden yaptığı değerlendirmede raporun bilimsel ve teknik açıdan bağımsız biçimde incelendiğini belirterek çeşitli başlıklarda görüş ve önerilerini kamuoyuyla paylaştı.

İda Dayanışma Derneği’nin değerlendirmesinde şu ifadelere yerverdi:

Türkiye Petrolleri Trakya Bölge Müdürlüğü tarafından yayınlanan Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetlerine ilişkin PTD(Proje Tanıtım Dosyası’’ye ilişkin olarak İda Dayanışma Derneği olarak görüş ve önerilerimiz aşağıdaki gibidir;

Bu rapor; Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Trakya Bölge Müdürlüğü adına CNR ÇED Çevre Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. tarafından Ağustos 2026 tarihinde hazırlanan “Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyet”;Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) bilimsel ve teknik açıdan bağımsız bir değerlendirmesini sunmaktadır.

Değerlendirme, PTD’nin kendi metni esas alınarak yapılmış olup, belgede sunulan verilerin iç tutarlılığı,kullanılan yöntemlerin yeterliliği ve göz ardı edilen ya da yüzeysel geçilen etki alanları üzerinde yoğunlaşmaktadır.

PTD’nin “V-2.3 Sera Gazı Azaltım Planı”; başlıklı bölümü, fiilen bir azaltım planı içermemektedir; yalnızca Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik’in tanım ve usul hükümleri aktarılmakta, tesisin toplam anma ısıl gücünün 20 MW eşiğinin altında kalması nedeniyle izleme, raporlama ve doğrulama (İRD/MRV) yükümlülüğü bulunmadığı belirtilerek konu kapatılmaktadır. Ancak bu istisna yalnızca idari MRV yükümlülüğünü kaldırır; projenin sera gazı etkisinin ÇED sürecinde değerlendirilmesine ilişkin bir muafiyet oluşturmaz.

Sondaj ve tamamlama aşamalarında beklenen kaçak (fugitive) metan emisyonları ile olası

venting/flaring senaryoları hiçbir yerde sayısallaştırılmamıştır. PTD’nin kendisinin de belirttiği üzere doğal gazın ana bileşeni yaklaşık%95 oranında metandır; metanın 20 yıllık ufukta küresel ısınma potansiyeli CO2’nin yaklaşık 80 katına ulaşmaktadır (IPCC AR6).

1 sondaj için öngörülen 35.000 litre motorin tüketiminden kaynaklanacak CO2 emisyonu

hesaplanmamıştır; oysa toz emisyonu için uygulanan türden basit kütle-denge hesapları burada da kolaylıkla uygulanabilirdi.

Projenin, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi, güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ve İklim Kanunu çerçevesinde yeni bir fosil yakıt çıkarma yatırımı olarak nasıl konumlandığına ilişkin tek bir değerlendirme cümlesi bulunmamaktadır.

Projenin iklim değişikliğine karşı kırılganlığı da ele alınmamıştır: Gelibolu Yarımadası’nın Akdeniz iklim kuşağında yer alması, artan sıcak hava dalgası ve kuraklık sıklığı ile kızılçam baskın orman örtüsü nedeniyle yükselen orman yangını riskinin saha güvenliği, su temini ve toz/gürültü kontrol tedbirlerinin etkinliği üzerindeki olası etkileri değerlendirilmemiştir.

PTD’nin Bölüm II Flora-Fauna alt bölümü, Gelibolu Yarımadası’nı “Avrupa, Asya ve Afrika arasında gerçekleşen kuş göçleri açısından önemli bir geçiş koridoru”; olarak, Saros Körfezi kıyı şeridi ve yakın sulak alanları ise fauna açısından önemli alanlar olarak tanımlamaktadır. Buna karşın, sahaya ilişkin “Biyolojik Çeşitlilik Raporu”nun tamamı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 29.06.2026 tarihli yazısıdoğrultusunda yalnızca “Nuh’un Gemisi”; veri tabanının masabaşı sorgulanmasına dayanmakta ve sahada herhangi bir tür envanterine rastlanmadığı sonucuna varmaktadır.

Bir veri tabanında kayıt bulunmaması, sahada tür bulunmadığının kanıtı değildir; bu yöntem, mevsimsel bir saha ziyaretinin yerini tutmaz. Ayrıca sondaj kulesi aydınlatmasının gece operasyonları sırasında göçmen kuşlar üzerindeki olası ışık çekimi ve çarpışma riski hiç değerlendirilmemiştir.

“Duyarlı yöreler”;değerlendirmesi de yalnızca resmî olarak ilan edilmiş koruma alanlarına olan mesafeye (en yakın 92,3 km) dayandırılmış; sahanın kendisinin, belgenin kendi ifadesiyle taşıdığı ekolojik önem bu çerçevede hiç tartışılmamıştır.

Ayrıca çevresel gürültü riski tanımlanmamış, 24 saat kesintisiz sürmesi halinde gece için yapılması gereken gürültü, ışık kirliliği, kuşlara etkisi hesaba katılmamıştır. Jeolojik ve sismik riskler şimdiden hesaplanmalı, karşılaşıldığında gereği yapılacaktır ibaresi yerine şimdiden açık ve net bir şekilde belirtilmelidir. jeoloji ve hidroloji bakımından raporda belirtilen iç tutarsızlıklar giderilmeli ve ayrıca süreç sonunda “Çevresel Etki Değerlendirme” gerekli değildir kararına varılmamalı sivil toplum, halk, muhtarlıkların görüş ve önerileri şeffaf bir şekilde yer almalı halkın katılım toplantısı yapılmalıdır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: canakkalekalem.com
Haber metni ve görseller canakkalekalem.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım · Bölge: Çanakkale/
Yayın: 19 Eylül 2026 21:37 · Kaynak: canakkalekalem.com