Hayaller de Dans Eder | Demet Ekmekçioğlu
- Hayallerimiz ne zaman gerçek dışı sayılır
- Ulaşılması zor olduğu zaman mı yoksa yetişkinlerin çizdiği sınırların dışına çıktığı zaman mı
Hayallerimiz ne zaman gerçek dışı sayılır? Ulaşılması zor olduğu zaman mı yoksa yetişkinlerin çizdiği sınırların dışına çıktığı zaman mı? John Boyne, Ay’da Dans Eden Köpek adlı resimli kitabında bu sorunun peşine düşüyor.
Okuru hayal gücünün sınır tanımadığı, eğlenceli ve sıra dışı bir uzay macerasına çıkartıyor.
Yaman, uzaya gitmeyi hayal eden, meraklı bir çocuktur. Ancak çevresindekiler onun bu heyecanını ve hayallerini küçümser. Üstelik bunu yapanlar yalnızca arkadaşları değildir, öğretmeni de Yaman’ın hevesini kursağında bırakır.
Yaman’ın en yakın arkadaşı, sürekli dans eden köpeği Maksi’dir. Bu iki arkadaşın uzaya uzanan yolculuğu, bir hayali gerçekleştirmenin çok ötesine geçerek, cesaretin, dostluğun ve farklılıkların değerini sorgulatan bir serüvene dönüştürüyor.
Kitabın en ilgi çekici yanı, uzay merakı ve dansın aynı hikâyede buluşması. Yaman’ın bilimsel merakıyla Maksi’nin dans etme tutkusu bağımsız görünürken, hikâye ilerledikçe bu iki farklı özellik birbirini tamamlıyor. Böylece yazar, herkesin aynı becerilere sahip olmak zorunda olmadığını, bazen en beklenmedik yeteneğin bile bir işe yarayabileceğini gösteriyor.
Anlatının üzerinde durulması gereken bir başka yönü de yetişkinlerin çocukların hayalleri karşısındaki tutumu. Yaman’ın, öğretmeni tarafından ciddiye alınmaması, çocuk edebiyatında sık karşılaşılan yetişkin otoritesini sorgulamaya açıyor.
Öğretmenin görevi çocuğun merakını beslemekken burada tam tersi bir durum söz konusudur. Bu tutumun çocukların iç dünyasında yaratacağı olumsuz izleri de gösteren kitabımız bu yönüyle sadece çocuklara değil, yetişkinlere de sesleniyor.
Yaman ile Maksi arasındaki dostluk ise hikâyenin duygusal temelini oluşturuyor. Maksi, arkadaşının hayallerini sorgulamaz, onu değiştirmeye çalışmaz ya da başkalarına benzemesini beklemez. Onun yanında olmayı ve kendisi gibi davranmayı sürdürür.
Bu ilişki, dostluğun her zaman öğüt vermek veya sorunlara çözüm bulmak anlamına gelmediğini, bazen bir başkasına olduğu hâliyle inanmanın da yeterli olabileceğini düşündürüyor.
John Boyne’un anlatısı, kafiyeli ve ritmik yapısıyla dikkat çekiyor. Böylesine güçlü bir ses ve ritim örgüsünü başka bir dile aktarırken hem anlamı hem de anlatımın doğallığını korumak oldukça güçtür. Ancak kitabın çevirmeni, Türkçenin olanaklarını ustalıkla kullanarak metnin ritmini, akıcılığını ve anlam bütünlüğünü başarıyla korumuş. Bu zorlu çevirinin hakkını veren Olcay Mağden’i özellikle kutlamak gerek.
Ashling Lindsay’in resimlerine gelirsek, hikâyenin fantastik atmosferini destekleyen önemli bir anlatım katmanı oluşturuyor. Uzayın karanlığı ile dansın hareketli ve neşeli dünyası arasındaki görsel karşıtlık, hikâyenin mizahını ve duygusunu da çok güzel yansıtıyor.
Ay’da Dans Eden Köpek, hayallerin mutlaka gerçekleşeceğini vadeden bir başarı hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bir çocuğun hayallerinin başkalarının beklentileriyle sınırlandırılamayacağını ve her şeye rağmen kendine inanmanın önemini hatırlatıyor.
Üstelik bunu yaparken, hayallerine ortak olacak bir dostun varlığının ne kadar değerli olduğunu da gösteriyor.
Kategoriler Çocuk Edebiyatı Gece Yarısı Kütüphanesi’nin yazarı Matt Haig Türkiye’ye geliyor Oscar ödüllü yazarı Alan Barillaro’nun yeni romanı Tavşan Bunns raflarda Kayıp Kediler Şehri, sıradan bir malikâne keşfi hikâyesinin, dayanışma duygusuyla büyüyen bir mücade... “Minik ve Meraklı” | Gülşen Yılmaz Sıfır Kural Sınıfı, kuralların neden var olduğunu, iyiliğin nasıl bir seçim hâline geldiğini ve birl...
Miniklere duygularını tanıtan iki sevimli serüven Her çocuğun farklı bir “hazine”yi temsil ettiği bu resimli öykü, hayatımızdaki en değerli şeyleri ke... Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Teknoloji
Yayın: 26 Ekim 2026 23:05 · Kaynak: edebiyathaber.net