Habermetrik
← Ana Sayfa
Antalya/Serik 08 Kasım 2026 08:02
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Antalya’da lösemi tedavinde umut veren rakam! Yüzde 90’ın üzerinde başarı

Antalya’da lösemi tedavinde umut veren rakam! Yüzde 90’ın üzerinde başarı
Görsel kaynağı: antalyagundem.com.tr
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türk Hematoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof
  • Özgür Mehtap ise yapay zekânın kullanılmasına ilişkin uyarıda bulunarak, "Yapay zekâ, hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde giderek daha fazla kullanılacak gibi görünüyor

Türk Hematoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap ise yapay zekânın kullanılmasına ilişkin uyarıda bulunarak, "Yapay zekâ, hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde giderek daha fazla kullanılacak gibi görünüyor.

Ancak bu, hekim olmadan yapay zekânın her şeyi yapabileceği anlamına gelmiyor." ifadelerini kullandı. Türk Hematoloji Derneği tarafından 3-7 Kasım tarihleri arasında Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi'nde düzenlenen 52.

Ulusal Hematoloji Kongresi, bin 200'ü aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Kongre kapsamında 34 oturum düzenlenirken, bilimsel değerlendirmeler sonucunda 346 bildiri kabul edildi. Kongre sonunda gerçekleştirilen basın toplantısında Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof.

Dr. Özgür Mehtap, Dernek İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, Genel Sekreter Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu ve Araştırma Sekreteri Prof. Dr. A. Emre Eşkazan, hematolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki gelişmeleri değerlendirdi.

"YAPAY ZEKÂ YANILABİLİYOR, DİKKAT ETMEK GEREKİYOR"

Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, kongreye ilişkin bilgi verdikten sonra yapay zekânın hematolojik hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde kullanımına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Dernek bünyesinde geçen yıl Yapay Zekâ Bilimsel Alt Komitesi kurduklarını aktaran Mehtap, hastalıkların tanısına yardımcı olacak modeller üzerinde çalışıldığını ve komite tarafından hazırlanan dört bildirinin Amerikan Hematoloji Derneği'nin (ASH) kongresinde kabul edildiğini söyledi.

Yapay zekânın bazı laboratuvar incelemelerinde hücrelerin tanınması ve ilaçların birlikte kullanımına bağlı muhtemel yan etkilerin değerlendirilmesi gibi alanlarda kullanılabildiğini anlatan Mehtap, şunları söyledi:

"Yapay zekâ, hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde giderek daha fazla kullanılacak gibi görünüyor. Ancak bu, hekim olmadan yapay zekânın her şeyi yapabileceği anlamına gelmiyor. Hastalık dinamik bir süreçtir. Sabah gördüğümüz bir hastanın durumu bir iki saat içerisinde değişebiliyor.

Dolayısıyla bu sistemler henüz yüzde 100 kullanılabilir durumda değil. Örneğin periferik yaymaların incelenmesinde, hücrelerin tanınmasında yapay zekâ kullanılabiliyor. Onda bile yapay zekâ yanılabiliyor. Bu programlarda dikkatli olmak gerekiyor."

“YÜZDE 85-90'IN ÜZERİNDE TEDAVİ BAŞARISI ELDE EDİLİYOR"

2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla çocukluk çağı lösemilerindeki gelişmelere değinen Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, tanı yöntemleri ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde önemli başarılar elde edildiğini söyledi. Ünüvar, "Özellikle teşhise yönelik yöntemlerdeki gelişmeler, güncel tedavi seçeneklerindeki yenilikler ve bilim dalları arasındaki yoğun iş birliği sayesinde lösemili çocuklarımızın büyük bir bölümünü başarıyla tedavi edebiliyoruz.

Örneğin, lenfoblastik löseminin özellikle B hücreli tiplerinde yüzde 85-90'ın üzerinde tedavi başarısı elde edilebiliyor." dedi.

Tedavi başarısının hastanın risk grubuna, uygulanan tedaviye verdiği yanıta ve laboratuvar sonuçlarına göre değişebildiğini belirten Ünüvar, Türkiye'deki merkezlerde gelişmiş ülkelerdeki önemli sağlık kuruluşlarının başarı düzeylerine ulaşıldığını ifade etti. Lösemi tedavisinin uzun ve zorlu bir süreç olduğunu vurgulayan Ünüvar, aileler ve farklı uzmanlık alanlarıyla yürütülen iş birliğinin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Ancak bizim için yalnızca hastalığı yenmek yeterli değil.

Sonuçta çocuklarımızın önünde uzun bir yaşam süresi var. Yaşlarının gerektirdiği ihtiyaçları gözetmek ve tedavinin ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek etkilerini yakından takip etmek de oldukça önemli. Çünkü her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ihtiyacı var."

TÜRKİYE'DE BİR YILDA 4 BİN 215 KÖK HÜCRE NAKLİ YAPILDI

Hematolojide hücresel tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi veren Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, Türkiye'de 2025 yılında 1681'i allojenik, 2534'ü otolog olmak üzere toplam 4 bin 215 kök hücre nakli gerçekleştirildiğini açıkladı.

Hematopoetik kök hücre naklinin hastanın kendi hücreleriyle veya uygun bir vericiden alınan hücrelerle yapılabildiğini anlatan Ateşoğlu, allojenik naklin akut lösemi, dirençli lenfoma, aplastik anemi ve bazı genetik hastalıkların tedavisinde kullanıldığını belirtti.

Nakil için uygun verici bulunmasının önemine dikkat çeken Ateşoğlu, "Bağışçı olan kişilerin, özellikle kök hücrelerin toplanacağı son aşamaya gelindiğinde kararlarından vazgeçmemeleri son derece önemlidir. Çünkü bu süreçte vericinin vazgeçmesi, nakil bekleyen hasta açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor." dedi.

CAR-T TEDAVİSİNDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Kanser tedavisinde kullanılan yeni yöntemlerden CAR-T hücre tedavisine de değinen Ateşoğlu, Türkiye'de bazı merkezlerde çalışmaların başladığını ancak yöntemin henüz rutin olarak uygulanamadığını söyledi. Tedavinin hastanın kendi bağışıklık sistemi hücreleri kullanılarak gerçekleştirildiğini belirten Ateşoğlu, "Bu yöntemde hastanın kendi bağışıklık sistemi hücrelerinden olan T hücrelerini alıyoruz.

Bu hücreleri, kanser hücrelerini tanıyıp onlarla savaşabilecek şekilde yeniden düzenleyerek hastaya geri veriyoruz. Tedavinin temel mantığı budur." ifadelerini kullandı.

"KANSIZLIĞIN NEDENİ BELİRLENMEDEN DEMİR KULLANILMAMALI"

Türk Hematoloji Derneği Araştırma Sekreteri Prof. Dr. A. Emre Eşkazan ise halk arasında kansızlık olarak bilinen aneminin farklı hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Aneminin en yaygın nedeninin demir eksikliği olduğunu belirten Eşkazan; vitamin B12 ve folat eksiklikleri, böbrek hastalıkları, iltihabi hastalıklar ve kemik iliği yetmezliğinin de kansızlığa yol açabildiğini söyledi.

Kansızlığın nedeni araştırılmadan demir takviyesi kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Eşkazan, "Öncelikle aneminin nedeninin araştırılması ve doğru tanı konulduktan sonra tedavi edilmesi gerekiyor. Çünkü kansızlığın altında yatan nedenin erken teşhis edilmesi, hastalığın ilerlemesini ve hastanın durumunun kötüleşmesini önleyebiliyor." dedi.

Eşkazan, daha önce görülmeyen veya giderek artan halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik şikâyetlerinde aile hekimine ya da bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirterek, yalnızca beslenme düzeninin değiştirilmesinin her kansızlık türünde yeterli olmayacağını ifade etti.

"ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA YENİ İLAÇLARIN ARTACAĞINI GÖRÜYORUM"

Hematolojik hastalıkların gelecekteki tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Özgür Mehtap, son yıllarda hedefe yönelik ilaçlar ve hücresel tedavilerde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Küçük moleküllü ilaçların yanı sıra iki veya üç farklı hedefe yönelik antikor tedavilerinin geliştirildiğini belirten Mehtap, CAR-T teknolojilerindeki çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.

Yapay zekânın ilaç geliştirme süreçlerinde de kullanılmaya başlandığını anlatan Mehtap, genetik verilerin bilgisayar ortamında incelenmesiyle ilaçların hangi hastalarda etkili olabileceğine yönelik araştırmalar yürütüldüğünü kaydetti. Mehtap, "Önümüzdeki 10 yıl içerisinde sağ kalımı ciddi derecede artıracak yeni ilaçların sayısının artacağını net şekilde görüyorum." dedi.

Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar ise süt çocukluğu lösemisinde geçmişte yüzde 40-50 seviyelerinde bulunan tedavi başarısının, geliştirilen hedefe yönelik bir tedaviyle yüzde 90'ın üzerine çıktığını belirterek, "Süt çocukluğu lösemisinde başarı oranları yüzde 40-50'lerdeyken bu gruptaki risk faktörleri daha kötüydü.

Geliştirilen hedefe yönelik bir tedaviyle başarı oranları yüzde 90'ın üzerine çıkmış durumda." dedi.

“ÇOK YAKIN ZAMANDA KANSER TEDAVİLERİNİN YERİNİ BU HEDEFLİ TEDAVİLER ALACAK”

Türkiye'deki hekimlerin dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyleyen Ünüvar, ulusal tedavi protokollerinin bu gelişmeler doğrultusunda güncellendiğini ve eğitim toplantılarının sürdüğünü ifade etti. Çocukluk çağı kanserlerinde hedefe yönelik tedavilerin gelişmesinden umutlu olduklarını belirten Ünüvar, T hücrelerine yönelik teknolojilerin ilerlemesini beklediklerini söyledi.

Ünüvar, "Belki de çok yakın zamanda kanser tedavilerinin yerini bu hedefli tedaviler alacak. Bu sayede sağlam organlarda kanser ilaçlarının olası yan etkileri ya çok azalacak ya da hiç görülmeyecek. Kanser tedavilerinde çok hızlı gelişmeler var ve gerçekten umutluyuz." ifadelerini kullandı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: antalyagundem.com.tr
Haber metni ve görseller antalyagundem.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Antalya/Serik
Yayın: 08 Kasım 2026 08:02 · Kaynak: antalyagundem.com.tr
Kaynağı Oku ↗