Steinmeier: Çin’den kopmak yok!
- Steinmeier, AB ile Çin arasında artan ticari gerilimin tırmanmasını önlemeye çalışıyor
- Çin, AB’ye ve özellikle Almanya’ya ihracatını özellikle hibrit arabalarda, kimyasallarda ve makinelerde hızla artırıyor
Almanya ve AB’nin çıkış yolu arayışları sürüyor. Bu arada kamplaşmalar da görülüyor. Küresel çaptaki Avrasya ve Atlantikçi emperyalist hakimiyet ayrışması, sistem içinde saflaşmaları derinleştiriyor. Ekim sonu Montreal’de yapılan AB-Kanada zirvesinde de ABD’den uzaklaşma, Çin ve Hindistan’la ticari ilişkileri yoğunlaştırma tavrı öne çıktı.
Bu saflaşmaların Avrupa’da iktidara yürüyen milliyetçi ilerlemeyi güçlendirmesi bekleniyor. Muhafazakâr partilerden bazı kesimler milliyetçi partilerle görüşmeler yapıyor. Yeni Avrupa’nın kuruluşuna toplumun her kesiminden katılım önemli.
STEİNMEİER ÇİN’E MERZ JAPONYA’YAAlmanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Almanya’nın ikinci ticaret ortağı olan Çin Halk Cumhuriyeti ile AB arasındaki ilişkilerin gelişmesi için görüşmeler yürüttü. Steinmeier dolaylı olarak, Rusya ve Çin’le ilişkilerde başta otomobil, motor, kimya sanayisi gibi ağır sanayi kollarındaki üreticileri temsil etmiş oldu.
Ticari firmalar da Çin’le ilişkilerin geliştirilmesini istiyorlar. Steinmeier, ilk ziyaretini Hefei‘deki Volkswagen şubesine yaptı. Volkswagen, yaklaşık 3 bin mühendis çalıştırdığı araştırma merkezinde, Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki hızlı gelişime ayak uydurmaya çalışıyor.
Volkswagen, Çin’deki tesislerinden Orta Asya ve özellikle Güneydoğu Asya ülkelerine yönelik ihracatta rekabetçi olabilmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanlığı bürosundan yapılan açıklamada, “Çin’den kopmak” istemedikleri, aksine “yakın ve sağlam ekonomik ilişkiler” sürdürmek istedikleri ifade edildi.
Steinmeier’in yanında Almanya Sanayi Derneği (BDI) Başkanı Peter Leibinger de yer aldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Asya gezisinden sonra Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Japonya, Güney Kore ve Singapur’u ziyaret etti.
Merz esas olarak Japonya ile ittifakı güçlendirmek istiyor. Bazı AB liderleri Çin’den uzak durmak istiyor. Almanya ve Fransa, Çin’e karşı ticaret savaşı için AB çapında yeni bir mekanizma oluşturmaya çalışıyor. Merz ve Macron, AB Komisyonu’nun Çin Halk Cumhuriyeti’ni iç pazarda sınırlandırmasını talep ediyorlar.
İthalat baskısıyla karşı karşıya kalınca, gümrük vergilerini destekliyorlar. Öte yandan yeni bir yatırım inceleme yasası hazırlığına girişen Alman Hükümeti, Alman şirketlerinin Çinli firmalar tarafından devralınmasını önlemeyi amaçlıyor.
ALMAN SİLAH ŞİRKETLERİ MERZ’İN HEYETİNDEAvrasya ile ilişkilere yönelmek veya Atlantikçi geleneklerde ısrar etmek, Almanya ve AB yönetimlerinin ve iş çevrelerinin ayrışmasına yol açıyor. Özellikle üretici konumda olanlar, temsil ettiği ülkenin çıkarlarını esas alanlar Çin ve Rusya ile ilişkileri mümkün olduğu kadar normalleştirmeye taraftar.
Merz ve Macron gibi Atlantikçi politikaları ve emperyalist hakimiyet çizgisini sürdürmeye çalışanlar Rusya ve Çin’le ilişkileri geliştirmeye karşı çıkıyorlar. Merz özellikle Alman silah şirketleri için yeni pazarlar arıyor.
Drone üreticisi Quantum Systems ve Airbus Defence & Space, pazartesi gününden beri Başbakan’a eşlik eden iş heyetinde yer alıyor. Merz genel olarak Almanya‘nın Çin‘e ihracatının düşmesi nedeniyle satış yapacağı piyasa alternatiflerini genişletmeye çalışıyor; zira Çin Halk Cumhuriyeti artık yüksek teknolojili ürünlerin birçoğunu kendisi üretebiliyor.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve eşi Elke Büdenbender, Volkswagen’in Hefei’deki Çin laboratuvarını ziyaret etti (26 Ekim 2026).ALMANYA’NIN BAĞIMLILIĞIAB ile Çin arasında artan ticari çatışmaları dikkate alan Steinmeier gerilimin tırmanmasını önlemeye çalışıyor. Çin, AB’ye ve özellikle Almanya’ya ihracatını birçok sektörde hızla artırıyor.
Özellikle hibrit arabalarda, kimyasallarda ve makinelerde artış dikkat çekiyor. Böylece Çinli şirketler, Alman firmaların kendi yerel pazarlarında rakip haline geliyor. AB, savunma önlemleri almaya başladı. Bu da onu Çin Halk Cumhuriyeti ile giderek artan bir çatışmaya sürüklüyor.
Bu durum, Çin’deki üretim ve araştırma üslerine artık bağımlı olan Alman sanayisinin çıkarına değil. Çünkü küresel ölçekte geride kalmak istemiyorlar. ÇİN’E YATIRIM ABD’YE YAPILANDAN FAZLAÇin, Almanya ekonomisinin merkezi sektörleri için çok önemli.
Alman şirketlerin ikinci en önemli dış bağlantısı kuşkusuz Çin. Ülkedeki yatırımların toplamı 110 milyar avroyu aşıyor. Alman şirketleri Çin’e yatırım yapmaya devam ediyor: 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 5,6 milyar avro ile ABD’ye yapılan 4,3 milyar avrodan bile fazla yatırım yapıldı.
Otomobil şirketleri araştırma ve geliştirmeyi Çin Halk Cumhuriyeti’nde yürütüyor. Köln Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) uzmanlarından biri, yakın zamanda şöyle dedi: Bazı şirketler, ülkeyi yüksek gelişim hızıyla ‘zindelik, fitnes merkezi’ olarak kullandılar.
Bununla birlikte, Çin’in bir pazar olarak önemi büyük ölçüde azalıyor: Almanya‘nın ihracatı 2022 yılında 107 milyar avro iken 2025 yılında 81 milyar avroya düştü. Buna karşılık, Çin’in Avrupa’ya ve özellikle Almanya’ya yaptığı ihracat hızla artıyor.
Özellikle hibrit otomobilde artış dikkat çekici. ÇİN İHRACATINI SINIRLAMAYI KABUL ETTİAB, Çin ile ilgili ticari anlaşmazlıkları müzakereler yoluyla çözme çabası içinde. AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maroş Şefçoviç ile Ticaret Bakanı Wang Wentao arasındaki görüşmede Çin, AB’ye yapılan hibrit otomobil sayısının sınırlandırılmasını kabul etmişti.
Çin’den AB’ye ihraç edilen hibrit otomobil sayısı, 2025 yılında yaklaşık 302 bindi. Çin, bu rakamı, aralık ayından itibaren yıllık 350 bin ile sınırlandıracak, sonraki yıllarda ise ihracat artışı yüzde 6’da tutulacak. Benzer düzenlemeler makine mühendisliği ve kimya sektörlerinde, hatta ilaç sektöründe de tartışılıyor.
KANADA’NIN YÖNELİMİ29 Ekim’de Montreal’de başlayan AB-Kanada zirvesi, Trump yönetiminin saldırganlıklarına karşı ABD’ye olan mevcut bağımlılıklarını azaltma üzerinde şekilleniyor. Avrupa yönünden Grönland’ı işgal tehdidi, Kanada yönünden ise tüm ülkeyi ilhak etme tehdidi etkili oldu.
Kanada, daha fazla bağımsızlık peşinde koşuyor. Ursula von der Leyen’in Kanada’yı AB’nin ‘ortağı’ yapmak için yaptığı benzeri görülmemiş girişim, Berlin dahil bazı merkezlerden tepki aldı. Bununla birlikte, Kanada yılın başında Çin ile bir ticaret anlaşması imzaladı ve ardından ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 30 arttı.
Kanada ayrıca Hindistan ile bir ticaret anlaşması yapmak için de çalışıyor. Zirvede AB ve Kanada, 2017’den beri kısmen uygulanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmalarından birini imzaladı. Mal ve hizmet ticaretinin toplam hacmi 2025 yılında yaklaşık 130 milyar avroya ulaştı.
Bu, 2016’daki ticaret hacmine göre yüzde 80’den fazla bir artış anlamına geliyor. Ayrıca her iki taraf, dış politikada ve askeri alanda uzun süredir işbirliği yürütüyor. Kanada, AB’nin 150 milyar avro değerindeki Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (Security Action for Europe- SAFE) programına katılan tek AB dışı ülke.
Bu program, ortak tedarik yoluyla AB savunma ürünleri üretimine yapılan yatırımları destekliyor. ABD liderlerinin her fırsatta açıkladıkları gibi Çin Halk Cumhuriyeti bir sistem rakibi. Ancak bu rekabette Atlantik çöküyor, kaybediyor.
Çin üretimde hatta her bakımdan dünyanın bir numaralı ülkesi haline yükseldi. Küresel kamplaşmada Avrasya’nın sürükleyicisi konumunda, TRÇİ İttifakı’nın da direklerinden biri. Atlantik geleneklerinde ısrar ederek Çin ile Rusya’dan uzak duranlar kendi çöküşlerini hızlandırıyor.
Batı‘da çıkış yolu arayanlar, özellikle Yeni Avrupa için mücadele edenler, Çin’le işbirliğine büyük önem veriyor. Doğu Akdeniz’de, Türkiye’nin gelişmesinde ve savunmasında Çin ve TRÇİ belirleyici bir gücü temsil ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Genel
Yayın: 31 Ekim 2026 21:06 · Kaynak: aydinlik.com.tr