Emekli zammı kısır döngüye dönüşmemesi için neler yapılmalı?
- Hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının toplumsal gündemin merkezinde yer aldığı bu hassas dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde emekli maaşlarına yönelik iyileştirme hazırlıkları, milyonlarca vatandaşımız için adeta bir umut ışığı olmuştur
Hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının toplumsal gündemin merkezinde yer aldığı bu hassas dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde emekli maaşlarına yönelik iyileştirme hazırlıkları, milyonlarca vatandaşımız için adeta bir umut ışığı olmuştur. Ancak geçmiş deneyimler ve ekonomik belleğimiz bize çok acı bir gerçekliği fısıldıyor: Gelir artışlarının arkasından gelen kontrolsüz ve vicdansız fiyat artışları, bu umutları ne yazık ki doğduğu an söndürmektedir.
1. Umudun Gölgesindeki Fiyat Artışları ve Fırsatçılık Refleksi
Emekli maaşlarında iyileştirme yapılacağına dair en ufak bir sinyal alındığı an, gıda başta olmak üzere temel mal ve emtiada hemen bir zam furyasının tetiklenmesi, artık piyasadaki bazı kesimlerin refleks haline getirdiği kronik bir hastalıktır.
Bu durum, en ufak bir refah artışını dahi kendi kâr marjlarını katlamak için bir "fırsat" olarak gören açgözlü bir zihniyetin açık tezahürüdür.
Vatandaşın cebine girecek üç kuruşluk umut, daha ellerine ulaşmadan etiket oyunlarıyla buharlaştırılmaktadır.
2. KİT’lerin Rolü ve Kısır Döngünün Katmerleşmesi
Bu tehlikeli denklemde göz ardı edilmemesi gereken kritik bir diğer husus ise Kamu İktisadi Teşekküllerinin (KİT) tutumudur.
Enerji, akaryakıt, ulaşım ve temel girdilerde devlet kontrolündeki KİT’lerin de bu zam dalgasına ayak uydurması veya erken fiyat ayarlamalarına gitmesi, yukarıda zikretmeye çalıştığımız kısır döngüyü katmerleştirmektedir.
Kamunun öncü olduğu alanlarda enflasyonist beklentileri tetikleyecek hamlelerden kaçınması, piyasaya güven aşılanması ve KİT'lerin bu manada derhal fren yapması hayati bir zorunluluktur.
3. Çözüm: Şimdiden Devreye Sokulacak Caydırıcı ve Proaktif Tedbirler:
Bu adaletsiz döngüyü kırmanın yolu reaktif değil; tamamen proaktif ve tavizsiz bir devlet iradesinden geçer. Zamlar yapıldıktan sonra yangın söndürmeye çalışmak beyhudedir; asıl marifet yangın sinyali alındığı anda tedbir almaktır. Bu bağlamda atılması gereken acil adımlar şunlardır:
Fiyat artışlarının arkasındaki gerçek maliyet unsurları titizlikle incelenmeli; haklı bir temele dayanmayan, tamamen spekülatif ve yapay zam girişimleri anında bertaraf edilmelidir.
Vatandaşın rızkına, cebine ve ülkenin ekonomik huzuruna göz diken fırsatçılara karşı ceza-i müeyyideler (yaptırımlar) en üst sınırdan uygulanmalı, piyasada caydırıcı bir otorite tesis edilmelidir.
Başta enerji ve ulaştırma olmak üzere kamu eliyle sunulan mal ve hizmetlerde fiyat istikrarı gözetilmeli, özel sektöre kötü örnek oluşturan zam zincirleri kırılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, enflasyon canavarına ve haksız fiyat artışlarına karşı güçlü bir kalkan oluşturulmadığı sürece, yapılacak hiçbir maaş iyileştirmesinin bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır.
Devletin koruyucu ve kollayıcı şefkati, sadece nominal maaşları artırmakla değil; o maaşların pazar pazar, market market erimesine kati surette engel olmakla, yani alım gücünü kalıcı bir refah şemsiyesi altında korumakla anlam kazanacaktır.
Tedbir alınmazsa, bu kısır döngü ne yazık ki ne emeklimizi güldürecek ne de ekonomideki dengeleri onaracaktır.
Umarım bu sefer iş sıkı tutulur ve aç gözlülere fırsat verilmez.
AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI İLHAM ALİYEV'İN BAŞLATTIĞI BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI
Azerbaycan’da başörtüsü (hicap) konusu, laik devlet yapısı ile dindar kesimler ve dini özgürlükleri savunanlar arasında zaman zaman tartışmalara ve hassasiyetlere yol açan karmaşık bir meseledir.
Bu durumun farklı boyutları ve konuya yaklaşım biçimleri şu şekilde özetlenebilir:
1. Laik Devlet Anlayışı ve Yasal Düzenlemeler
Azerbaycan, Anayasa gereği laik bir devlet statüsüne sahiptir. Ülkedeki eğitim ve devlet kurumlarında kamusal düzenin ve laikliğin korunması amacıyla bazı kısıtlamalar uygulanmaktadır:
Eğitim Kurumları: Azerbaycan’da okullarda ve üniversitelerde üniforma zorunluluğu ve dini sembollerin kamusal alanda (özellikle okullarda) kullanımına getirilen sınırlamalar uzun süredir yürürlüktedir. Hükümet yetkilileri, bu tür kuralların eğitim sisteminin laik karakterini korumak ve eşitliği sağlamak amacıyla uygulandığını savunmaktadır.
Diğer yandan, Azerbaycan nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman olması nedeniyle, başörtüsü yasağı veya kısıtlamaları dindar kesimler tarafından haklı olarak bir inanç hürriyeti ihlali olarak görülmektedir:
Temel Hak Tartışmaları: İnsan hakları savunucuları ve dindar vatandaşlar, bireylerin kıyafet ve inanç özgürlüğünün en temel insan haklarından biri olduğunu, eğitime veya kamusal hizmetlere erişimde başörtüsü nedeniyle kısıtlama getirilmemesi gerektiğini savunmaktadır.
Toplumsal Hassasiyet: Bu tür yasakların veya gerginliklerin, toplumda kutuplaşmaya yol açabileceği ve iç huzuru zedeleyebileceği yönündeki kaygılar sivil toplum platformlarında ve bazı dini çevrelerde sıkça dile getirilmektedir ki, ben de bu görüşteyim.
Bir tarafta devletin resmi ideolojisi olan laiklik ve kamusal düzen ilkeleri, diğer tarafta ise bireylerin en temel inanç ve ifade özgürlükleri yer almaktadır. Bu tür meseleler, devlet otoritesi ile inanç özgürlüğü arasında hassas bir dengenin kurulmasını gerektirir; aksi takdirde toplumsal barışı ve huzuru olumsuz etkileyebilecek tartışmaların daimi bir kaynağı olabilmektedir.
Acizane tavsiyem, Aliyev'in behemehal bu despotik uygulamadan vaz geçmesi ve Müslüman halkının dini hassasiyetleri ile oynamayı terk etmesidir.
Evet kabul etmek gerekirse, Azerbaycan'da seküler yaşam tarzını benimseyen bir kitlenin yanında dini hassasiyetleri uhdesinde barındıran bir kahir ekseriyet var. Bu iki kutup arasındaki dengeyi tutturmanın yolu hürriyetten geçer; istibdattan ve birini baskılayıp diğerini kabullenmekte değil.
Bunu önermek de iç işlerine karışmak değil; kendilerine evrensel temel insani değerleri sahiplenmeleri için gardeşane bir çağrıdır.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Sanayi Mah. Kuzey Sokakta bulunan 1000+134 M2 işyeri kiralıktır. 10 tonluk vinç mevcuttur.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 30 Ekim 2026 06:12 · Kaynak: ozgurkocaeli.com.tr, Özgür Kocaeli