Prof. Dr. Zafer Ulutaş: “İstanbul Barosu Seçimi, Siyasete Güçlü Bir Uyarıdır”
İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, İstanbul Barosu seçim sonuçlarının iktidara yönelik önemli bir siyasi mesaj taşıdığını b...
İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, İstanbul Barosu seçim sonuçlarının iktidara yönelik önemli bir siyasi mesaj taşıdığını belirterek, Türkiye’de ulusalcı ve milliyetçi hassasiyetler üzerinden yeni bir siyasi hareketlenmenin yaşanabileceğini savundu.
İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Zafer Ulutaş, İstanbul Barosu seçim sonuçlarını değerlendirerek AK Parti iktidarının toplumsal desteği, ekonomi, adalet sistemi ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyetçi Güç Birliği İttifakı adayının kazandığı seçimin yalnızca bir meslek örgütü yarışı olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Ulutaş, sonucun iktidara yönelik ciddi bir siyasi uyarı niteliği taşıdığını ileri sürdü.
İstanbul Barosu seçimlerinin iktidar tarafından küçük bir meslek odası yarışı olarak değerlendirilmesinin yanlış olacağını belirten Ulutaş, yıllardır kamuoyuna sunulan anketler ve siyasi söylemler ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı sorunlar arasında fark bulunduğunu savundu. Ulutaş, halkın ekonomik sıkıntılarının ve adalet sistemine yönelik güven kaybının göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi.
“Ekonomik sıkıntılar ve adalet kaygıları büyüyor” İktidarın ve iktidara yakın medyanın kamuoyuna sunduğu olumlu tablonun vatandaşın yaşadığı sorunları gizleyemediğini belirten Ulutaş, ekonomik koşulların yanı sıra adalet sistemine duyulan güvenin de önemli bir tartışma konusu olduğunu ifade etti.
“Terörsüz Türkiye süreci şeffaf yürütülmeli” Ulutaş, “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumun ortak arzusu olduğunu belirtirken, sürecin yürütülme biçimine ilişkin hassasiyetlerini de dile getirdi.
Sürecin şeffaflık ilkesi çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve kamuoyunun denetimine açık biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ulutaş, devletin temel niteliklerinden ve Cumhuriyet’in değiştirilemez ilkelerinden ödün verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Sürecin içeriğine ilişkin yeterli bilgilendirme yapılmamasının toplumda kaygılara neden olduğunu savunan Ulutaş, üniter devlet yapısının ve millî birliğin korunmasına yönelik hassasiyetlerin toplumun geniş kesimlerinde önemini sürdürdüğünü belirtti.
İstanbul Barosu seçimlerinden çıkan sonucun bu hassasiyetler açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ulutaş, hukuk camiasının ortaya koyduğu tercihin iktidar tarafından göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Ulusalcı ve milliyetçi dip dalga güçlenebilir” İstanbul Barosu seçim sonuçlarının ulusalcı ve milliyetçi hassasiyetler üzerinden yeni bir siyasi hareketlenmenin işareti olabileceğini savunan Ulutaş, toplumsal tepkilerin yalnızca anket sonuçları üzerinden okunamayacağını belirtti.
Sokakta, sahada ve sandıkta ortaya çıkan eğilimlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ulutaş, saha çalışmalarının da toplumdaki değişim arayışına işaret ettiğini ileri sürdü.
Vatandaşların yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ve siyasi tercihlerini yeniden şekillendirebilecek gelişmeleri değerlendirdiğini belirten Ulutaş, İstanbul Barosu seçimlerinin Türkiye genelindeki siyasi eğilimleri tek başına belirlediğinin söylenemeyeceğini, ancak ortaya çıkan mesajın küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.
İYİ Parti'yi alternatif olarak gösterdi Ulutaş, toplumdaki ulusalcı ve milliyetçi hassasiyetlerin siyasi alanda karşılık bulması gerektiğini belirterek İYİ Parti'nin bu kaygıların temsilcisi olma iddiasını dile getirdi.
Millî birlik, hukukun üstünlüğü ve adaletin tarafsızlığı ilkelerine vurgu yapan Ulutaş, ekonomide öngörülebilirliğin sağlanması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve kamu yönetiminde liyakat esasının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Ulutaş, somut çözüm önerileri sunan ve farklı toplumsal kesimlerin beklentilerine cevap verebilen bir siyasi alternatifin Türkiye'deki değişim arayışına karşılık verebileceğini savundu.
Bir baro seçiminin sonucunun doğrudan herhangi bir siyasi partiye mal edilmesinin doğru olmayacağını da belirten Ulutaş, asıl önemli olanın toplumun beklentilerini doğru okumak ve bu beklentilere güven veren politikalarla cevap vermek olduğunu kaydetti.
“Belirleyici olan milletin sandıkta ortaya koyacağı irade” Türkiye'nin baskıcı uygulamalardan, adaletsizlikten ve vatandaşın sesini dikkate almayan yönetim anlayışından uzaklaşması gerektiğini ifade eden Ulutaş, hukuk, ekonomi ve demokrasi alanlarında daha güçlü bir iyileşmeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
İstanbul Barosu seçimlerinde ortaya çıkan iradenin Türkiye siyasetinde daha geniş bir ulusalcı ve milliyetçi hareketlenmenin habercisi olabileceğini savunan Ulutaş, bu beklentilere cevap verecek siyasi anlayışın açık ilkelere, somut çözüm önerilerine ve toplumun farklı kesimlerinde güven oluşturabilecek bir yaklaşıma sahip olması gerektiğini dile getirdi.
Ulutaş, açıklamasının sonunda iktidarın siyasi hesaplarından ziyade vatandaşın yaşadığı gerçeklerin ve sandıkta ortaya koyacağı iradenin belirleyici olacağını ifade ederek, Türkiye'nin geleceğinde milletin tercihlerinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Son bir ayda gumuskoza.com.tr sitesinde 605.052 gerçekleşti.
Kategori: Siyaset
Yayın: 26 Ekim 2026 11:31 · Kaynak: gumuskoza.com.tr