Balfour Deklarasyonu'nun 109. Yılında Filistin'de Süregelen İşgal
- İsrail devletinin temellerini atan Balfour Deklarasyonu 109
- yılını doldururken, bölgedeki işgal ve insani kriz derinleşerek sürüyor
İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour'un 2 Kasım 1917'de Baron Walter Rothschild'e gönderdiği mektup, Filistin topraklarında Yahudiler için bir vatan kurulmasını vadederek bölgenin kaderini değiştiren sürecin başlangıcı oldu. Siyonist hareketin hedeflerini destekleyen bu deklarasyon, İngiltere'nin dönemin jeopolitik çıkarları doğrultusunda attığı bir adım olarak tarihe geçti.
Metin, Yahudi olmayan yerel halkın haklarının korunacağını iddia etse de, bu vaat gerçekte Filistinlilerin topraklarından koparılmasının önünü açan bir süreci başlattı. Deklarasyonun ardından İngiliz mandası döneminde bölgeye yönelik Yahudi göçü teşvik edildi ve 1917 Aralık ayında General Edmund Allenby komutasındaki güçlerin Kudüs'ü ele geçirmesiyle askeri işgal süreci resmileşti.
1920-1940 yılları arasında hız kazanan göç dalgaları ve İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan gelişmeler, 1948'de Filistinlilerin 'Nekbe' olarak adlandırdığı İsrail devletinin ilanıyla sonuçlandı. Bu tarihten itibaren yüz binlerce Filistinli yerinden edildi, binlerce kişi katledildi ve 675 köy haritadan silindi.
Günümüzde İsrail, 27 bin kilometrekarelik tarihi Filistin topraklarının yüzde 85'ini kontrolü altında tutarken, yerel halk bu alanın sadece yüzde 15'ine sıkışmış durumda. İngiltere ise deklarasyonun yarattığı tarihsel sorumluluğu kabul etmek yerine, 2017 yılında dönemin Başbakanı Theresa May aracılığıyla bu rolü 'gururla' kutladığını ifade etti.
Filistin tarafının özür ve devlet tanıma talepleri ise İngiliz hükümetleri tarafından ısrarla reddedilmeye devam ediliyor. Ekim 2023'ten bu yana süregelen saldırılar, bölgedeki insani dramı zirveye taşıdı. Gazze'de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, 175 binden fazla kişi yaralandı.
10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail, Gazze'deki işgal alanını yüzde 52'den yüzde 60'a genişletti ve bu süreçte 1600'e yakın kişiyi daha öldürdü. Gazze'deki yıkımın yanı sıra Batı Şeria'da da İsrail ordusu ve bölgeye yerleşen grupların baskıları artarak sürüyor.
Filistinliler, hem askeri operasyonlar hem de sistematik gasplarla yaşam alanlarının daraltıldığı bir kuşatma altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Balfour Deklarasyonu ile başlayan süreç, 109 yılın ardından Filistin halkı için toprak kaybı, zorunlu göç ve sürekli bir güvenlik tehdidiyle karakterize edilen bir tabloya dönüşmüş durumda.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 13:05 · Kaynak: rss.haberler.com