Mavi Kefen: Keban Barajı -1
- MAVİ KEFEN: KEBAN BARAJI -1 Gayrı gider oldum gardaşlarVe de kızkardaşlarGayrı haram bu can banaBu sevda bana Bu insanlar banaBu toprak damlar Bu caddeler haram banaBu ağaçlar Bu yollar haram bana Oğul, uşak bir de karımKurt bana hastir çekerKuş bana, yılan banaHastir çeker çıyan banaLan gardaş bu
MAVİ KEFEN: KEBAN BARAJI -1
Gayrı gider oldum gardaşlarVe de kızkardaşlarGayrı haram bu can banaBu sevda bana Bu insanlar banaBu toprak damlar Bu caddeler haram banaBu ağaçlar Bu yollar haram bana
Oğul, uşak bir de karımKurt bana hastir çekerKuş bana, yılan banaHastir çeker çıyan banaLan gardaş bu nasıl yaraKanar her yerimden
Dövülmüşüm, Sövülmüşüm, Kovulmuşum benSiktir çekilmişim yani Kendi öz yurdumdanÇeker giderim.
Uluova; ateşin dille, bakırın gümüşle, taşın insan ruhuyla yoğrulduğu bir vaha idi. Beş bin yıl öncesinin sabahında, Tülintepe’de hayat toprağın ve metalin kokusuyla uyanırdı.
Bakırın mutlak egemenliği yerini gümüşün masum parıltısına, altının ve kurşunun gizemine bırakırken; insanlar ateşin diliyle konuşmayı öğrenmişti. Potalardan süzülen kor kızıllık, sadece bir madeni eritmekle kalmıyor; insanlığın Tunç çağına doğru attığı ilk adımlara da ışık tutuyordu.
Hane içi ocaklarda harlanan ateşlerin başında usta eller tunç madenini, gümüşi kalayla kaplarken yeni bir çağın kapısını aralıyordu.
Arslantepe’nin saraylarından Hassek Höyük’ün taş sandık mezarlarına, Kafkaslar’ın sarp dağlarından; Toroslar’ın ofiyolit kuşaklarına uzanan o büyük ağ Altınova’nın merkezinde düğümleniyor, bu toprakların ne kadar derin bir medeniyet havzası olduğunu kanıtlıyordu.
Çift taraflı kalıplardan dökülen kılıçlar ve yaprak biçimli mızrak uçları, savaşın soğuk yüzünü değil; törenlerin, güç ve zarafetin, krallara yaraşır bir hürmetin simgesi olarak işleniyordu.
Korucutepe, masif gümüşün o ilk soğuk ve asil parıltısını insanlıkla tanıştırırken; Tepecik, Mezopotamya’dan Kafkaslar’a uzanan kültürlerin kesiştiği, binlerce yıllık kesintisiz bir yaşamın şahidiydi.
Norşuntepe'deki dünyanın en eski gelişmiş bakır ve maden işleme atölyeleri ile Erken Tunç Çağı'na ait, surlarla çevrili devasa bir bey sarayı kaderine terkedildi.
Pulur’da ise M.Ö. 3000'li yıllara ait evlerin içinde insanların, adaklarını ve dualarını sundukları, aile kutsallığını ve ocak kültürünü simgeleyen, insan yüzü biçimli kutsal ocaklar sulara gömüldü.
Böylece, Uluova'nın bereketli topraklarının altında; Korucutepe’nin katmanları, Tepecik’in surları, Pulur’un kutsal ocakları ve Tülintepe’nin gizemli defineleri derin bir uykuya daldı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 16:48 · Kaynak: gunisigigazetesi.net