Bursa’da okullardaki cuma namazı formu yargıya taşındı
- Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünün okullarda cuma namazına ilişkin bilgi toplanmasını öngören uygulaması tartışma yarattı
- Eğitim-İş Bursa Şubesi, okullara gönderildiği belirtilen bilgi formuna ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu
Eğitim-İş Bursa Şubesi, okullarda cuma namazı kılınıp kılınmadığını sorgulayan ve namaz kılınmayan okullardan gerekçe isteyen bilgi formunu yargıya taşıdı. Sendika, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak sorumlular hakkında soruşturma başlatılmasını talep etti.
Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünün okullarda cuma namazına ilişkin bilgi toplanmasını öngören uygulaması tartışma yarattı. Eğitim-İş Bursa Şubesi, okullara gönderildiği belirtilen bilgi formuna ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Sendika tarafından sunulan dilekçede, Bursa İl Millî Eğitim Müdürü ve uygulamada sorumluluğu bulunan diğer yetkililer hakkında görevi kötüye kullanma, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme ile kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi suçları yönünden soruşturma yürütülmesi istendi.
Dilekçede ayrıca formun kimler tarafından hazırlandığının, hangi makamın talimatıyla okullara gönderildiğinin ve elde edilen bilgilerin hangi amaçla kullanılacağının araştırılması talep edildi.
Suç duyurusu dilekçesinde Anayasa'nın laiklik, eşitlik, özel hayatın gizliliği, din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkına ilişkin hükümlerine dikkat çekildi. Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 12'nci maddesinde laikliğin millî eğitimin temel ilkelerinden biri olarak düzenlendiği hatırlatıldı.
Din ve vicdan özgürlüğünün yalnızca ibadet etme hakkını değil, ibadete katılmama ve inancını açıklamama hakkını da kapsadığı belirtildi. Dilekçede, ibadet yapılmayan okullardan gerekçe istenmesinin amacının ve hukuki dayanağının açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
Kamu idaresinin dini özgürlüklerin kullanılmasını kolaylaştırma görevinin, öğretmenlerin, öğrencilerin veya okul yöneticilerinin ibadet tercihlerini açıklamaya zorlanmasına gerekçe oluşturamayacağı savunuldu. Cuma namazı kılınmamasının nedenlerinin sorgulanmasının kişilerin dini tercihlerinin araştırılmasına ve baskı oluşturulmasına zemin hazırlayabileceği öne sürüldü.
Bu kapsamda uygulamanın Türk Ceza Kanunu'nun görevi kötüye kullanmayı düzenleyen 257'nci ve inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemeye ilişkin 115'inci maddeleri yönünden incelenmesi istendi.
Kişisel verilerin toplanıp toplanmadığı araştırılsın
Dilekçede, din ve inanca ilişkin bilgilerin özel nitelikli kişisel veri olduğuna dikkat çekildi. Bu bilgilerin hangi hukuki dayanakla toplandığının, nerede saklandığının, kimlerle paylaşıldığının ve hangi amaçla kullanıldığının belirlenmesi talep edildi.
Eğitim-İş Bursa Şubesi, Türk Ceza Kanunu'nun kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve paylaşılmasına ilişkin 135 ve 136'ncı maddeleri kapsamında da inceleme yapılmasını istedi. Talimatı veren ve uygulamayı yürüten sorumluların tespit edilerek haklarında kamu davası açılması talebinde bulunuldu.
Özkan Rona: Cumhuriyet’in okulları karşı devrimci anlayışların uygulama alanı değildir
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, suç duyurusuna ilişkin yaptığı açıklamada uygulamayı Cumhuriyet'in laik ve bilimsel eğitim anlayışına yönelik bir müdahale olarak değerlendirdi.
Laikliğin Cumhuriyet'in kurucu ilkesi olduğunu belirten Rona, devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasının ve hiç kimsenin inancı ya da inançsızlığı nedeniyle ayrımcılığa uğramamasının önemini vurguladı.
Rona, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İbadet etmek kadar etmemek de anayasal bir haktır. Hiçbir öğretmen, öğrenci ya da okul yöneticisi, herhangi bir ibadetin neden yapılmadığının hesabını idareye vermek zorunda değildir. Bu uygulamayı, eğitimi giderek dinselleştiren karşı devrimci politikaların bir parçası olarak değerlendiriyoruz.
Kamusal eğitimin görevi, belli bir inanç ya da mezhebin uygulamalarını esas almak değildir. Okul, bütün çocukların eşit olduğu kamusal bir alandır. Devletin görevi bu eşitliği korumaktır. Cumhuriyet’in okulları, karşı devrimci anlayışların uygulama alanı değildir.
Laik eğitimden, Cumhuriyet’in kazanımlarından ve çocuklarımızın geleceğinden vazgeçmeyeceğiz. Eğitim-İş olarak hukuki, demokratik ve sendikal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Bursa
Yayın: 03 Kasım 2026 15:19 · Kaynak: bursavar.com