Habermetrik
← Ana Sayfa
İzmir/çeşme 28 Ekim 2026 07:55 · Güncelleme 08:04
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Çeşme’nin binlerce yıllık mirası Kültür Yolu Festivali’nde konuşuldu

Çeşme’nin binlerce yıllık mirası Kültür Yolu Festivali’nde konuşuldu
Görsel kaynağı: 2mart.com.tr, aydin24haber.com
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Çeşme Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen söyleşide, Erythrai ve Bağlararası kazılarından denizcilik tarihine, denizden çıkarılan nadir bronz heykellerden antik yaşamın izlerine kadar ilçenin kültürel mirası ele alındı

Çeşme Belediyesi Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde Müze Müdür Vekili Şeref Yumruk’un moderatörlüğündeki etkinlikte, Öğretim Üyesi Dr. Özlem Vapur "2025 Yılı Erythrai Kazıları", Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu "Bağlararası Kazıları", emekli Albay ve tarihçi Ali Rıza İşipek "Çeşme’de Denizcilik", Dr.

Kemal Çibuk ise "Çeşme Müzesi’nden İki Ünik Heykel" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Söyleşinin açış konuşmasını yapan Şeref Yumruk, programın Çeşme’nin farklı dönemlerine ışık tutan dört ana konu etrafında hazırlandığını belirtti.

Antik İyonya’nın önemli kentlerinden Erythrai’nin, Tunç Çağı’nda deniz ticaretinde rol oynayan Bağlararası’nın ve Çeşme’nin denizcilik geçmişinin ele alınacağını ifade eden Yumruk, binlerce yıl deniz altında korunarak günümüze ulaşan bronz heykellerin de programın önemli başlıklarından birini oluşturduğunu söyledi. Erythrai’deki araştırmaların geçmişine de değinen Yumruk, farklı dönemlerde yürütülen kazılarda tiyatro, Athena Tapınağı, akropol ve yerleşim alanlarında önemli kalıntıların ortaya çıkarıldığını anlattı.

Erythrai’de kemik flütten tekstil üretiminin izlerine İlk sunumu gerçekleştiren Erythrai Kazı Başkanı Dr. Özlem Vapur, 2025 yılında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vapur, yaklaşık 4 bin 500 yıllık yerleşim geçmişine sahip alandaki buluntuların, kentin ticaret, üretim ve günlük yaşamına ilişkin önemli veriler sunduğunu belirtti.

Geç Arkaik–Erken Klasik Dönem’e tarihlendirilen kemik flüt parçalarının nadir buluntular arasında olduğunu ifade eden Vapur; Athena betimli kabartmalı bir kutu kapağı, yüzük taşları ve cam eserleri de tanıttı. Dokuma tezgâhı ağırlıkları ve mor boya üretimiyle ilişkili deniz kabuklarının tekstil faaliyetlerine ışık tuttuğunu anlatan Vapur, seramik ve amfora üretiminin de Erythrai ekonomisinde önemli yer tuttuğunu kaydetti.

Bağlararası’nda 3 bin 500 yıllık felaketin kanıtları Çeşme Bağlararası Kazı Başkanı Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, Santorini’de yaklaşık 3 bin 500 yıl önce meydana gelen volkan patlamasının ardından oluşan tsunaminin Çeşme’de bıraktığı izleri anlattı.

Bağlararası kazılarında felaketin etkilerini gösteren arkeolojik kanıtlara ulaşıldığını belirten Şahoğlu, tsunami dolguları arasında bulunan genç bir erkeğe ait iskelet hakkında da bilgi verdi. Şahoğlu, yaklaşık 15 yaşlarında olduğu değerlendirilen gence ait iskeletin, Santorini patlamasının yol açtığı felaketle ilişkilendirilen ilk insan kalıntısı olduğunu söyledi.

Denizcilik mirası için anıt önerisi Emekli Albay, tarihçi Ali Rıza İşipek ise Çaka Bey’den Cezayirli Gazi Hasan Paşa’ya uzanan denizcilik geçmişini ele aldı. Çeşme’nin denizcilik mirasının daha görünür kılınması gerektiğini vurgulayan İşipek, bölgede kazanılan deniz zaferlerini yaşatacak bir anıt önerisinde bulundu.

Sunumunda 1770 Çeşme Deniz Savaşı’na da değinen İşipek, Rus donanmasının Akdeniz’e gelişini, savaş öncesindeki gelişmeleri ve ateş gemilerinin çatışmadaki rolünü anlattı. Osmanlı donanmasının ağır kaybının ardından eğitim ve kurumsallaşma ihtiyacının öne çıktığını belirten İşipek, Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın donanmanın yeniden yapılanması ve denizcilik eğitiminin gelişmesindeki rolüne dikkat çekti.

Balıkçı ağlarından müzeye uzanan bronz heykeller Dr. Kemal Çibuk, Çeşme Müzesi koleksiyonundaki iki nadir bronz heykelin üretim teknikleri, bilimsel incelemeleri ve korunmasına yönelik çalışmalar hakkında sunum yaptı. Balıkçı ağlarına takılarak gün yüzüne çıkan eserlerin, antik dönem bronz heykel sanatının günümüze ulaşan nadir örnekleri arasında değerlendirildiğini belirten Çibuk, "ünik" tanımının bir eserin bilinen benzerinin bulunmamasını ifade ettiğini söyledi.

Çibuk, yeni keşiflerle arkeolojik bilgilerin değişebileceğini de vurguladı. Söyleşide söz alan arkeolog Hüseyin Vural ise Alaçatı açıklarında balıkçı ağına takılan heykelin müzeye kazandırılma sürecini anlattı. İhbar üzerine harekete geçildiğini belirten Vural, eserin zorlu kış koşullarında teslim alınarak Çeşme Müzesine getirildiğini aktardı.

Heykelin bulunduğu noktanın ve ilişkili olabileceği batığın tam olarak belirlenememesinin, arkeolojik değerlendirmeleri sınırlandırdığı ifade edildi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: 2mart.com.tr, aydin24haber.com
Haber metni ve görseller 2mart.com.tr, aydin24haber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: İzmir/çeşme
Yayın: 28 Ekim 2026 07:55 · Kaynak: 2mart.com.tr, aydin24haber.com
Kaynağı Oku ↗