DEVA Partili Şahin 29 Ekim'de Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin korunmasını istedi
- DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla paylaştığı mesajda Cumhuriyet'in kurucu değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla paylaştığı mesajında, Cumhuriyet'in kurucu değerlerin korunması gerektiğini vurgulayarak, "Bir asır önce bu topraklarda verilen mücadelenin büyüklüğünü, bugün sahip olduklarımız kadar yarınlara bırakacaklarımız da gösterecek" ifadelerini kullandı. DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla açıklama yaptı.
Şahin, şunları kaydetti: "Bazı mirasların kıymeti, zaman geçtikçe daha derinden hissedilir. Cumhuriyetimizin 103. yılını karşılarken, bir asır önce Anadolu'nun yorgun topraklarında filizlenen büyük iradenin anlamını bugün daha iyi kavrıyoruz.
Savaşlardan çıkmış, evlatlarını cephelerde yitirmiş, yokluğun bütün ağırlığını omuzlarında taşımış bir milletin bağımsızlık mücadelesi, 29 Ekim 1923'te geleceğe uzanan büyük bir esere dönüştü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün'Cumhuriyet fazilettir.' sözü, bu eserin ruhuna dair derin bir anlam taşır.
Faziletin mayasında adalet, vicdan ve insan haysiyetine saygı vardır. Millet iradesinin üstünlüğü de bu değerlerin devlet hayatında kök salmasıyla gerçek anlamını bulur. Cumhuriyet'in demokratik niteliği, bu ahlaki sorumluluğun anayasal güvencesidir.
Yakın coğrafyamızın acılarına baktığımızda sahip olduğumuz mirasın kıymetini daha iyi anlıyoruz. Suriye'de savaşın dağıttığı aileler, Irak'ta yıllarca süren istikrarsızlık, Afganistan'da eğitim hakkı elinden alınan kız çocukları, İran'da özgürlük talepleri baskıyla karşılanan insanlar… Her biri farklı tarihi şartların içerisinde yaşanan bu acılar, hukukun ve insan haklarının güvencesinden yoksun kalmanın toplumlara ödettiği ağır bedelleri hatırlatıyor."VATANDAŞIN DÜŞÜNCESİNİ KORKMADAN AÇIKLAYABİLDİĞİ BİR TÜRKİYE, HEPİMİZİN ORTAK ARZUSUDUR"Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kendi ülkemizin meselelerine de aynı vicdanla bakmak zorundayız.
Anayasamızın demokratik hukuk devleti olarak tanımladığı Türkiye'de, yargı bağımsızlığının tartışıldığı, gazetecilerin haberleri nedeniyle soruşturmalara maruz kaldığı, eleştirel seslerin baskıyla karşılaştığı bir dönemden geçiyoruz. Milletin haber alma hakkının daraltıldığı, düşüncenin korkuyla kuşatıldığı bir ortamda demokrasimizin geleceğinden kaygı duymamak mümkün mü?
Cumhuriyet'in faziletini, en fazla da gücü elinde bulunduranların hukuka ve hürriyete gösterdiği saygıda aramalıyız. Sandıktan çıkan iradenin meşruiyeti, kendisine oy vermeyenlerin haklarını koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir.
Basının özgürce görevini yapabildiği, mahkemelerin bağımsızlığına güven duyulduğu, vatandaşın düşüncesini korkmadan açıklayabildiği bir Türkiye, hepimizin ortak arzusudur. Bugün gençlerimizin gözlerinde geleceğe ilişkin kaygıları gördükçe, Cumhuriyetimizin kurucu neslinin hangi umutlarla mücadele ettiğini yeniden düşünmek gerekiyor.
O neslin yokluklar içerisinde kurduğu memleketin çocukları, kendi vatanlarında umutla yaşayabilmeyi, emeklerinin karşılığını alabilmeyi, adaletin güvencesini hissedebilmeyi hak ediyor. Bir asır önce bu topraklarda verilen mücadelenin büyüklüğünü, bugün sahip olduklarımız kadar yarınlara bırakacaklarımız da gösterecek.
Cumhuriyetimizin kurucularına duyduğumuz minneti, onların bize emanet ettiği memleketin geleceğine sahip çıkarak ifade edeceğiz. Zira tarih, bir milleti yalnızca kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin ardından kurduğu hayatla da hatırlar.
Bizim neslimizin Cumhuriyet'e karşı sorumluluğu, gelecek kuşakların bizi hangi hatıralarla anacağını da belirleyecek. Cumhuriyetimiz ilelebet payidar, milletimiz daima hür ve bahtiyar olsun!"
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 15:03 · Kaynak: rss.haberler.com