Boubon'un Kayıp Hazineleri Yuvaya Döndü: 100 Eser İstanbul'da
- Amerika Birleşik Devletleri'nden Türkiye'ye getirilen 100 tarihi eser, İstanbul'da düzenlenen özel bir sergiyle kamuoyuna tanıtıldı
- Burdur'daki Boubon Antik Kenti'nden yıllar önce kaçırılan bronz heykeller ve çeşitli objeler, bilimsel çalışmalar ve yerel halkın tanıklıkları sayesinde vatanına geri döndü
Türkiye'nin kültürel miras mücadelesinde önemli bir başarıya imza atıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nden iadesi sağlanan 100 tarihi eser, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde kapılarını açan “Kaçış Yok: Boubon” sergisi ile ilk kez sergilendi.
Etkinliğe Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanı sıra Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos da katılarak iade sürecindeki uluslararası iş birliğini simgeledi. İade edilen eserler arasında, antik dönemin estetiğini yansıtan bronz heykellerin yanı sıra tiyatro maskları ve çeşitli tanrı heykelcikleri bulunuyor.
Bu eserlerin büyük bir kısmı, 1960'lı yıllarda Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nde gerçekleştirilen yasa dışı kazılar sonucunda yurt dışına kaçırılmıştı. Roma imparatorları ve imparatorluk ailesine adanan Sebasteion yapısından koparılan bu anıtsal bronz eserler, kaçakçılar tarafından parçalanarak farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıtılmıştı.
Eserlerin izini sürme süreci, arkeolog Prof. Dr. Jale İnan'ın yıllar önce başlattığı bilimsel araştırmalara dayanıyor. İnan'ın antik kentteki yazıtları ve heykel kaidelerini, yurt dışındaki koleksiyonlarda bulunan parçalarla karşılaştırarak yaptığı çalışmalar, günümüzdeki iade sürecinin temelini oluşturdu.
Bakan Ersoy, bu sürecin başarısında arşiv belgelerinin, kazı defterlerinin ve eski fotoğrafların kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bilimsel verilerin yanı sıra İbecik köyü sakinlerinin tanıklıkları da iade sürecine büyük katkı sağladı.
Bakanlık ekipleri, bölge halkının heykellerin çıkarılış sürecine ve kaçırılma koşullarına dair anılarını titizlikle kaydetti. Köylülerin verdiği bilgiler, müze kayıtları ve eski fotoğraflarla eşleştirilerek eserlerin kökeni bilimsel olarak kanıtlandı.
Bakan Ersoy, bu kolektif çabanın kültürel mirasın korunmasındaki önemine dikkat çekerek yerel halka teşekkürlerini iletti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, eserlerin sadece fiziksel birer nesne olmadığını, ait oldukları arkeolojik bağlamdan koparılmalarının büyük bir bilgi kaybı yarattığını belirtti.
Ersoy, “Topraktan yalnızca bir eser çıkarmıyoruz; insanlık tarihine ilişkin bilgiyi, onu anlamlı kılan çevresiyle birlikte korumaya çalışıyoruz” ifadeleriyle bilimsel kazı yöntemlerinin ve kültürel bütünlüğün önemini vurguladı. Bu iadeler, Türkiye'nin kaçakçılıkla mücadeledeki kararlılığını ve geçmişine sahip çıkma vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 02 Kasım 2026 10:01 · Kaynak: yenibakishaber.com