Cumhuriyet'in ilan edildiği binanın bilinmeyen hikâyesi: Kiremitlerini Ankaralılar taşıdı!
- Milli Mücadele’nin kalbi Ankara’da, kiremitlerinden okul sıralarına kadar halkın imece usulüyle tamamlanan Birinci TBMM Binası; bir milletin yokluklar içindeki varoluş mücadelesini ve Cumhuriyet’e uzanan bağımsızlık yolculuğunu gözler önüne seriyor
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine ve Cumhuriyet'in doğumuna tanıklık eden Birinci TBMM Binası, sadece siyasi kararların alındığı bir çatı değil; arkasında koca bir halkın fedakârlığını, birlik ve beraberlik ruhunu barındıran bir simge olarak varlığını sürdürüyor. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak tarihe ışık tutan bu yapının harcında, bir ulusun imkânsızlıklara karşı gösterdiği eşsiz direnç yatıyor.
SAVAŞIN GÖLGESİNDE YARIM KALAN BİR DÜŞ 1916 yılında İttihat ve Terakki Partisinin kulüp binası olarak planlanan yapının ilk adımları, Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın talimatıyla atıldı. Evkaf Mimarı Salim Bey’in çizdiği proje, Askerî Mimar İsmail Hasip Bey’in titiz çalışmasıyla yükselmeye başladı.
Ancak Birinci Dünya Savaşı’nın ağır koşulları, baş gösteren malzeme eksikliği ve fırkanın kapanması gibi nedenlerle inşaat yarıda kaldı; binanın çatısı örtülemedi. Mondros Mütarekesi günlerinde Ankara’ya gelen işgal kuvvetleri bünyesindeki bir Fransız komutan, çatısız kalan bu yapının tamamlanmış ilk odasını kendisine makam yaptı.
Fakat bu durum uzun sürmedi; Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya, Erzurum ve Sivas süreçlerinin ardından 27 Aralık 1919’da Temsil Heyeti ile Ankara’ya gelişi ve İstanbul’un işgali öncesinde yabancı birliklerin şehri terk etmesiyle rüzgâr tersine döndü. OKUL SIRALARI, KAHVEHANE LAMBALARI VE İMECE USULÜ BİR MECLİS Ankara’nın Millî Mücadele’nin kalbi ilan edilmesiyle birlikte, yeni kurulacak meclis için uygun bir bina arayışı başladı.
Yarım kalan İttihat ve Terakki binası en uygun seçenek olarak öne çıktı; fakat binanın henüz çatısı bile yoktu. İşte bu noktada tarihte eşine az rastlanır bir dayanışma örneği sergilendi. Ankaralılar evlerinin, depolarının kiremitlerini söküp kucaklarında taşıyarak binanın çatısını kapattı.
Yapı, bir okulun kiremitleri ve halkın özverisiyle yağmurdan, çamurdan korundu. Milletvekillerinin oturacağı sıralar yakındaki okullardan taşındı. Isınma için sobalar, aydınlatma için gaz lambaları çevredeki kahvehanelerden ve evlerden toplandı.
Böylece bu tarihî bina; askerî yetenek, diplomatik deha ve milletin imece ruhunun birleşimiyle 23 Nisan 1920’de kapılarını açtı. SADECE YASA YAPMADILAR, CEPHEDE DE SAVAŞTILARI. Ulusal Mimarlık Akımı'nın en nitelikli erken dönem örneklerinden biri olan yapı, 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında hizmet verdi.
Bu dönemin milletvekilleri yalnızca kanun teklifleri hazırlamakla kalmadı; aynı zamanda cepheye koşarak bizzat vatan savunmasında silah salladı. Dünyada bir bağımsızlık savaşını doğrudan yöneten ve sevk eden tek meclis olma unvanı da bu meclise aittir.
Cumhuriyet’in ilanı, İstiklal Marşı’nın kabulü ve Ankara’nın başkent yapılması gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderini belirleyen tüm hayati kararlar bu tarihî çatının altında alındı. MÜZE ODALARINDA TARİHE YOLCULUK1961 yılında kapılarını müze olarak açan ve günümüzde TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığına bağlı olarak hizmet veren Kurtuluş Savaşı Müzesi, dönemin ruhunu yansıtan eşsiz, paha biçilmez eserlere ev sahipliği yapıyor: Genel Kurul Salonu ve Kürsü: 20.
Kolordu askerleri ile Ankaralı marangozların el birliğiyle inşa ettiği Meclis Kürsüsünün arkasında, "...İş konusunda onlarla müşavere et (danış)" mealindeki Âl-i İmrân Suresi’nin 159. ayetini içeren hat levhası yer alıyor. Mescit: El dokuması seccadeler, sedef kakmalı rahleler ve atlas kumaş üzerine simle işlenmiş Sancak-ı Şerif sergileniyor.
Kulis (Geçici Sergileme Alanı): 23 Nisan 1920'de Meclis gönderine çekilen el emeği ilk Türk bayrağı ile Mustafa Kemal Paşa ve milletvekillerinin kişisel eşyaları bulunuyor. Anayasa Komisyonu Odası: 2008 yılında İsviçre Konfederasyon Başkanı tarafından Türkiye'ye hediye edilen Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı masa ve Son Osmanlı Mebusan Meclisine ait hokka takımları ziyaretçilerini karşılıyor.
Haberleşme ve Silah Gücü Odası: Millî Mücadele’nin iletişim ağı olan mors yazıcılar, telgraflar, sahadan kalan kesici/ateşli silahlar ve İstiklal Madalyaları sergileniyor. Mehmet Akif Ersoy Eşyaları & Memurlar Odası: Millî şairin şahsi eşyaları, dönemin bürokrasisine dair hokka takımları ve evrak dolapları yer alıyor.
Başkanlık Divanı Odası: İlk Bakanlar Kurulu ve Riyaset Divanı üyelerinin panoları ile Cumhuriyet dönemi ressamlarının o dönemi resmettiği yağlı boya tablolar sergileniyor. Ankara halkının kucağında taşıdığı tek bir kiremitle başlayan bu yolculuk, bugün bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan en büyük ilham kaynaklarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 29 Ekim 2026 02:18 · Kaynak: yeniankara.com.tr