Yatırımcıyı kim koruyor?
- AKP’liler partilerinin ANAP’a benzediğini konuşuyordu
- Çözülüşü aşmak için yeni bir kimlik öne sürüldü: “Biz AKP’li değiliz, Reisçiyiz.” Reisçilik de çürümeyi örtemiyor
AKP’liler partilerinin ANAP’a benzediğini konuşuyordu. Çözülüşü aşmak için yeni bir kimlik öne sürüldü: “Biz AKP’li değiliz, Reisçiyiz.” Reisçilik de çürümeyi örtemiyor. AKP, kendisiyle birlikte ülkenin ekonomisini, kurumlarını ve toplumsal güvenini bunalıma sürükledi.
Bu çöküşü yalnız AKP’ye bağlamak, onu doğuran düzeni aklamaktır.
Yerel yönetimlerde AKP’li, CHP’li veya başka partili başkanlar değişiyor; rant ilişkileri, imar ayrıcalıkları, ihaleler ve sermayeyle kurulan bağlar sürüyor. Yönetim ve hizmet anlayışındaki benzerliklere yolsuzluk iddiaları da ekleniyor. Parti değişiyor, düzen değişmiyor.
Mızrak çuvalı çoktan yırttı. Artık gözümüze de batıyor, cebimize de.
Enflasyon ücretimizi, emekli aylığımızı, birikimimizi eritiyor. İnsanlar zenginleşmek için değil, ellerindekini korumak için finansal piyasalara yöneliyor. Bu kaygıyı kazanca çevirenler, küçük birikimcinin korkusunu ve umudunu sömürüyor.
Cebimizdeki para da bankadaki tasarrufumuz da durduğu yerde değer kaybediyor. İnsanlar, emeğiyle kazandığını korumak isterken bir kez daha finans piyasasının insafına bırakılıyor.
Fon vurgunu böyle bir ortamda ortaya çıktı.
SPK, bazı fonlardaki olağandışı fiyat hareketlerini 2025’in son çeyreğinde gözlemlediğini açıkladı. Konu 2 Aralık’ta Hazine ve Maliye Bakanı başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesinde görüşüldü. Tasfiye kararı 17 Eylül 2026’da alındı. Aradaki dokuz ayda ne oldu?
SPK’ya göre 3 Aralık’ta çalışma grubu kuruldu. Nitelikli yatırımcı için aranan varlık tutarı 18 Aralık’ta 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıkarıldı. Temmuzda değerleme esasları değiştirildi; rehber 28 Ağustos’ta yayımlandı. Bu önlemler zamanında ve yeterli miydi?¹
Kurul, ekonomik gerçeklikle açıklanamayan hisse fiyatlarından, ilişkili tarafların teminatsız borçlanmasından ve finansal istikrar risklerinden söz ediyor. İşlemler ne zaman saptandı? Hangi fonlar incelendi? Sorunlara neden daha önce müdahale edilmedi?
Yatırım kuruluşlarına izin verilmesi, zararların devletçe karşılanacağı anlamına gelmez. 6362 sayılı Kanun’un 84. maddesi, piyasa fiyat hareketlerinden doğan zararları Yatırımcı Tazmin Merkezi kapsamı dışında bırakıyor.²
Devletin zararı garanti etmemesi, denetim sorumluluğunu kaldırmaz. SPK’nın görevini yapıp yapmadığı, denetim belgeleri ve karar gerekçeleriyle anlaşılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da açıklama yapmalıdır. Finansal İstikrar Komitesinde hangi riskler görüşüldü, hangi kararlar uygulandı? Siyasal sorumluluk alt kademeye bırakılamaz.
27 Ekim’de yayımlanan ve 17 Eylül 2026’dan geçerli 7596 sayılı Kanun, belirli fonların tasfiyesi ve hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri alınmasını düzenledi. Ancak diğer fonlar için kalıcı bir sorumluluk rejimi kurmadı.³
Mağduriyetler giderilmeli, hukuka aykırı kazançlar geri alınmalı, sorumlular hesap vermelidir. Suçluların cezalandırılması kapitalizmi adil kılmaz. Sömürü yalnız kanun ihlalinden doğmaz; üretim araçlarının özel mülkiyetine ve emeğin yarattığı artı-değere sermayenin el koymasına dayanır. Hukuka aykırı kazançların geri alınması, yasal sömürüyü bitirmez.
AKP’nin yerini başka parti, Reis’in yerini başka lider alabilir. Sermayeyi koruyan ekonomik ve siyasal ilişkiler değişmedikçe sonuçlar başka isimlerle yeniden üretilir.
AKP, ekonomik ve siyasal çöküşünü devlet gücüyle örtmeye çalışıyor. Gözaltı, tutuklama ve soruşturmalarla halkı sindirmeye, muhalefeti susturmaya devam ediyor. Yeni gözaltılar, yeni tutuklamalar kapıda. Ekonomik yıkıma siyasal baskı eşlik ediyor. Bu da düzenin tercihidir.
Yatırımcı tasfiyeden doğan alacağını istemeli, hukuka aykırı işlemlerden doğan zararları için sorumlulara başvurabilmelidir. Kamu kurumları, gizlilik ve kişisel verileri koruyarak denetim kararlarının hesabını vermelidir.
Ülkenin ihtiyacı yeni bir Reis, yeni bir kurtarıcı değil; sömürünün, rantın ve siyasal baskının hüküm sürmediği başka bir düzendir. Düzen değişmedikçe kaderimiz enflasyon, yoksulluk, yolsuzluk ve baskıyla belirlenecek. Özgür geleceğe kendi kaderimizi tayin ederek yelken açabiliriz.
DİPNOTLAR
1. SPK, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması, 18.09.2026; 18.12.2025 tarihli nitelikli yatırımcı kararı, 23.07.2026 tarihli değerleme kararı ve 28.08.2026 tarihli rehber.
2. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, m.82–84; özellikle m.84/2.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Diyarbakır/Bağlar
Yayın: 02 Kasım 2026 06:27 · Kaynak: politikahaber.com