Bitmeyen koşturma zihni yoruyor: Uzmanından önemli uyarılar
Günlük hayatın yoğunluğu, sürekli bir yerlere yetişme ve aynı anda birçok işi tamamlama çabası, kişinin ruhsal yükünü artırabiliyor. Psikolog Ayşenur Sezer, modern yaşamın temposunun bireylerde zaman zaman kronik stres durumuna yol açabildiğini belirterek, sürekli çevrimiçi kalma ve bilgi bombardımanının da zihinsel yorgunluğu artırabileceğini söyledi.
“SÜREKLİ BİR KOŞTURMA VE GERİDE KALMA KORKUSU”
Modern yaşamın birey üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çeken Sezer, “Modern yaşamın temposu ve sürekli bir şeylere yetişme baskısı, kişide kronik bir stres durumuna yol açar” dedi.
Bireylerin ortada objektif bir zaman kısıtlaması bulunmadığı durumlarda bile sürekli bir koşturma içerisinde hissedebildiğini belirten Sezer, “Bireyler, objektif bir zaman kısıtlaması olmadığında dahi sürekli bir koşturma, geride kalma korkusu ve aşırı üretkenlik dürtüsü hissederler” ifadelerini kullandı.
Bu durumun kişinin zihinsel işleyişini de etkileyebileceğini söyleyen Sezer, odaklanma, karar verme ve önceliklendirme gibi becerilerin sürekli uyarılmadan olumsuz etkilenebileceğini kaydetti.
ÇOKLU GÖREV ZİHİNSEL TÜKENİŞİ HIZLANDIRABİLİYOR
Aynı anda birçok işi yapmaya çalışmanın da zihinsel yükü artırabileceğini belirten Sezer, “Odaklanma, karar verme ve önceliklendirme gibi yürütücü işlevleri yöneten prefrontal korteks, sürekli uyarılma altında bilgiyi işleyemez hale gelir” dedi.
Sezer, bunun dikkat dağınıklığı ve bellek sorunları gibi sonuçlara yol açabileceğini belirterek, “Bu durum; dikkat dağınıklığına, bellek zayıflığına ve çoklu görev (multitasking) çabasıyla hızlanan bir zihinsel tükenişe neden olur” diye konuştu.
Sürekli bilgi akışının da kişinin zihinsel kapasitesini zorlayabildiğini ifade eden Sezer, çevrimiçi kalma zorunluluğunun özellikle dikkat ve odaklanma üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekti.
“ZİHİNSEL FELCE VE ODAKLANMA GÜÇLÜĞÜNE YOL AÇABİLİR”
Sürekli uyarılma halinin duygusal etkilerine de değinen Sezer, “Amigdalanın sürekli aktif kalması ve sempatik sinir sisteminin uyarılması ise kişide kronik huzursuzluk, irritabilite (tahammülsüzlük) ve engellenme eşiğinin düşmesiyle sonuçlanır” ifadelerini kullandı.
Sezer, “Sürekli bilgi bombardımanı ve çevrimiçi kalma zorunluluğu, zihinsel felce ve odaklanma yetisinde ciddi güçlüklere yol açar” diyerek günlük yaşamın temposunun ruhsal açıdan da yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Pursaklar
Yayın: 16 Eylül 2026 08:49 · Kaynak: turkinform.com.tr