‘Ya habibi, inşallah, elhamdülillah’
- Seçim gecesi, Amerikan sisteminin yapı taşları olan tüm televizyon kanallarından duyduk yukarıdaki bu sözleri
- 250 senelik ABD tarihinin tam da 250
Seçim gecesi, Amerikan sisteminin yapı taşları olan tüm televizyon kanallarından duyduk yukarıdaki bu sözleri. 250 senelik ABD tarihinin tam da 250. senesinde, ABD Kongresi’nin en önemli bölümü olan Senato’ya seçilen ilk Müslüman, Mısır asıllı Abdül El Sayed’in seçim konuşmasını dinlemekteydik.
ABD’yi bir sanayi merkezi hâline getirip dünya hegemonyasında lider yapan Michigan eyaletinde, oldukça çok sayıda Arap asıllı bir nüfus yaşamakta. Batı Asya’nın Arap ülkelerinden binlerce göçmen, geçen yüzyılın başından itibaren Güney ve Kuzey Amerika’ya göç etmişti.
Geçen haftaki seçimlerde ilk Müslüman senatör olarak seçilen Abdül El Sayed’in ailesi de bu göçmenlerdendi. Aynen 1960’larda Türkiye’den Almanya’ya ekmek parası için göç eden “Alamancılara” benzer bir hikâyenin bir parçası olan Mısır asıllı göçmen Abdül El Sayed; çok başarılı bir tıp doktoru olarak Michigan eyaletinde uzun seneler hizmet vermesine rağmen, bizim Türk doktorumuz Mehmet Öz gibi sistemin bir parçası olmayı reddedenlerdendi.
KAHİRE’DEN WASHİNGTON’A ‘YA HABİBİ’Senatör El Sayed, seçim akşamında yaptığı “zafer konuşmasında” sürekli kendisini aşağılayan Trump’ın Başkan Yardımcısı J.D. Vance’e hitaben yaptığı konuşmaya “Ya Habibi” diye başladı. Bu, aynen bizim Türkçedeki “tatlım, sevgilim, dostum” türündeki yumuşak duyguları ifade eden bir Arapça hitap şekliydi.
El Sayed, J.D. Vance’e “Ya Habibi, sen benden nefret ediyorsun ama kaderin bir cilvesi olarak ABD kanunları gereğince benim senatörlük yeminimi sen yaptıracaksın” diyerek ilahi adaletin nasıl yerine geleceğini de belirtmiş oldu.
Zafer konuşmasında, seçim çalışmalarında sürekli “İnşallah”, yani “Allah’ın yardımı ile” ifadesini kullandığını, nitekim O’nun yardımı ile seçimde senatör seçildiğini belirtti. Ve “Şimdi de Elhamdülillah diyorum” diye, Allah’a olan şükran duygusunu ifade etti.
Bizim memlekette bu deyimleri hemen her gün kullandığımız için, El Sayed’in konuşmasında bunların yer almasını önemsemeyenler olabilir. Ama bir düşünün ki 250 senelik ABD Kongresi tarihinde ilk defa, İslam dünyasında herkesin her gün yüzlerce kez kullandığı bu terimler bir Müslüman senatör tarafından kullanılmakta!
Bu, kendi içinde büyük bir devrim sayılmalıdır bizce. KELİMELERİN SEMBOLİK DEĞERİElbette Senatör El Sayed’in, 250 senelik yerleşik ABD hâkim sınıflarının kurumlarını değiştireceği veya fazlaca etkileyeceği türünden hayaller kurmamaktayız.
Sadece sembolik olarak da olsa, İslam dünyasının en Müslüman deyimlerinden “İnşallah” ve “Elhamdülillah”ın ABD toplumunun en tepesindeki kurum içinde kullanılmış olmasına dikkat çekmekteyiz. Senatör Bernie Sanders, yeni nesil Demokratların ideolojik babası oldu!
Ayrıca Mısır göçmeni El Sayed’in, Arap dünyasında sokaktaki herkesin her gün yüzlerce kez kullandığı “Ya Habibi” terimini, hem de mevcut Başkan Yardımcısı Vance’e hitaben kullanmış olması da dikkate değer görülmelidir. Konuyu bu üç terimden seçim sonuçlarına getirecek olursak; seçim gecesi tartıştığımız, bir Amerikan üniversitesinde finans profesörü olan yeğenimin dediği gibi “piyangodan amorti kazanan yoksul” durumunu da düşünmek gerek.
Mevcut hâliyle Trump’ı yenen Demokrat Parti, zaten iki sene önce de iktidarda idi. Başkan Biden ve yardımcısı Kamala Harris, Gazze ve Ukrayna’daki katliamların organizatörleri durumunda idiler. Ve Biden’ın yönetim ekibi, bugün bile Demokrat Parti’nin siyasetlerine yön veren konumdalar.
Yani zaten iki sene önce alınan piyango biletinin kazandığı “amorti” ödülü, bilete harcanan miktarın aynısı durumunda gibi de düşünülebilir. Çok büyük ihtimalle Demokrat seçmen, galibiyetin verdiği baş dönmesi ile gelecek dört seneyi, daha önceki dört sene gibi geçirip Türkçemizin en güzel deyimlerinden birinin dediğine şahit olacaktır: “Allah fakirin eşeğini önce kaybettirir, sonra da buldurup şükrettirir!”YENİ NESLİ NASIL ÖLÇECEĞİZ?Mevcut durumun tek farkı, Demokratik Sosyalistler adı verilen genç nesil Demokratların varlığı.
Bunu da esas olarak zaten kendisi de Demokrat Partili olmayan ama o parti bünyesinde faaliyet gösteren Senatör Bernie Sanders’ın çabalarına borçlular. Ama daha şimdiden Demokratların 250 senelik “eski kuşak” siyasileri, bu yeni genç ekibe fazla yüz vermemenin mücadelesini yapmaya başladılar.
Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Schumer ile Temsilciler Meclisi Demokrat Grup Lideri Hakeem, eski nesil Demokratların da desteği ile yine yeni Kongre’ye yön vereceğe benziyorlar. Bu durum, Demokrat Parti içinde aynen bizdeki CHP içindeki mücadeleye benzer bir hâl alabilir mi, bunu yakında göreceğiz.
Ama büyük ihtimalle yeni nesil Demokratlar, ellerine geçen bu tarihî fırsatı bir yolunu bulup “heder edeceklerdir”. Çünkü Amerikan hâkim sınıfları o kadar kolaylıkla kurulu düzenlerinden vazgeçip yeni nesle yönetimi hediye etmeyeceklerdir.
Bunu ocak ayından itibaren aşağıdaki konularda Demokratların atacakları adımlara ve alacakları sonuçlara göre ölçmek mümkün olacaktır: Trump’ın azledilmesindeki tutumlarıEpstein dosyalarının raftan indirilmesiTrump ve ailesinin Trump politikalarından elde ettikleri mali kazançlarMısırlı göçmen çocuğu Abdül El Sayed, ABD’nin ilk Müslüman senatörü oldu!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 07 Kasım 2026 21:06 · Kaynak: aydinlik.com.tr