Muğla’da Zeytinyağı Üreticisi Destek Bekliyor
Muğla’da düzenlenen 2026 Yılı Zeytin Sektör Toplantısı’nda, düşen zeytinyağı fiyatları ve artan üretim maliyetleri gündeme taşındı. Muğla Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneği Başkanı Uğur Özen, üreticinin ayakta kalabilmesi için satılan zeytinyağına kilogram başına 50 TL destekleme primi verilmesini istedi.
Toplantıda ayrıca prina ve karasu sorunu, zeytinyağında tağşiş, tesislerin modernizasyonu ve ihracatın geliştirilmesi konuları ele alındı.
Muğla’da zeytin ve zeytinyağı sektörünün mevcut sorunları ile çözüm önerilerinin değerlendirildiği 2026 Yılı Muğla Zeytin Sektör Toplantısı, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, üreticilerin artan maliyetler karşısında yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve zeytinyağı piyasasındaki gelişmeler öne çıktı.
Muğla Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneği Başkanı ve Muğla Ticaret Borsası Meclis Başkanı Uğur Özen, üretim maliyetleri yükselirken zeytinyağı fiyatlarının aynı yönde hareket etmemesinin sektörü zorladığını belirtti. Özen, zeytinyağı üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğine dikkat çekerek üreticilere destekleme primi verilmesi çağrısında bulundu.
Toplantıya Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Yusuf Sarıkaya, AK Parti Muğla milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz, MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, Milas Ziraat Odası Başkan Vekili Akın Kuzyaka, TARİŞ 153 No’lu Milas Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Ahmet Durmaz, TARİŞ yöneticileri ve sektör temsilcileri katıldı.
Çiftçinin Talebi: Kilogram Başına 50 TL Destek Toplantının en dikkat çeken başlığı, zeytinyağı üreticilerine verilmesi istenen destekleme primi oldu. Özen, işçilik, elektrik, akaryakıt, makine bakım ve amortisman giderleri ile vergilerin üreticiler ve sıkım tesisleri üzerindeki yükü artırdığını belirtti.
Mevcut koşullarda zeytinin hasat edilmesinin ve sıkım tesislerinin işletilmesinin ekonomik açıdan giderek zorlaştığını ifade etti.
Özen, yeni üretim sezonunun başlangıcında üreticiye hızlı destek sağlanması gerektiğini vurgulayarak, üretilip satılan zeytinyağı için kilogram başına 50 TL destekleme primi verilmesini talep etti.
Destekleme priminin yalnızca üreticinin gelirini artırmakla kalmayacağını savunan Özen, uygulamanın kayıtlı üretimi de teşvik edeceğini belirtti. Primden yararlanmak isteyen üreticilerin sıkım faturası, müstahsil makbuzu ve borsa tescili gibi belgeleri düzenlemesinin, sektörün kayıt altına alınmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Düşük Fiyatlar Üretimi Tehdit Ediyor Dünya piyasalarındaki gelişmelerin Türkiye’deki zeytinyağı fiyatlarını da etkilediğine dikkat çeken Özen, İspanya’da 2026-2027 sezonu için zeytinyağı üretiminin önceki sezona göre yüzde 23 artarak 1 milyon 602 bin tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Türkiye’de ise sezonluk üretimin yaklaşık 500 bin ton düzeyinde öngörüldüğünü belirtti.
Özen, Türkiye’nin zeytinyağında yeterince markalaşamaması nedeniyle ürününü çoğunlukla toptan pazarlamak zorunda kaldığını savundu. Önceki yıl zeytin ve zeytinyağı ihracatından elde edilen gelirin 260 milyon dolarda kaldığını ve yüzde 62 gerileme yaşandığını ifade etti.
Üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca mevcut sezonla sınırlı kalmayabileceğini belirten Özen, bazı üreticilerin maliyetler nedeniyle zeytinlerini dalında bırakmayı düşündüğünü söyledi. Hasat edilmeyen zeytinlerin ağaçta çürümesinin hastalık ve zararlıların yayılmasına zemin hazırlayabileceğine işaret eden Özen, bunun gelecek yıllardaki üretim kapasitesini de olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
İki fazlı üretim sistemine geçişle birlikte prina ve karasu karışımının işletmeler açısından ekonomik bir yük oluşturduğunu belirten Özen, artan akaryakıt maliyetlerinin özellikle prina fabrikalarına uzak tesisleri zorladığını ifade etti.
Özen, Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalara değinerek Türkiye’deki üretim yapısının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. İtalya’da karasuyun sıkı denetim, kota ve toprak analizleri şartıyla tarım arazilerine kontrollü olarak uygulanabildiğini hatırlatan Özen, ülkemizdeki aile işletmelerinin koşullarına uygun çözümler geliştirilmesini önerdi.
Zeytinyağı Tesislerinde Modernizasyon İhtiyacı Toplantıda, zeytinyağı sıkım tesislerinin kapasitesi ve teknolojik altyapısı da değerlendirildi. Mevcut tesislerde atıl kapasite bulunduğunu savunan Özen, yeni tesis yatırımlarının bölgedeki zeytin ağacı varlığı ve gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak planlanmasını istedi.
Kamu desteklerinin yeni tesis kurulumlarından ziyade mevcut işletmelerin teknolojik altyapısını güçlendirmeye, ürün kalitesini artırmaya ve modern ekipman kullanımını yaygınlaştırmaya yönlendirilmesi gerektiğini belirten Özen; paslanmaz tank, forklift ve uygun zeytin kasası kullanımının önemini vurguladı.
Özellikle zeytinlerin naylon çuvallarda bekletilmesinin kaliteyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Özen, Muğla’daki sıkım tesislerine yönelik özel destek projeleri hazırlanmasını önerdi. Kırsal kalkınma programları, IPARD, KOSGEB ve GEKA aracılığıyla forklift ve zeytin kasası desteği sağlanabileceğini ifade etti.
Zeytinyağında sahteciliğin geçmişinin çok eski dönemlere uzandığını ifade eden Özen, üreticinin korunması ve tüketicinin güvenilir ürüne ulaşabilmesi için etkili denetimlerin önemine dikkat çekti. Konuyla ilgili çözüm geliştirilmesi amacıyla milletvekillerinden destek istedi.
Özen ayrıca, dünya piyasalarında toptan zeytinyağı fiyatlarının düşük seyretmesinin, kaliteli üretim yapan Muğla için uluslararası pazarlarda farklılaşma fırsatı oluşturabileceğini belirtti. Dernek olarak sezon sonrasında Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğiyle ihracat eğitimleri düzenlemeyi planladıklarını kaydetti.
Toplantıda Muğla’nın zeytin varlığı ve sektöre yönelik kamu destekleri hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, il genelinde yaklaşık 20 milyon zeytin ağacı bulunduğunu ve 262 zeytinyağı işletmesinin faaliyet gösterdiğini açıkladı.
Baydar, TÜİK verilerine göre Muğla’nın toplam zeytin ağacı varlığı bakımından Türkiye’de üçüncü, meyve veren ağaç sayısı bakımından ise beşinci sırada yer aldığını belirtti. Üretim, budama, sulama ve hastalıklarla mücadele çalışmalarının sürdüğünü aktaran Baydar, kalite yarışmalarıyla markalaşmanın teşvik edildiğini ve bu çalışmalar sonucunda 52 markanın ortaya çıktığını ifade etti.
GEKA desteğiyle yürütülen proje kapsamında 74 kişiye eğitim verildiğini belirten Baydar, 2026 yılında zeytinyağı tesislerinin rehabilitasyonu, modernizasyonu ve kapasite geliştirmesine yönelik altı projeye yaklaşık 65,6 milyon TL destek sağlandığını söyledi. Baydar ayrıca, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında üreticileri, sulama kooperatiflerini ve sanayicileri kapsayan projeler için toplam 222 milyon TL tutarında protokol imzalandığını bildirdi.
2006-2025 yılları arasında zeytinyağı sektöründeki 39 projeye 28,7 milyon TL hibe verildiğini ve bu projelerle 346 kişilik istihdam oluşturulduğunu kaydetti.
Milletvekillerinden Çözüm İçin Çalışma Mesajı Toplantıya katılan AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, sektör temsilcilerinin sorunlarının ilgili bakanlıklara iletilmesi amacıyla görüşmeler yaptıklarını belirtti. Tarım ve Orman, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarındaki bakan yardımcılarıyla görüşerek sorunlar hakkında ön bilgi aldıklarını ifade etti.
AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz ise özellikle Seydikemer ve Fethiye çevresindeki zeytinyağı fabrikalarının yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Üretim girdilerinin yüksekliğine ve zeytinyağı fiyatlarının düşüklüğüne değinen Otgöz, çiftçinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı.
Sektörün beklentisi sürdürülebilir üretim Muğla’da gerçekleştirilen toplantıda dile getirilen sorunlar, zeytinyağı sektörünün yalnızca üretim miktarıyla değil; maliyetler, satış fiyatları, atık yönetimi, teknoloji, kalite, markalaşma ve ihracat başlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Üreticinin gelir kaybının önlenmesi, zeytinliklerin ekonomik değerini koruması ve sıkım tesislerinin faaliyetlerini sürdürebilmesi için destekleme primi talebi öne çıkarken, sektör temsilcileri kamu kurumlarıyla iş birliğinin önemini vurguladı.

Kategori: Tarım
Yayın: 26 Ekim 2026 08:54 · Kaynak: habermilas.com