Çay tutkunlarına müjde: Doğru tüketilen çay kalp sağlığını koruyor!
- Yıllardır yanlış tüketim alışkanlıklarının zararlarıyla gündeme gelen çay, bu kez yüz güldüren bir araştırmayla karşımızda
- İsveç merkezli Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırma ile çayın kalp ve damar hastalıkları üzerinde etkileri masaya yatırıldı
Sedef BATI
Çay, geleneksel kültürümüzün vazgeçilmezi ve baş tacımız. Bizim için çay sadece bir içecek değil, aynı zamanda dostluğun, sohbetin ve günlük yaşamın en büyük anlamlarından biri ancak dönem dönem siyah çayın zararlarına ya da olumsuz etkilerine dair endişe yaratan haberler de gündeme geliyor.
İsveç merkezli Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan son araştırma ise bu ezberleri bozarak yüzleri güldürdü:
Yaklaşık yarım milyon insanın (485 binden fazla) 10 yıla yakın bir süreyle izlendiği geniş çaplı bu analiz, haftada en az üç gün çay tüketen bireylerde damar sağlığı problemlerine yakalanma ihtimalinin yüzde 11 oranında azaldığını gösterdi.
Araştırma; özellikle siyah ve ideal kıvamda demlenmiş çayın koruyucu etkilerini öne çıkarırken, çok yüksek sıcaklıkta (yanıcı derecede sıcak) içilen çayların ise tehlikeyi artırabildiğine dikkat çekti.
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kardiyoloji bölümünden Doç. Dr. Asim Enhoş ile hem bu araştırmanın detaylarını konuştuk hem de siyah çayın kalbe etkilerini tüm yönleriyle mercek altına aldık.
Bir kardiyolog gözüyle siyah çaya karşı yaklaşımınız nedir? Gerçekten çay kalbe iyi gelir mi?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Poliklinikte bana en sık sorulan sorulardan biri: "Hocam, çay kalbe dokunur mu?" Journal of Internal Medicine'da yayımlanan çalışma bu soruyu yeniden gündeme getirdi. 485 binden fazla yetişkinin yaklaşık 9 yıl izlendiği araştırmada, haftada en az üç gün çay içenlerde damar hastalığı riski yaklaşık yüzde 11 daha düşük bulundu.
Önce küçük ama önemli bir düzeltme: Dergi İsveç merkezli olsa da çalışma İsveçlilerle değil, 30-79 yaş arası Çinli yetişkinlerle yapıldı. Ayrıca bu bir gözlem çalışması. Çay içenlerin daha sağlıklı olduğunu gösteriyor, ama bunun nedeninin çay olduğunu kanıtlamıyor.
Çay alışkanlıkları ve çayın sıcaklığı da katılımcıların kendi beyanına dayanıyor. O yüzden cevapları bu çerçevede okumanızı rica ederim.
Siyah çaydaki hangi maddeler damarları koruyor olabilir?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Olası fayda, polifenol ve flavonoid adı verilen bitkisel bileşiklerden geliyor. Bu maddeler antioksidan ve iltihap karşıtı özellikleriyle damar işlevini destekleyebiliyor.
Siyah çaya özgü olanlar teaflavinler ve tearubiginlerdir. Çay yaprağı fermente edilirken oluşurlar ve deme o kızıl rengi verirler. Bunlara kuersetin gibi flavonoller de eşlik eder. Küçük klinik çalışmalarda siyah çayın damar iç yüzeyinin genişleme yeteneğini iyileştirdiği görüldü. Tansiyonda da birkaç birimlik mütevazı bir düşüş bildirildi.
Aşırı sıcak çay kalbe doğrudan zarar verir mi?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Çalışmanın bize en çok dokunan bulgusu bu. Çayı düzenli olarak "yakıcı sıcak" içenlerde damar hastalığı riski, düzenli çay içmeyenlere göre yüzde 16 daha yüksekti. Oda sıcaklığında ya da sıcak ama yakmayan çay içenlerde ise risk belirgin şekilde düşüktü.
Ancak çok sıcak çayın kalbe doğrudan zarar verdiğini gösteren bir mekanizma henüz kanıtlanmış değil. İki olasılık öne çıkıyor: Tekrarlayan ısı hasarının vücutta süregen bir iltihaplanmaya yol açması ve çok sıcak çay sevenlerin başka yaşam alışkanlıklarının da farklı olması.
Kesin bildiğimiz risk ise yemek borusunda. Dünya Sağlık Örgütü'nün kanser ajansı IARC, 65 derecenin üzerindeki içecekleri "muhtemelen kanser yapıcı" grubuna koyuyor. Demlikten yeni dökülmüş ince belli bardaktaki çay çoğu zaman bu sınırın üzerindedir.
Çözüm basit: Bardağı doldurun, rahatça yudumlanacak hale gelene kadar birkaç dakika bekleyin.
Günde 6-8 bardak; tansiyon veya ritim bozukluğu olanlar için risk mi? Bu miktar aşılırsa ne olur?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Çalışmada en düşük risk günde yaklaşık 6-8 fincanda görüldü, bunun üzerinde risk yeniden artmaya başladı. Ama fincan boyutu standart değildi ve tüketim beyana dayanıyordu. Yani bu rakam bir hedef değil.
Kafein: Bir ince belli bardak (yaklaşık 100 ml), demine göre kabaca 20-45 mg kafein içerir. 6-8 bardak çoğu kişide 150-300 mg eder. Bu, sağlıklı yetişkinler için kabul gören günlük 400 mg sınırının altındadır. Koyu dem ve büyük bardakla bu sınıra hızla yaklaşılır.
Tansiyon: Kafein, alışık olmayanlarda tansiyonu geçici olarak birkaç birim yükseltebilir. Düzenli içenlerde vücut bu etkiye alışır. Tansiyonu kontrol altında olmayanlar, ölçümden hemen önce çay içmemeli.
Ritim bozukluğu: Ilımlı kafeinin atriyal fibrilasyon riskini artırmadığını gösteren çalışmalar var. Yine de çarpıntısı çayla tetiklenen kişi miktarı azaltmalı.
Gözden kaçan risk, şeker: Bardak başına 1-2 kesme şeker, sekiz bardakta 30-60 gram ilave şeker demektir. Bu, çaydan beklenen faydayı silebilir.
Siyah çay neden yeşil çaya göre daha tutarlı göründü?
Doç. Dr. Asim Enhoş: İkisi de aynı bitkiden, Camellia sinensis'ten gelir. Farkı işlenme yöntemi yaratır ve ortaya farklı polifenol bileşimleri çıkar. Bu çalışmada siyah çay daha çok damar hastalığında daha tutarlı bir ilişki gösterdi, ama yeşil çayda da fayda görüldü.
Olası nedenler şunlar: Siyah çaya özgü teaflavinlerin damar üzerindeki etkisi, iki grubun yaşadığı bölge ve yaşam tarzı farkları ve grupların büyüklüğü. Bu sonuç "yeşil çay işe yaramaz" anlamına gelmez. Bizim için iyi haber ise şu: Türkiye'de içtiğimiz çay zaten siyah çay.
Çay, kan sulandırıcı veya tansiyon ilaçlarıyla etkileşir mi?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Normal miktarda demlenmiş siyah çayın kalp ilaçlarıyla önemli bir etkileşimi nadirdir. Yine de bilinmesi gereken birkaç nokta var:
Varfarin (Coumadin): Kuru çay yaprağı K vitamini içerir, demlenmiş çayda bu miktar düşüktür. Asıl önemli olan tüketimi aniden değiştirmemektir. Çok yüksek miktarda yeşil çay ve yeşil çay ekstresi takviyeleriyle INR değişiklikleri bildirilmiştir.
Beta blokerler: Yeşil çayın nadolol adlı ilacın emilimini belirgin şekilde azalttığı gösterilmiştir. Diğer beta blokerler için güçlü veri yoktur.
Demir ilacı: Çay, bitkisel kaynaklı demirin emilimini azaltır. Kalp yetmezliği veya kansızlık nedeniyle demir kullananlar, ilacı çaydan 1-2 saat uzak almalıdır.
Yeni nesil kan sulandırıcılar, ACE inhibitörleri, kalsiyum kanal blokerleri: Çayla bilinen önemli bir etkileşimleri yoktur.
Bardaktaki çay ile kapsüldeki yoğun çay ekstresi aynı şey değildir. Bitkisel takviye başlamadan önce mutlaka hekiminize danışın.
Bir kardiyolog olarak "Kalbiniz için günde şu kadar çay için" diyebilir misiniz?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Reçete yazar gibi, hayır. Çay içmeyen birine "Kalbin için çay içmeye başla" demem; bu tür gözlem çalışmaları buna yetecek kanıt sunmuyor. Günde 6-8 bardak da herkes için bir hedef değil.
Ama çay seven hastalarıma "bırak" da demiyorum. Önerim şu: Çayınızı şekersiz ya da az şekerli için, ılıtarak için, orta demde tutun ve akşam saatlerinde azaltın. Kalbinizi asıl koruyan şeylerin sigarayı bırakmak, düzenli hareket etmek, tansiyonu ve kolesterolü kontrol altında tutmak ve dengeli beslenmek olduğunu da unutmayın.
Çok koyu veya çok açık demlemenin kalp-damar sağlığına etkisi nedir?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Çalışmada orta yoğunlukta demlenmiş çay daha düşük riskle ilişkiliydi. Çok koyu demde kafein ve tanen artar. Bu da çarpıntı, uykusuzluk, mide şikâyeti ve demir emiliminde azalma demektir. Demlikte saatlerce bekleyen çay acılaşır ve daha çok şekerle içilir.
Çok açık çayda ise faydalı polifenollerin miktarı düşüktür, beklenen fayda azalabilir. Kısacası, ölçü "tavşan kanı".
Kalp ve tansiyon hastaları için güvenli bir günlük limit var mı?
Doç. Dr. Asim Enhoş: Çaya özgü resmi bir limit yok; pratikte kafeini referans alıyoruz. Sağlıklı yetişkinler için günde 400 mg'a kadar kafein güvenli kabul ediliyor. Hassas kişilerde daha düşük bir hedef mantıklı. Kabaca orta demde 4-6 ince belli bardak çoğu kişi için makul bir aralıktır.
Şu durumlarda çay miktarınızı hekiminizle konuşup sınırlamanız gerekir:
Kalp yetmezliği ve sıvı kısıtlaması: Çay da sıvıdır ve günlük sıvı hesabınıza girer. En sık atlanan nokta budur.
Çayla tetiklenen çarpıntı veya ritim bozukluğu
Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon
Uykusuzluk: Kötü uyku tansiyonu da kötüleştirir.
Kansızlık veya demir tedavisi
Böbrek taşı öyküsü: Çay oksalat içerir.
Gebelik: Günlük kafeinin 200 mg'ı aşmaması önerilir.
Son söz
Ilık, orta demli ve az şekerli günlük çay, kalp sağlığına zarar vermeyen ve muhtemelen hafifçe destekleyen bir alışkanlık gibi görünüyor. Dudak yakan, çok koyu ve şekerli çay ise bu tablonun dışında kalıyor. Afiyet olsun, ama bardağı doldurduktan sonra biraz bekleyin.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 31 Ekim 2026 06:44 · Kaynak: ekonomim.com