Hatimoğulları’ndan ‘süreç’ değerlendirmesi: ‘Silahsızlanma komisyonunun İmralı’da görüşmeler yapması lazım’
- Konferansa katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürece dair değerlendirmelerde bulundu
Türksat: 4A Frekans: 12457,5 Sembol: 30000 Polarizasyon: V(Dikey) FEC: 2/3
İmralı’daki yeni konutun siyasi bir anlamı olması gerektiğinin altını çizen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, silahsızlanma alt komisyonunu kimlerden oluşacağının netleştiğini ama sürecin ilerletilmediğini söyledi. Alt komisyon üyelerinin hızla İmralı’ya gitmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, iktidarın somut adım atmadığını ve süreçte tıkanıklığın aşılamadığını ifade etti.
Haber Merkezi Yayınlanma: 2 Kasım 2026 10:05 Güncellenme: 2 Kasım 2026 10:06 Farklı siyasi birikim ve mücadele deneyimine sahip çok sayıda kadının bir araya gelerek ülke gündemine dair tartışma yürüttüğü “Kadınlar yan yana geleceği konuşuyor” konferansı, iki gün süren tartışmalarla sona erdi.
Konferansa katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürece dair değerlendirmelerde bulundu.
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da bir konuta geçmesine ilişkin tartışmaların magazinel boyutunun değil siyasi anlamının üzerinde durulması gerektiğinin altını çizen Hatimoğullar, süreçteki tıkanıklığın hâlâ aşılmadığını belirterek “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun fiilen kimler tarafından oluşturulacağı netleşmiş. Hatta çoğunun ismi de netleşmiş.
Bu komisyonun gidip İmralı’da görüşmeleri yapması lazım. Komisyon İmralı’nın dışında, komisyonun koordinatörü de İmralı’da. Böyle bir komisyon çalışması olmaz ki” ifadelerini kullandı.
Sürecin ilerlemesi için çabaların somutlaşması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, çerçeve yasanın uygulanmasının MGK kararına bağlanmasını eleştirerek “İktidar bir türlü adım atmıyor… Müzakerede, müzakere masasında konuşulanlar da hayata geçmiyor. Dolayısıyla bu konuttan sonra bu tıkanıklıklar aşıldı diyemiyoruz.
Aşılsın diye uğraşıyoruz. Aşılsın diye çabalıyoruz. Bu çaba bizden de doğru bir çabadır. Bu çaba Sayın Öcalan’dan doğru da bir çabadır. DEM Parti olarak da çaba içindeyiz” dedi.
“Özlenen Türkiye tablosunu bu salonda görebildik”
Kadınların gerçekleştirdikleri konferansla tarihi bir işe imza attıklarını söyleyen Tülay Hatimoğulları, “Bu iki günlük süre içerisinde duygusu inanılmaz güzel, hepimize çok iyi gelen bir konferanstı. Aynı zamanda siyasi mesajları son derece güçlüydü çünkü Türkiye’de özellikle Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin konuşulduğu böylesi bir dönemde kadınların barışın harcında en önemli yapı taşı olduğunu biliriz.
Ne yazık ki kadınlar özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşan komisyonda olsun ya da mevcut olan iktidarın ya da devletin mekanizmalarında yok. Kadınlarla DEM Parti olarak bu süreci yürütürken sürekli temas içinde yürütüyoruz.
Doğrudan birlikte yürütüyoruz. Ama DEM Parti dışına baktığımızda kadınların barışın inşası sürecinde yer almasıyla ilgili diğer siyasi partilerden ve iktidardan doğru adeta kadınları dışında tutmaya çalışan adımlar görüyoruz.
Bu doğru değil. Özellikle bugünkü konferansta kadınların farklılıklarımızla nasıl bir arada yaşayabileceğimize dair muazzam mesaj verdi. Özlenen Türkiye tablosunun kendisini bu salonda görebildik, görebiliyoruz. Bunun Türkiye’nin her yerinde yaşam bulması için kadınlar yan yana geliyor ve geleceğini konuşuyor.
Kadınlar geleceğini konuşurken elbette Türkiye’de barış nasıl inşa edilmeli? Burada kadınların rolü ve misyonu ne olmalı? Onu da konuşuyor” ifadelerini kullandı.
“Sadece eleştiren değil, inşa eden iradeyi ortaya çıkaran bir konferans”
Kadınların barış sürecinin öznesi olduğunu ve daha fazla nasıl özneleşebileceğinin tartışılması gerektiğini dile getiren Tülay Hatimoğulları, konferansın “ekonomik adaletsizlik” başlığına dikkat çekti. Tülay Hatimoğulları, “Milyonlarca yurttaşımız açlıkla yüz yüze ve güvencesiz.
Türkiye’nin en temel meselelerinden biri açlık ve yoksulluk. Ekonomik adaletin olmadığı yerde bir cinsiyet eşitliğinden yeterince bahsedemiyoruz. Yine adaletin olmadığı bir yerde gerçekten adil bir barıştan bahsetmek çok zor.
O bakımdan adalet mücadelesi kapitalizme karşı yürütülen antikapitalist mücadelenin barışla kurduğu köprüler neler olmalı, kadınlar bu konuda çok önemli vurgular yaptı. Cinsiyet eşitliği vurgusunun eşit yurttaşlık hakkı tanımında iç içeleşen, harmanlanan bir eşit yurttaşlık tartışmasının olması gerektiğini vurguladı.
Hem kadın hareketinin hem eşit yurttaşlık tartışması nerede yürütülecekse yürütülsün bu tartışma çok önemli. İster başın açık bir kadın ol, istersen başın kapalı, istersen Sünni ol ister Alevi, ister Hristiyan, istersen Türk ol, Kürt ol, Laz ol, Çerkez ol, istersen Arap ol yani bütün farklı halklardan ve inançlardan kadınların bir ortak faydası var.
Kadın olmaktan kaynaklı yaşadığımız sorunlar, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve cinsiyet eşitsizliği. Konferans salonundaki tablo bence son derece iddialı, Türkiye’ye pozitif mesaj veren ve sadece eleştiren değil inşa eden bir iradeyi ortaya çıkarmayı hedefleyen bir konferans.
Bu bakımdan da ben burada olduğum için de çok mutluyum. Bize de çok şey kattı” diye belirtti.
“Öcalan’ın yeni konuta taşınmış olması tek başına yeterli değil”
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar’ın, “Sayın Öcalan İmralı’da yapılan yeni yere geçti. Sayın Öcalan’ın oraya geçmeyi kabul etmesi hızlanmayı gerektirir” açıklamasına dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, “Sayın Abdullah Öcalan’ın, yeni yapılmış olan konuta taşındığı bilgisi bizlere de ulaştı.
Sayın Mithat Sancar, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi bunu da resmi bir şekilde de dün açıkladı. Konut tartışması magazinel şekilde yürütüldü. Bu son derece sürece zarar veren bir tartışmadır. Sonuçta Sayın Öcalan’ın yeni konuta taşınmış olması tek başına yeterli değil, bunun güçlendirilmesi gerekir.
Taşınmak yetmiyor. Sayın Öcalan da zaten, uzunca bir zamandır o konut bittiği halde bir tavır ortaya koydu ve oraya taşınmadı. ‘Benim amacım eski bir hapishaneden yeni bir hapishaneye girmek değil’ dedi. Yani onun amacı yeniden duvarların içine girmek değil” dedi.
“Yeni konutun siyasi bir anlamı olmalıdır”
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Hatimoğulları, “yeni konut” tartışmalarının siyasi anlamı olması gerektiğine vurgu yaparak şöyle devam etti:
“Bu süreç Sayın Öcalan ile yürütülüyor ve yeni konut demek aslında müzakere ve diyalog sürecinin daha da güçlendirilmesi için Sayın Öcalan’ın özgür çalışabileceği, yaşayabileceği koşulların oluşması demektir. Bu taşınmanın ya da yeni konutun tam anlamı budur.
Bir siyasi anlamı olmalıdır. Sayın Öcalan taşınırken de zaten bu siyasi anlamı güçlendirmek için oraya taşınmıştır. Bundan sonra beklenen şu, Sayın Öcalan Türkiye’deki aydınlarla, gazetecilerle, akademisyenlerle, hukukçularla, siyasi partilerle görüşmek istiyor. Bu görüşmeler olmayacaksa yeni bir hapishane ihtiyacı da yoktu.
“Silahsızlanma alt komisyonunun kimler tarafından oluşturulacağı netleşmiş”
Buradaki mesele siyasal anlamda yürütülecek olan görüşmelerin hızlanması ve çerçeve yasa kapsamında Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde oluşturulan koordinasyonun durumu. Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nun fiilen kimler tarafından oluşturulacağı netleşmiş.
Hatta çoğunun ismi de netleşmiş. Bu komisyonun gidip İmralı’da görüşmeleri yapması lazım. Komisyon İmralı’nın dışında, komisyonun koordinatörü de İmralı’da. Böyle bir komisyon çalışması olmaz ki. Dolayısıyla bu heyetin yani bu komisyonun mutlaka en acil şekilde adaya gitmesi gerekiyor.
Sayın Öcalan’ın DEM Parti’nin Eş Genel Başkanları ve MYK üyelerimizle görüşme talebi vardı. Bizim de talebimiz vardı uzun bir zamandır. Bu dahi gerçekleştirilmedi şu ana kadar. Dolayısıyla bu taşınma meselesinin siyasal anlamıyla buluşması gerekir ki hakikaten sürece bir katkı sağlasın ve süreç ilerletirsin.
Bundan sonraki zamanlarda bu siyasi amaca uygun bir biçimde bu konut böyle bir işlev görür diye ümit ediyoruz. Görmesi gerektiğinin de altını ısrarla çiziyoruz.”
Tülay Hatimoğulları, sürece dair yaşandığı belirtilen tıkanma ve durağanlığın “yeni konut” ile birlikte aşılıp aşılmayacağı sorusuna, devlet ve iktidardan doğru yapılan açıklamalar, atılan adımlara bakıldığında bu gelişmenin yeni bir ivme yaratmayacağını ifade etti. Bugüne kadar Meclis’te oluşturulan komisyon ve çerçeve yasa dışında adım atılmadığına değinen Tülay Hatimoğulları, “Çerçeve yasa da uygulanmıyor.
Milli Güvenlik Kurulu kararına bağlandı. Bu da büyük bir hataydı. Biz her ne kadar DEM Parti olarak parlamentoda yasa taslağını gördükten sonra bunun değiştirilmesi için ısrar ettiysek de bu konudaki ısrar bir karşılık bulmadı.
Şimdi teyit tespit raporu ve MGK kararı bekleniyor değil mi? Mesela bunlar neden yapılmıyor? Hareket 8 Ekim’de son derece önemli bir açıklama yaptı. Bu açıklama normal bir basın açıklaması değil. Tam olarak bir rapor niteliğindeydi ve bütün bunlar olduğu halde iktidar bir türlü adım atmıyor.
Burada net olarak şunu söyleyebilirim. Oyalıyor. Bir şeyleri oyalıyor. Kendi kafasında bir takvimi var. O takvimini biz bilmiyoruz. Müzakerede, müzakere masasında konuşulanları da hayata geçirmiyor. Dolayısıyla bu konuttan sonra bu tıkanıklıklar aşıldı diyemiyoruz.
Aşılsın diye uğraşıyoruz. Aşılsın diye çabalıyoruz. Bu çaba bizden de doğru bir çabadır. Bu çaba Sayın Öcalan’dan doğru da bir çabadır. DEM Parti olarak da çaba içindeyiz” sözleriyle bu oyalama halinin sürece olan inançsızlığı derinleştirdiğini belirtti.
“İktidarın sürece samimiyetini ortaya koyacaksa toplumun buna olan inancını arttıracak hamleler olmalı ve adımlar atılmalı” diyen Tülay Hatimoğulları, sürecin ilerletilmesi adına verilmesi gereken somut çabalara vurgu yaptı. (MA)
İlke TV'yi, Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İlke TV’nin özel haberlerini ve güncel gelişmeleri anında takip etmek için tıklayarak WhatsApp kanalımıza abone olabilirsiniz.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Kars/Digor
Yayın: 02 Kasım 2026 07:07 · Kaynak: ilketv.com.tr