32. sanat yılında 32. kişisel sergi: Lütfü Kaplanoğlu’nun doğa, zaman ve insanın iç dünyasını buluşturduğu “Arya”, Artmahall’de açıldı
- Lütfü Kaplanoğlu’nun sanat yaşamındaki 32
- kişisel sergisi “ARYA”, Artmahall’de sanatseverlerle buluştu
Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun sanat yaşamındaki 32. yılında gerçekleştirdiği 32. kişisel sergisi “ARYA”, Artmahall’de sanatseverlerle buluştu. Kaplanoğlu’nun son dönem çalışmalarını Dr. Derya Aydoğan küratörlüğünde bir araya getiren sergi, doğa, zaman ve insanın kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkiyi resimler üzerinden ele alıyor.
Resimlerdeki sessizlik, duruş ve bakış, “arya” kavramıyla buluşarak insanın kendi iç sesini yeniden duyabileceği bir alan açıyor. “ARYA” sergisi, 13 Aralık’a kadar Kabataş’ta bulunan Artmahall’de ziyaretçilerini bekliyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi ve sanatçı Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun son dönem çalışmalarından oluşan serginin küratörlüğünü, aynı fakültede öğretim üyesi olan Dr. Derya Aydoğan üstleniyor.
Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirdiği kişisel ve karma sergiler ile yürüttüğü uluslararası sanat projeleriyle tanınan Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu, “ARYA” da insanın doğa, zaman ve kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkiye odaklanıyor.
Müzikte arya, anlatının akışı içinde tek bir sesin öne çıktığı, duygunun yoğunlaştığı ve zamanın genişlediği bir bölümü ifade ediyor. Sergide bu kavram, dış dünyanın hızından uzaklaşarak insanın kendi ritmine, iç sesine ve öznel zamanına yönelişinin metaforuna dönüşüyor.
Kaplanoğlu’nun son dönem resimlerinde masalsı görünümler taşıyan manzaralar ile yüzünü izleyiciye göstermeyen figürler öne çıkıyor. Doğanın içinde konumlanan bu figürler, güncel yaşamın hız, sahip olma ve sürekli üretme baskısından uzaklaşarak başka bir zamansallığın içine yerleşiyor.
Resimlerdeki sessizlik, duruş ve bakış, serginin adını taşıyan “arya” kavramıyla buluşarak insanın kendi iç sesini yeniden duyabileceği bir alan açıyor. Böylece “ARYA”, insanın çevresini dönüştürürken kendi doğasından ne ölçüde uzaklaştığını sorgulayan; daha yalın, daha içsel ve daha sahici bir varoluş ihtimalinin izini süren bir sergi olarak şekilleniyor.
Dr. Derya Aydoğan, Kaplanoğlu’nun resimsel dünyasını şu sözlerle ifade ediyor: “Mutasyona uğrattığımız dünya, Lütfü Kaplanoğlu’nun resimlerinde katıksız hâlini geri alarak insanı sonsuz bir aryanın ritminde kendi öz âlemine kavuşturuyor.”
“ARYA” nın kavramsal çerçevesi, çalışma, oyun, yaratıcılık ve insanın kendi zamanına sahip olma ihtiyacı etrafında genişliyor. Sergi metni, Johan Huizinga’nın “Oyun kültürden daha eskidir” yaklaşımı ile Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı’nda tartışmaya açtığı çalışma anlayışından hareket ediyor.
Huizinga’nın oyun kavramı, insanın yaratıcı ve özgür alanına işaret ederken Lafargue, çalışmanın yaşamı kuşatan bir tutku ve ahlaki ölçüte dönüşmesini eleştiriyor. Bu iki düşünsel hat, “ARYA” da insanın kendi ritmine, yaratıcı itkisine ve yaşam gücüne yeniden alan açma arayışıyla buluşuyor.
Sanat da bu bağlamda insanın kendi zamanını kurabildiği, düşünceyi ve yaratıcı enerjiyi özgürleştiren bir alan olarak beliriyor.
Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun sanatsal yaklaşımında doğa, insanla karşılıklı enerji alışverişine imkân tanıyan canlı bir diyalog alanı olarak öne çıkıyor. Günümüz dünyasının hız ve sahip olma arzusu üzerinden kurduğu düzen ise bu geçirgenliği kesintiye uğratarak insanı kendi varoluşundan uzaklaştırıyor.
“ARYA” da yer alan resimlerde doğa, figür ve renk arasındaki ilişki bu mesafeyi yeniden düşünmeye açıyor. Manzara, yalnızca bakılan bir çevre olmaktan çıkarak insanın kendi iç dünyasına geçebildiği bir eşik hâline geliyor.
Kaplanoğlu’nun üretim süreci de serginin düşünsel yapısıyla kesişen kolektif bir karakter taşıyor. Sanatçının atölyesi ve resimlerine özel olarak kullandığı sergileme alanı; ziyaretçiler, fikirler ve üretim süreci arasında sürekli bir karşılaşma zemini oluşturuyor.
Sanatçının üretim sırasında deneyimlediği yoğunlaşma hâli, çevresindeki insan varlığı, paylaşılan düşünceler ve ortak enerjiden besleniyor. Bu yaklaşım, “ARYA” nın önerdiği içe dönüşü yalnızlığa kapanan bir süreçten çıkararak insanın kendisiyle, doğayla ve başkalarıyla yeniden ilişki kurabildiği bir deneyime dönüştürüyor.
Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu’nun “ARYA” başlıklı sergisi, 23 Ekim – 13 Aralık 2026 tarihlerinde 13.00-19.00 saatleri arasında Kabataş’ta yer alan Artmahall’de ziyaret edilebilir.
Sanat yaşamı boyunca 200’ün üzerinde ulusal ve uluslararası karma sergiye katılan Prof. Dr. Lütfü Kaplanoğlu, Türkiye’nin yanı sıra Danimarka, İspanya, İtalya, Makedonya ve Kanada’da, ayrıca Londra’da gerçekleştirdiği sergilerle çalışmalarını uluslararası sanat ortamına taşıdı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı destekleriyle uluslararası sanat projeleri yürüten Kaplanoğlu, akademik çalışmalarını BAP ve TÜBİTAK projeleriyle sürdürüyor. Sanatçı, üretimlerine ve disiplinlerarası diyaloglarına ise İstanbul Kabataş’ta bulunan ve resimlerine özel bir gösteri alanı olarak tasarladığı Artmahall’de devam ediyor.
Bilgi için: instagram.com/lutfukaplanoglu
Kategoriler Etkinlik Kapağımı Kapatın Lütfen, kayboluş ve yeniden kendini bulma üzerine dokunaklı, sarsıcı ve unutulmaz bir hikaye Çetin Türkyılmaz’dan “Sanat Felsefesi – Bir Etkinlik Olarak Sanat Nedir?” Ders 101’de Gülten Akın doğum gününde anılıyor Livera Düşünce Buluşmaları’nın ikincisinde McKenzie Wark’un sarsıcı eseri Örümcekler İçin Felsefe üz... Aydın Çubukçu bugün 18.00'de canlı yayında İzmir Öykü Günleri 16-17 şubat arasında Pera Müzesi yazar sohbetleri Pınar Öğünç ve Beliz Güçbilmez'le devam ediyor Kitap Kurtları Kulübü Buluşmaları mart konuğu Ertürk Akşun Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Adıyaman/Gerger
Yayın: 01 Kasım 2026 06:00 · Kaynak: edebiyathaber.net