Habermetrik
← Ana Sayfa
Yozgat/çekerek 30 Ekim 2026 10:47 · Güncelleme 10:49
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Bilecikli Diyetisyen Ayşegül Karakaş’tan Beslenme Uyarısı: “Her Popüler Diyet Sağlıklı Değil”

Bilecikli Diyetisyen Ayşegül Karakaş’tan Beslenme Uyarısı: “Her Popüler Diyet Sağlıklı Değil”
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Haberler Köşe Yazıları Bilecikli Diyetisyen Ayşegül Karakaş’tan Beslenme Uyarısı: “Her Popüler Diyet Sağlıklı Değil” Bilecikli Diyetisyen Ayşegül Karakaş’tan Beslenme Uyarısı: “Her Popüler Diyet Sağlıklı Değil” Gökay Şimşek tarafından yayınlandı 30 Ekim 2026, 13:42 yayınlandı google Google'da 0 Paylaş Beğen Sosyal medyada hızla yayılan beslenme önerileri, protein ağırlıklı diyetler, detoks programları, glutensiz ürünler ve takviye edici gıdalar sağlıklı yaşam arayışının gündeminde yer alıyor. Diyetisyen Ayşegül Karakaş, beslenmede popülerlikten çok bilimsel kanıtların esas alınması gerektiğine dikkat çekerek, “Sağlıklı beslenmek, her yeni trendi takip etmek değil; kişinin kendi ihtiyaçlarına uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Günümüzde sosyal medya platformlarında paylaşılan beslenme tavsiyeleri, kısa sürede geniş kitlelere ulaşırken doğru bilgi ile yanıltıcı iddiaları birbirinden ayırmak giderek daha önemli hâle geliyor. Bir dönem protein ağırlıklı beslenme öne çıkarken başka bir dönemde detoks programları, glutensiz ürünler, şekersiz gıdalar ve çeşitli besin takviyeleri sağlıklı yaşamın vazgeçilmezleri olarak sunulabiliyor.

Beslenme alanındaki bu eğilimleri değerlendiren Diyetisyen Ayşegül Karakaş, her popüler önerinin bilimsel açıdan doğru veya herkes için uygun olmadığını belirterek, bireylerin beslenme tercihlerini sosyal medya trendlerine göre değil, kişisel ihtiyaçlarına ve güvenilir bilimsel bilgilere göre şekillendirmesi gerektiğini vurguladı.

“Protein tüketiminde önemli olan miktar kadar denge” Son yıllarda protein içeren ürünlerin çeşitlenmesi ve yüksek proteinli beslenme modellerinin yaygınlaşması, protein tüketimini gündemin öne çıkan konularından biri hâline getirdi. Protein barlardan proteinli içeceklere kadar pek çok ürün, sağlıklı yaşam ve formda kalma hedefleriyle tüketicilere sunuluyor.

Proteinin vücut için temel besin ögelerinden biri olduğunu belirten Diyetisyen Ayşegül Karakaş, protein ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğine dikkat çekti.

Karakaş, “Protein; kasların korunması, dokuların onarılması ve vücudun birçok yaşamsal işlevinin yerine getirilmesi açısından önemlidir. Ancak burada asıl mesele, mümkün olduğunca fazla protein tüketmek değil, kişinin ihtiyacı kadar protein almasıdır.

Yaş, fiziksel aktivite düzeyi, vücut ağırlığı ve sağlık durumu bu ihtiyacı etkiler. Dengeli bir beslenme düzeninde yumurta, süt ve süt ürünleri, et, balık ve kuru baklagiller gibi kaynaklardan yararlanılabilir. Her bireyin mutlaka protein tozu kullanması gerektiği düşüncesi doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadaki beslenme tavsiyelerine dikkat Beslenme konusunda bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak bilgi kirliliğinin de aynı ölçüde arttığını belirten Karakaş, sosyal medyada çok sayıda kişi tarafından paylaşılan bir önerinin bilimsel gerçek olarak kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.

Bir kişinin belirli bir beslenme programıyla kilo vermesinin, aynı programın herkeste aynı sonucu vereceği anlamına gelmediğini ifade eden Karakaş, beslenme tavsiyelerinin kaynağının ve bilimsel dayanağının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Karakaş, “Bir içeriğin çok izlenmesi veya çok paylaşılması, onun bilimsel açıdan doğru olduğunu göstermez. Özellikle kısa sürede kesin sonuç vadeden, bütün sağlık sorunlarına tek bir çözüm sunduğunu iddia eden veya insanları belirli ürünleri satın almaya yönlendiren paylaşımlara karşı dikkatli olunmalı.

Beslenme bilgisi değerlendirilirken paylaşımı yapan kişinin yetkinliği, bilimsel kaynakların güvenilirliği ve önerinin kimler için geçerli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.

Özel içecekler, yalnızca sıvı tüketimine dayalı programlar ve kısa süreli kısıtlayıcı uygulamaların vücudu toksinlerden arındırdığı yönündeki iddiaların dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Karakaş, vücudun atık maddelerin uzaklaştırılmasında görev alan doğal sistemlere sahip olduğunu hatırlattı.

Karakaş, “Sağlıklı bir bireyin vücudunu arındırmak amacıyla özel bir detoks programı uygulaması gerektiğini gösteren güçlü bilimsel kanıtlar bulunmuyor. Karaciğer ve böbrekler başta olmak üzere vücudumuzdaki sistemler bu süreçte önemli görevler üstleniyor.

Bunun yerine yeterli su tüketmek, liften zengin beslenmek, sebze ve meyvelere yer vermek, düzenli hareket etmek ve yeterli uyumak çok daha anlamlı bir yaklaşım. Sağlıklı yaşam, birkaç gün süren kısıtlamalardan çok, günlük alışkanlıklarla desteklenir” değerlendirmesinde bulundu.

Glutensiz ve şekersiz ürünler her zaman daha sağlıklı değil Glutensiz beslenmenin ve şekersiz ürünlerin tüketiminin giderek yaygınlaşması, bu ürünlerin herkes için gerekli olup olmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor.

Glutensiz beslenmenin çölyak hastalığı bulunan kişiler için zorunlu olduğunu belirten Karakaş, tıbbi bir gereklilik bulunmadığı sürece herkesin gluteni beslenmesinden çıkarması gerektiği yönündeki yaklaşımın doğru olmadığını ifade etti.

Karakaş, “Bir ürünün glutensiz olması, otomatik olarak daha sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde şekersiz ibaresi taşıyan ürünler de sınırsız tüketilebilecek ürünler değildir. Ürünün toplam enerji içeriği, yağ ve tuz miktarı, lif oranı ve kullanılan tatlandırıcılar birlikte değerlendirilmelidir.

Tüketicilerin yalnızca ambalajın ön yüzündeki ifadelere değil, içindekiler listesine ve besin değerlerine de bakması gerekiyor” diye konuştu.

Takviye edici gıdalar bilinçsiz kullanılmamalı Vitamin, mineral ve diğer takviye edici gıdaların kullanımının da bilinçli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karakaş, bu ürünlerin her birey için zorunlu olmadığını vurguladı.

Bazı durumlarda takviyelerin gerekli olabileceğini ancak ihtiyaç belirlenmeden yapılan kullanımın doğru bir yaklaşım olmadığını ifade eden Karakaş, “Takviye edici gıdalar, dengeli beslenmenin yerine geçmez. Gereksiz kullanım, yüksek dozlar ve farklı ürünlerin birlikte alınması sağlık açısından risk oluşturabilir.

Bitkisel içerikli ürünler de ilaçlarla etkileşime girebilir. Bu nedenle takviye kullanımı kişinin sağlık durumu ve gerçek ihtiyacı değerlendirilerek, uygun sağlık profesyonelinin önerisi doğrultusunda planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Mucize diyetler yerine sürdürülebilir alışkanlıklar tercih edilmeli” Kısa sürede yüksek miktarda kilo kaybı vadeden diyetlerin dönem dönem yeniden gündeme gelmesini de değerlendiren Karakaş, hızlı sonuç beklentisinin kişileri kısıtlayıcı beslenme programlarına yöneltebildiğini belirtti.

Çok katı diyetlerin bazı kişilerde kas kaybı, besin ögesi yetersizlikleri ve sürdürülemeyen yeme alışkanlıklarına neden olabileceğine dikkat çeken Karakaş, kilo kontrolünün yalnızca tartıdaki değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Karakaş, “Bir beslenme programının başarısı yalnızca kısa sürede kaç kilo verdirttiğiyle ölçülmemeli. Kişinin sağlığını koruyabilmesi, yeterli ve dengeli beslenebilmesi ve kazandığı alışkanlıkları uzun vadede sürdürebilmesi önemlidir.

Her bireyin yaşam koşulları, sağlık durumu ve beslenme ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle başka bir kişide işe yarayan bir yöntemin herkes için uygun olacağını düşünmek doğru değildir” dedi.

“Beslenmede doğru olan, popüler olan değil ihtiyaca uygun olandır” Beslenme konusunda karar verirken bilimsel kanıtların, kişisel ihtiyaçların ve sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Ayşegül Karakaş, sağlıklı yaşamın tek bir besine, ürüne veya diyet modeline indirgenemeyeceğini ifade etti.

Karakaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Sağlıklı olmak için her yeni ürünü satın almak, her popüler diyeti denemek veya beslenmemize sürekli yeni kurallar eklemek zorunda değiliz. Bazen ihtiyacımız olan şey daha fazla protein değil, dengeli beslenmektir. Bazen yeni bir takviye değil, mevcut beslenme düzenimizi gözden geçirmektir.

Önemli olan, bedenimizin ihtiyaçlarını anlamak ve bize uygun alışkanlıklar geliştirmektir. Beslenmede asıl mesele en popüler olanı değil, bilimsel açıdan doğru, kişiye uygun ve sürdürülebilir olanı seçebilmektir.”

Diyetisyen Ayşegül Karakaş, beslenme konusunda bilgi edinirken güvenilir bilimsel kaynaklara başvurulması, sosyal medyada karşılaşılan iddiaların sorgulanması ve kişiye özel beslenme kararlarının uzman değerlendirmesiyle alınması gerektiğini vurguladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: bilecik11.com
Haber metni ve görseller bilecik11.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Yozgat/çekerek
Yayın: 30 Ekim 2026 10:47 · Kaynak: bilecik11.com
Kaynağı Oku ↗