57 Yıllık Bir ömre Sığan Bir Cumhuriyet
- 10 Kasım: Atatürk’ü anmak mı, anlamak mı
- 10 Kasım geldiğinde yine saat 09.05’te hayat duracak
10 Kasım: Atatürk’ü anmak mı, anlamak mı?
10 Kasım geldiğinde yine saat 09.05’te hayat duracak. Sirenler çalacak, başlar öne eğilecek, gözler dolacak…
Peki, biz gerçekten Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz, ne kadar anlıyoruz?
Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca 57 yıllık ömrüne bir Kurtuluş Savaşı ve bir Cumhuriyet sığdırmadı. Yıkılmış, savaşlardan çıkmış, eğitim imkânları toplumun geniş kesimlerine ulaşamamış bir ülkeden yepyeni bir gelecek inşa etmeye çalıştı.
Saltanatı kaldırdı, Cumhuriyet’i kurdu. Eğitimi birleştirdi, hukuk sistemini değiştirdi. Kadınlara haklar kazandırdı, harf devrimini gerçekleştirdi. Bilimi, aklı, eğitimi ve çağdaşlaşmayı bir milletin geleceğinin temeline yerleştirdi.
O, sadece bir ülkeyi kurtarmadı; o ülkenin insanına düşünmeyi, sorgulamayı, özgür yaşamayı ve kendi geleceğine sahip çıkmayı hedef gösterdi.
Peki, biz bugün onun mirasına ne kadar sahip çıkıyoruz?
Atatürk’ü sevmek, yalnızca fotoğrafını asmak, heykelinin önünde saygı duruşunda bulunmak, 10 Kasım’da gözyaşı dökmek değildir. Onu sevmek; dürüstlüğe, adalete, liyakate, vicdana ve bilime sahip çıkmaktır.
Bir insan Atatürk’ü sevdiğini söyleyip haksızlık yapıyorsa, kamu malını kendi çıkarına kullanıyorsa, kul hakkı yiyorsa, makamını menfaatine alet ediyorsa burada büyük bir çelişki yok mudur?
Bugün yaşadığımız yolsuzlukları, haksızlıkları ve toplumsal yozlaşmayı gördükçe insan düşünmeden edemiyor: Atatürk’ün ilkeleri gerçekten anlaşılıp yaşatılabilseydi, acaba bugün bu kadar çok değer kaybeder miydik?
İktidarlar değişir, dönemler değişir, söylemler değişir. Ancak bir milletin bağımsızlık mücadelesiyle kazandığı Cumhuriyet bilinci ve tarihsel hafızası değişmez.
Keşke çocuklarımıza yalnızca Atatürk’ü sevmeyi değil, neden sevmeleri gerektiğini de öğretebilseydik. Keşke onu sloganlarla değil, eserlerini, hedeflerini ve bu ülke için yapmak istediklerini gerçekten öğrenerek anlayabilseydik.
Çünkü 10 Kasım yalnızca bir yas günü değil, aynı zamanda kendimizi ve ülkemizi sorgulama günüdür.
57 yıllık ömrüne bir milletin bağımsızlığını, bir devletin kuruluşunu ve gelecek kuşaklara ışık tutacak bir düşünce mirasını sığdıran Atatürk’ü anlamak, onun emanetine sahip çıkmaktır.
Rahat uyu Atam… Seni yalnızca anmakla kalmayıp anlamaya çalışan, fikirlerini yaşatmaya devam eden nesiller oldukça Cumhuriyet’in ışığı sönmeyecektir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 08 Kasım 2026 20:45 · Kaynak: antalyasonhaber.com