Avrupa'nın Yasakladığı Tarım İlacı Neden Hâlâ Türkiye’de Kullanılıyor?
- Avrupa bir tarım ilacını yasaklıyor
- Türkiye aynı ilacı çok sonra yasaklıyor
Yasaklı Tarım İlacı Nasıl Hâlâ Kullanılıyor? Pestisit, yani tarım ilacı, ruhsatla satılıyor. Tarladan senin tabağına giden yol bu ruhsattan geçiyor. Yasal dayanağı 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu.
Kanunun altında iki yönetmelik var. Birinin adı Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmelik. Öbürü Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Hakkında Yönetmelik. Kâğıt üstünde düzen Avrupa'ya benziyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünde bir komisyon var. Komisyon ilacın zararına, kalıntısına, etkisine bakıp izin veriyor. Avrupa Birliği'nde onay iki aşamalı. Bir ilaç en fazla 10 yıl onay alıyor.
Onayı yenilemek için yeni veri gerekiyor. Farkı bana klorpirifos etil gösteriyor. Avrupa Birliği bu ilacı 2016'da uygulamada kısıtladı. Gerekçesi çocukların zihin gelişimine verdiği zarar. Ocak 2020'de onayı yenilemedi, tamamen yasakladı.
Tarım ve Orman Bakanlığı aynı ilacı 21 Mayıs 2020'de yasakladı. Bakanlık klorpirifos metili 31 Aralık 2021'de yasakladı. Thiacloprid 30 Haziran 2022'de, propiconazole de 31 Aralık 2022’de yasaklandı. Hepsi Avrupa'nın yasağından sonra geldi.
Ruhsat düzeni Avrupa'yı taklit ediyor ama gecikmeyle. Meyve-Sebzedeki İlaç Kalıntısı Nasıl Denetleniyor? Asıl yakıcı sorunu ben burada görüyorum. Yasağın yanına bir bitiş takvimi konmuyor. Bakanlık raftaki ilacı toplatmıyor.
Üstelik yasak gelmeden önce ilaç satan şirketler büyük parti mal getiriyor. Bakanlık da bu stok bitene kadar satışa izin veriyor. Bazı yasaklı ilaçlar da özel karışım adıyla el altından satılıyor. Etiketi yok, ruhsatı yok.
Avrupa Birliği kendi tarlasında yasakladığı ilacı üretmeye devam ediyor. Sonra üçüncü dünya ülkelerine satıyor. Avrupa 2018'de bu yasaklı ilaçlardan 41 çeşidini dışarı sattı. Toplam 81.600 ton, 81 milyon kilodan fazla. Bu miktar 2018'den bugüne iki katını aştı.
Fransa 2022'de bu satışı yasakladı. Belçika 2025'te yasakladı. Türkiye o ilacı alıyor. Aynı anda Avrupa'ya taze sebze meyve satıyor. Sınırda geri çevrilen kasa yurda dönüyor. O kasa senin pazarına iniyor. Sen fileye atıyorsun.
Yasağın kâğıtta kalmasının ikinci nedeni denetim gücünün yetmemesi. Sayıştay, yalnız para hesabına bakıyor. Kesilen ceza deftere yazılmış mı, banka hesabı bildirilmiş mi, demirbaş sayılmış mı, ona bakıyor. Laboratuvara, kalıntı izlemesine, personel sayısına kimse bakmıyor.
Bakanlıkları bu konularda denetleyen bir kamu kurumu yok. Bu yüzden elimde tek kaynak var, Bakanlığın kendi raporu. Bakanlık 2021'de 373.204 denetim yaptı. O yıl 14.774 numune aldı. 2023'te denetim sayısı 394.624'e çıktı.
Numune sayısı 12.737'ye düştü. Denetim artıyor ama numune azalıyor. Olumsuz sonuç 2021'de 772'ydi. 2023'te 2.022'ye çıktı. İki yılda neredeyse üç kat. Hasat öncesi denetim de var. Her yıl 26 bin civarında. Bakanlık yalnız denetim sayısını açıklıyor.
Kaçında kalıntı, kaçında yasaklı ilaç çıktığını sana söylemiyor. Bakanlık yıllarca "sınırı aşan ürün yüzde 2-3 arası" dedi. Kendi raporundaki numunelerde bu oran yüzde 15'i geçti. Yüz numuneden on altısı bozuk çıktı. İkisi de aynı kurumun beyanı.
Laboratuvar var ama üretimin yanında küçük kalıyor. İlaca izni veren Tarım ve Orman Bakanlığı. İlacı denetleyen de Tarım ve Orman Bakanlığı. Bu süreci gerçekleştiren Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü dört işi birden yapıyor.
Kuralı yazıyor, riski ölçüyor, kararı veriyor, denetimi yapıyor. Bu yüzden denetim, denetlediği sisteme esir düşüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım · Bölge: Rize/Pazar
Yayın: 03 Eylül 2026 03:02 · Kaynak: gercekgundem.com