Haber-Sen 8 No’lu Şube 2. Olağan Genel Kurulu, Adana'da gerçekleştirildi
- Genel kurula Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan’ın yanı sıra KESK Adana Şubeler Platformu bileşenlerinin temsilcileri, Emek Partisi, Adana Ekoloji Platformu, İnsan Hakları Derneği yöneticileri, sendika üyeleri ve davetliler katıldı
- Genel kurulu yönetmek üzere oluşturulan divanın başkanlığına Güven Boğa seçilirken, divan üyeliklerini Sabahat Mutluay ile İlksen Temizkan Balkır üstlendi
Genel kurula Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan’ın yanı sıra KESK Adana Şubeler Platformu bileşenlerinin temsilcileri, Emek Partisi, Adana Ekoloji Platformu, İnsan Hakları Derneği yöneticileri, sendika üyeleri ve davetliler katıldı. Genel kurulu yönetmek üzere oluşturulan divanın başkanlığına Güven Boğa seçilirken, divan üyeliklerini Sabahat Mutluay ile İlksen Temizkan Balkır üstlendi.
Emek ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan genel kurul, sinevizyon gösterimiyle devam etti. Haber-Sen 8 No’lu Şube Başkanı Musa Özdemir, genel kurulun yalnızca geçmiş dönemi değerlendirmek için değil, yeni mücadele döneminin yol haritasını birlikte belirlemek amacıyla toplandığını söyledi.
Sendikanın yalnızca toplu sözleşme masasında hak arayan bir yapı olmadığını vurgulayan Özdemir, “Sendika emeğin onuru, dayanışma ve haksızlığa karşı birlikte durabilmektir. Haber-Sen; PTT, posta, iletişim ve haberleşme emekçilerinin örgütlü gücüdür” dedi.
Dünyada savaşların, Türkiye’de ise baskı politikalarının derinleştiğini belirten Özdemir; savaşların açlığı, işsizliği, yoksulluğu ve gelir adaletsizliğini büyüttüğünü ifade etti. Savaşın bedelini halkların ve emekçilerin ödediğini kaydeden Özdemir, halkların kimlikleri üzerinden birbirine düşmanlaştırılmasına karşı barışı ve kardeşliği savunduklarını dile getirdi.
12 Eylül darbesinin etkilerinin farklı biçimlerde sürdüğünü belirten Özdemir, darbenin sendikal örgütlülüğe, grev hakkına, emeğin kazanımlarına ve örgütlü topluma yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığına, seçilmişlerin tutuklandığına ve kayyum uygulamalarına dikkat çeken Özdemir, 12 Eylül’le hesaplaşmanın bugünün baskı ve sömürü düzenine karşı mücadele etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Kamu hizmetlerinin özelleştirme, taşeronlaştırma ve güvencesiz istihdam politikalarıyla tasfiye edildiğini ifade eden Özdemir, PTT’nin bu uygulamaların en ağır hissedildiği kurumlardan biri olduğunu söyledi. “PTT halkın kurumudur, posta hizmeti bir kamu hizmetidir ve haberleşme temel bir haktır” diyen Özdemir, Haber-Sen’in PTT’nin parçalanmasına, özelleştirilmesine ve çalışanların güvencesizleştirilmesine karşı mücadelesini sürdüreceğini belirtti.
Ekonomik krizin emekçilerin sofrasında, kirada, faturada ve çocukların eğitim giderlerinde yaşandığını kaydeden Özdemir; düşük ücret, ağır vergi yükü, artan iş yükü ve güvencesizliğe karşı mücadele çağrısı yaptı. Özdemir, “Bu ülkenin emekçileri borçlu değil, alacaklıdır” ifadelerini kullandı.
Çocuk işçiliğini emek sömürüsünün en ağır sonuçlarından biri olarak nitelendiren Özdemir, çocukların fabrikalarda, atölyelerde ve madenlerde değil, okul sıralarında olması gerektiğini söyledi. MESEM kapsamında çocuk emeğinin ucuz iş gücüne dönüştürüldüğünü belirten Özdemir, çocuk işçiliğinin ve çocukların çalışırken yaşamını yitirmesinin kader olmadığını vurguladı.
Hakları, ücretleri ve tazminatları için mücadele eden maden işçilerine de dayanışma mesajı gönderen Özdemir, “Bir işçinin hakkı bütün işçilerin hakkı, bir işçinin mücadelesi bütün emekçilerin mücadelesidir” dedi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Adana
Yayın: 13 Eylül 2026 13:12 · Kaynak: habereguven.com