Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 05:44
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Anayasa profesörlerinden Uçum’a yanıt: Başka bir ülkede söylesen gülerler,'bu nasıl anayasacı' derler!

Anayasa profesörlerinden Uçum’a yanıt: Başka bir ülkede söylesen gülerler,'bu nasıl anayasacı' derler!
Görsel kaynağı: gazetepencere.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un yeni anayasanın AYM denetimi dışında kalacağı görüşüne Süheyl Batum, "Başka bir ülkede söylesen gülerler" dedi
  • Şule Özsoy Boyunsuz ise Meclis'in yetkilerinin sınırlı olduğunu vurguladı

GAZETE PENCERE - Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un yeni anayasanın Anayasa Mahkemesi denetimi dışında kalacağı yönündeki görüşlerine tepki gösteren Prof. Dr. Süheyl Batum'un sözleri, yeni anayasa tartışmasının sertliğini ortaya koydu.

Yeniçağ’dan Edda Sönmez’e özel açıklamalarda bulunan anayasa hukukçuları Prof. Dr. Süheyl Batum ve Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, mevcut TBMM'nin asli kurucu iktidar sıfatıyla hareket edemeyeceğini savundu. Batum, Uçum'un yaklaşımını "Tamamıyla uydurma" sözleriyle eleştirirken Boyunsuz, Anayasa'nın 175.

Maddesi kullanıldığı sürece Anayasa Mahkemesi'nin denetim yetkisinin devam edeceğini söyledi. İki hukukçunun itirazının merkezinde kritik bir soru bulunuyor: Meclis, yeni anayasa adı altında mevcut Anayasa'nın çizdiği sınırları aşabilir mi?

Süheyl Batum, "575 milletvekili bulsan da değişmez maddelere dokunamazsın" diyerek Meclis çoğunluğunun anayasal sınırları ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Uçum'un referandum açıklamasını da eleştiren Batum, 2010 ve 2017 halk oylamalarını hatırlatarak "Halka sunacağız demek tek başına güvence değil" mesajı verdi."MEHMET UÇUM'UN SÖYLEDİKLERİ ANAYASA HUKUKUNUN DIŞINDA"Prof.

Dr. Süheyl Batum, Uçum'un yeni anayasa açıklamalarının anayasa hukukunun temel kavramlarıyla bağdaşmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:"Mehmet Uçum'un söyledikleri tamamıyla anayasa hukuku dışında. Yani kesinlikle anayasa hukuku açısından hiçbir anlam ifade etmiyor.

Maalesef bunu söyleyeyim bir kere, nedenini de söyleyeceğim. Türkiye'de ciddi bir 15-20 senedir bu Mehmet Uçum gibileri...'Gibileri' diyorum çünkü'gibi hukukçular' diyemiyorum. Çünkü ciddi hiçbir hukukçu 20 senedir söylediklerini söylemez.

Anayasa hukuku açısından inanılmaz şeyler söylediler. Maalesef siyasal iktidar ellerinde olduğu için söyledikleri her şeyin Türkiye'de bir kaos yarattığını gördük.'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' diye anayasa hukukunda yeri olmayan inanılmaz bir sistem yarattılar.

Sonunda bu yarattıklarıyla bir partili cumhurbaşkanına, hem kişisel yetkileriyle, anayasada sayılan yetkileriyle hem de genel başkan olması nedeniyle özellikle Türkiye gibi bir ülkede yasama, yürütme ve yargı yetkisinin tamamını eline topladılar.""BAŞKA BİR ÜLKEDE SÖYLESEN GÜLERLER, BU NASIL ANAYASACI DERLER"Meclis'te anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğa ulaşılmasının asli kurucu iktidar yetkisi vermeyeceğini söyleyen Batum, eleştirilerini şöyle sürdürdü:"Asli kurucu iktidar ancak belirli dönemlerde ortaya çıkar. Mevcut bir iktidar, Meclis'teki sayısal çoğunluğuna dayanarak, varsayalım 600 üyenin 420'si elinde.

Buna dayanarak anayasada istediği değişiklikleri değil, pardon, istediği anayasayı yapamaz. Çünkü anayasayı yapma yetkisi olan asli kurucu iktidar millettedir. Millette olduğu için de millet, sadece belli bir dönemdeki, 2023 yılında veya 2028 yılında seçilen Meclis'te oluşan milletvekilleri demek anlamına gelmez.

O bakımdan asli kurucu iktidar ancak belirli zamanlarda; yeni bir devlet kurulduğunda ya da devletin üzerine dayandığı bütün ilkeler, usuller değiştiğinde oluşan bir durumdur. Örneğin hemen derler ya:'Ne var yani, savaş mı olacak mutlaka?

Darbe mi olacak?' türünde anlamsız, saçma sapan sorular sorarlar.'Saçma sapan' diyorum çünkü hakikaten 20 senedir biz bunlarla çok uğraştık, bunların da anayasa hukukunda yeri yok. Başka bir ülkede söylesen gülerler,'Bu nasıl anayasacı?' derler.

Bizde işte'Cumhurbaşkanı danışmanı' diyebiliyorlar.""MEHMET UÇUM'UN GÖRÜŞÜ TAMAMIYLA UYDURMA"Süheyl Batum, yeni anayasa ile anayasa değişikliği arasında kurulan ayrımın hukuken geçerli olmadığını savundu."Diyor ki:'Biz anayasa değişikliği yapmayacağız, sıfırdan anayasa yapacağız. O yüzden Anayasa Mahkemesinin hiçbir yetkisi olmayacak.

Yani istersek biz yeni anayasa yaptığımız için değişmez maddelerin de bir anlamı olmayacak, her istediğimizi yapabiliriz; çünkü Anayasa Mahkemesi bunu denetleyemeyecek.' diyor. Oysa anayasa hukukunda böyle bir şey yok. Şimdi anayasa hukukunda anayasa yapma işlevine'kurucu iktidar' denir.

Yani devleti kuruyorsun, sıfırdan kuruyorsun. Sıfırdan anayasayı yeniden yapmaya'asli kurucu iktidar' adı verilir. Onda değişiklikler yapmaya da, istediğin kadar değişiklik yap, ona da'tali kurucu iktidar' denir."Batum, anayasa değişikliklerine yönelik sınırların yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını belirterek Fransa, Almanya, İtalya ve Portekiz'den örnekler verdi:"Bu sadece Türkiye'ye özgü bir şey değildir.

Dünyanın birçok anayasasında kurucu iktidarlar, asli kurucu iktidarlar anayasayı yaptığında, örneğin Fransa'da Beşinci Cumhuriyet kuruldu, Almanya'da Hitler rejimi yıkıldı, yeni bir anayasa yapıldı, İtalya'da İkinci Dünya Savaşı sonrası Mussolini rejimi yıkıldı, faşist bir düzenden yeni bir düzene geçtiler, yeni anayasa yaptılar. O zaman asli kurucu iktidarlar yeni bir meclis kurar, buna'kurucu meclis' adı verilir, bir anayasayı yapar.

Ve bu anayasayı yapan meclis de birtakım sınırlar koyabilir; mesela cumhuriyet şekli değişmesin diye. Bu Fransa'da da var, Portekiz'de de var, İtalya'da da var, Almanya'da da var. Şimdi Mehmet Uçum'un söylediği,'Biz asli kurucu iktidar yapıyoruz, o yüzden anayasayı değiştiriyoruz.

Bu anayasa değişikliği değil, sıfırdan yapılmış bir anayasa. O yüzden Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda yetkisi yok.' görüşü tamamıyla uydurma. Anayasa hukukunun bu en temel asli kurucu iktidar, tali kurucu iktidar ikilemiyle bağdaşmayan safi uydurma bir şeydir.""575 MİLLETVEKİLİ BULSAN DA DEĞİŞMEZ MADDELERE DOKUNAMAZSIN"Batum, Meclis'in anayasa değiştirme yetkisinin hem usul hem de değiştirilemez hükümler bakımından sınırlandırıldığını söyledi:"Peki, normalde 2028'de seçilen bir Meclis, o günkü şeyi temsil ettiği için ne yapabilir?

Anayasayı değiştirebilir ancak. Anayasayı değiştirebilir, o kadar yetkisi vardır. Peki, anayasayı değiştirmede herhangi bir sınır var mıdır? İsterse 600 üyeden 575'ini bulsun, asli kurucu iktidar olmadığı için,'tali kurucu iktidar', buna anayasayı değiştiren iktidar dendiği için iki şeye uymak zorundadır.

Birincisi, anayasanın kendisi nasıl değiştirileceğini söylüyorsa, işte üçte birle teklif olunur, ondan sonra üçte ikinin oyu alınır veya en azından beşte üçün oyu alınır diye nasıl yapılacağına dair usule karar verir. Birinci sınır budur.

İkinci sınır da asli kurucu iktidarın koyduğu değişmez maddelerdir. Devlet değişmediği, yeniden kurulmadığı, sadece yeni bir seçim yapıldığı için bu yetkisi olmadığından kurucu değişmez maddeleri değiştiremez.""KURUCU MECLİS DEMEK DARBE DEMEK DEĞİLDİR"Kurucu meclis kavramının darbelerle özdeşleştirilmesini eleştiren Batum, bu kavramın anayasa hukukundaki karşılığını şöyle anlattı:"Asli kurucu iktidar milleti temsil ettiği için genelde bir kurucu meclis tarafından yapılır.

Ancak belirli bir değişimde; örneğin yeni bir devlet kuruldu ya da Türkiye Cumhuriyeti kuruldu, eskiden Cumhuriyet değildi veya mesela Sovyetler Birliği, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği iken değişti ve tamamıyla sosyalist bir cumhuriyet olmaktan çıktı; o zaman yeni bir anayasa yapma durumu ortaya çıktı. İşte bu durumlarda milletin adına kurucu meclisler, bütün partilerin katıldığı, milletin bütün temsilcilerinin katıldığı bir meclis tarafından yapılır.

Şimdi buna'kurucu meclis' dediğimizde de bazı aklıevveller, yine 20 senedir bunu yaşıyoruz,'Bu sadece darbelere mahsustur. Darbe mi istiyorsunuz?' diyen bir sürü aklıevvel çıktı Türkiye'de. Hayır, kurucu meclis demek, adı'kurucu iktidar' zaten.

Anayasayı yapan iktidar asli kurucu iktidar, o yüzden bunu yapan meclise de kurucu meclis adı verilir. İster'Anayasa Meclisi' de, ister'anayasayı yapan meclis' de, ister'kurucu meclis' de. O, asli kurucu iktidardır."ŞULE ÖZSOY BOYUNSUZ: 175.

MADDE KULLANILIRSA AYM DENETİMİ DEVAM EDERProf. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz da Uçum'un yaklaşımına karşı çıkarak mevcut Anayasa'nın 175. maddesiyle yapılacak düzenlemelerin yeni anayasa değil, anayasa değişikliği niteliğinde olacağını vurguladı."Anayasa'nın 175. maddesindeki usulle kabul edildiği zaman bu tali kurucu iktidar olur.

Yani Anayasa değişikliği olur. Dolayısıyla bunun yeni bir anayasa, yepyeni bir anayasa olması için bir önceki anayasadaki usulle değil de tamamen farklı kanallardan, hukuk ötesi bir yerden meşruluğunu alması gerekir. Dolayısıyla 175. madde kullanılırsa Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabidir.

Bütün maddeler değişse bile öyledir. Zaten 175 kullanıldığı zaman ilk dört madde değiştirilemez. İlk dört madde dışındaki maddeler değiştirilir 175 kullanılırsa. Ve bu da Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabidir.""AYM İLK ÜÇ MADDEYE AYKIRI HÜKÜMLERİ DE DENETLEYEBİLİR"Boyunsuz, Anayasa Mahkemesi'nin denetim yetkisinin kapsamını değerlendirirken 2008 yılında verilen kararı hatırlattı:"Fakat bu denetim esas itibarıyla şekil denetimidir.

Yani teklif ve oylama çoğunluğuna bakılır. Şöyle ki teklif edilemeyecek maddelerin, içeride o maddelere aykırı bir değişiklik yapılmasını da engeller. Yani 175. maddeye göre yapılacak bir değişiklikte ilk dört maddeye dokunulamaz ve ilk üç maddeye aykırı anayasa değişiklikleri içeriye sokulamaz.

Anayasa Mahkemesi orada ilk üç maddeye aykırı hükümler olup olmadığını da denetleme yetkisine sahip. En son 2008'de bu içtihadını tekrar teyit etti, söyledi. Sonraki kararlarında da yine bu içtihattan döndüğüne dair herhangi bir işaret yok.

Anayasa Mahkemesi bunun denetimini yapabilir."Boyunsuz'un işaret ettiği 5 Haziran 2008 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında, değiştirilemez hükümlere aykırılık teklif yasağı kapsamında ele alınmış ve Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklikler iptal edilmişti. Bu yaklaşım, şekil denetiminin kapsamına ilişkin hukuk tartışmalarında önemini koruyor."MEŞRU OLABİLMESİ İÇİN MUTLAKA HALKIN ONAYINDAN ÇIKMASI LAZIM"Boyunsuz, bütünüyle yeni bir anayasanın demokratik meşruiyetinin nasıl sağlanabileceğini de anlattı:"Ne zaman bu bir asli kurucu iktidar olur?

Tümüyle yeni bir anayasa, yani 175 kullanılmadan hukuk ötesi bir alanda bir meşruluk sağlayacak şekilde başka bir yöntem, bir usul belirlenir ve o şekilde yapılır. Bunun tabii meşru olabilmesi için mutlaka halkın onayından çıkması lazım.

Yani milletin egemenlik yetkilerini kullandığını gösterir şekilde yapılması lazım. Bu, özel olarak seçilmiş bir kurucu meclis olabilir. Ama mutlaka halk oylamasına gönderilmesi gerekir. Ama eğer siz 175'teki usulü kullanırsanız bu demektir ki mevcut anayasanın koyduğu kurulu iktidar düzeni içinde değişiklik yapıyoruz.

O da Anayasa Mahkemesi'nin yetkisinin devam ettiği anlamına gelir hukuken. Dolayısıyla yanlış söyledi Mehmet Uçum, anayasa hukuku açısından."

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepencere.com
Haber metni ve görseller gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 05:44 · Kaynak: gazetepencere.com
Kaynağı Oku ↗