7 adaya sadece birer çift bırakmışlardı: 4 yıl sonra gidip bakınca gözlerine inanamadılar
2004 yılında Bahamalar'ın bir bölümünü vuran kasırga, birkaç küçük adadaki kertenkele popülasyonlarını tamamen yok etti. Biyolog Jason Kolbe liderliğindeki ekip, bu adaların rastgele yeniden kolonize olmasını beklemek yerine durumu kontrollü bir deneye dönüştürdü. Sonuçlar 2012 yılında Science dergisinde yayımlandı. Araştırma, aynı büyük ada popülasyonundan rastgele seçilen kurucu çiftlerin yedi küçük adada nasıl kahverengi anole kolonileri oluşturduğunu ve araştırmacıların bu popülasyonlarda önce kurucu etkisini, ardından doğal seçilimi nasıl izlediğini ortaya koydu. 7 koloniyi sıfırdan kurdular 2005 yılında ekip, Büyük Abaco yakınlarındaki büyük ve yoğun ormanlık bir adadan yakaladığı kahverengi anol kertenkelelerinden bir erkek ve bir dişiyi, daha önce kertenkele popülasyonları yok olmuş 7 küçük adanın her birine bıraktı. Bu yöntem önemliydi. Yedi koloninin tamamı aynı kaynak popülasyondan gelen rastgele seçilmiş birer çiftle başladığı için, başlangıçta ortaya çıkan farklılıkların çevresel koşullardan çok, kurucu çiftlerin taşıdığı rastgele genetik özelliklerden kaynaklanması bekleniyordu. Deneyin temel öngörüsü de buydu. Küçük adalardaki bitkiler daha kısa ve daha ince dallara sahipti. Zaman içinde bu koşulların, daha kısa arka bacaklara sahip kertenkeleleri avantajlı hale getirmesi bekleniyordu. Buna karşılık kaynak adadaki yoğun orman yapısının, daha uzun bacaklı kertenkeleler için daha elverişli olması öngörülüyordu. Bilimsel adı Anolis sagrei olan kahverengi anoleler, bu tür bir araştırma için son derece uygun bir canlı. Cinsel olgunluğa birkaç ay içinde ulaşıyor, yılda birden fazla yumurta bırakıyor ve yeni yaşam alanlarını hızla kolonize edebiliyorlar. Bu sayede Kolbe'nin ekibi, evrimsel değişimleri gözlemlemek için onlarca yıl beklemek yerine, dört yıllık çalışma süresinde birden fazla nesli takip edebildi. Küba ve Bahamalar'a özgü olan kahverengi anoleler, günümüzde doğal yayılış alanlarının çok ötesine de ulaşmış durumda. Büyük ölçüde süs bitkisi ticareti yoluyla Florida, Körfez Kıyısı ve ABD'nin güneydoğusunun çeşitli bölgelerinde popülasyonlar oluşturdular. Türün farklı yaşam alanlarına hızla uyum sağlayabilmesi de onu evrimsel biyoloji açısından önemli bir araştırma konusu haline getiriyor. Kahverengi anoleler, yaşadıkları ortama bağlı olarak uzuv oranlarını ve tüneme davranışlarını değiştirebiliyor. Bu hızlı yaşam döngüsü, Kolbe'nin ekibine kurucu etkisi araştırmalarında nadiren elde edilen bir fırsat sundu: Aynı deney içinde hem rastlantısal genetik farklılıkların hem de doğal seçilimin etkisini gözlemlemek. Her ada yalnızca bir üreme çiftiyle başladığı için, başlangıçtaki uzuv uzunluğu farklılıklarının kaynağı büyük ölçüde bu çiftlerin taşıdığı rastgele genetik özelliklerdi. Ancak kertenkeleler hızlı ürediği için doğal seçilim de kısa sürede devreye girdi. Böylece araştırmacılar, bir popülasyonun nereden başladığını belirleyen kurucu etkisiyle, zaman içinde hangi yöne doğru değişeceğini belirleyen doğal seçilimi birbirinden ayırabildi. İlk yıl farklılıklar ortaya çıktı Rastlantının etkisi daha ilk yılda kendini gösterdi. Bazı ada popülasyonlarındaki kertenkelelerin arka bacakları belirgin biçimde daha uzundu; bazılarında ise daha kısaydı. Üstelik bu farklılıklar, adalardaki bitki örtüsünün özellikleriyle açıklanamıyordu. Başka bir ifadeyle, bazı adalar ilk yıldan itibaren daha uzun bacaklı kertenkelelere ev sahipliği yaparken, bazı adalarda daha kısa bacaklı kertenkeleler baskındı. Bu başlangıç farkı, hangi kurucu çiftin hangi adaya bırakıldığıyla ilişkiliydi. Bu durum, kurucu etkisinin öngördüğü rastlantısal başlangıcın güçlü bir göstergesiydi. Araştırmacılar dört yıl boyunca yedi deney kolonisinin tamamında kertenkelelerin uzuv uzunluklarını ve genetik belirteçlerini izledi. Elde edilen verileri, yakınlardaki kaynak adalarda yaşayan popülasyonlarla da karşılaştırdılar. Sonuçlar doğal seçilimin de devreye girdiğini gösterdi. Deney adalarındaki kertenkeleler, daha küçük adaların bitki örtüsüne uyum sağladıkça zaman içinde daha kısa arka uzuvlara sahip olmaya başladı. Önemli bir ayrıntı vardı: Başlangıçta daha uzun bacaklı kuruculara sahip olan adalar, dört yılın sonunda da daha uzun bacaklı kertenkelelere sahipti. Aynı durum, başlangıçta daha kısa bacaklı kurucularla oluşturulan adalar için de geçerliydi. 2012'de yayımlanan araştırma sonuçları, 2005-2009 yılları arasında ada popülasyonlarında hem morfolojik adaptasyonun hem de genetik farklılıkların izlenebildiğini gösterdi. Kurucu etkisinin izleri ise çalışma boyunca varlığını korudu. Sonuç olarak deney, evrimsel değişimin yalnızca doğal seçilimden ibaret olmadığını ortaya koydu. Şans, her koloninin başlangıç noktasını belirledi; doğal seçilim ise kolonilerin zaman içinde hangi yöne doğru değişeceğini şekillendirdi. Yedi küçük adadaki kertenkelelerin nihai özelliklerini anlamak için bu iki gücü birlikte değerlendirmek gerekiyordu.
Kategori: Hava
Yayın: 17 Eylül 2026 07:07 · Kaynak: Sözcü Gündem