Günlük Hayatta Görme Konforunu Artırmak Mümkün mü?
Sabah uyandığınızda ilk iş gözlüğünüzü aramak… Yağmurlu bir günde camları silmeye çalışmak… Sıcak bir ortamdan soğuk bir ortama geçtiğinizde buğulanan gözlüklerle uğraşmak… Spor yaparken kayan çerçeveyi düzeltmek… Denize girerken gözlüğü nereye bırakacağınızı düşünmek… Kontakt lens kullananlar için günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkabilen kuruluk ve rahatsızlık hissi…Miyopi ve astigmatizma gibi kırma kusurları çoğu zaman yalnızca “net görememe” problemi olarak düşünülüyor. Oysa gözlük veya kontakt lens kullanan kişiler için konu, gün içerisinde tekrar tekrar karşılaşılan küçük zorlukların toplamına dönüşebiliyor.Veni Vidi Göz Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, yeni nesil lazer teknolojilerinden SMILE Pro’nun uygun hastalarda gözlük ve kontakt lense olan ihtiyacı azaltmayı hedefleyen seçeneklerden biri olduğunu belirterek, yöntemin günlük yaşam konforu açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. “Asıl fark bazen günlük hayatın küçük anlarında ortaya çıkıyor” Dr. Kadir Çolakoğlu, görme kusurlarının günlük yaşam üzerindeki etkisinin çoğu zaman fark edilmediğini belirterek şunları söyledi:“Gözlük kullanmaya alışmış bir kişi için sabah gözlüğünü aramak ya da spor sırasında çerçevesini düzeltmek sıradanlaşabiliyor. Kontakt lens kullanan kişiler de lens bakımı, takıp çıkarma veya gün içerisinde yaşanabilecek kuruluk gibi durumları hayatlarının doğal bir parçası olarak görebiliyor. Lazer tedavilerinde amaç yalnızca göz numarasını değerlendirmek değil; kişinin yaşam biçimini ve görsel ihtiyaçlarını da dikkate almaktır.” Yağmur, buğu, spor, seyahat… Gözlük kullananların günlük hayatında karşılaştığı güçlükler mevsime ve yaşam tarzına göre değişebiliyor.Yağmur damlalarıyla kaplanan gözlük camları görüşü zorlaştırabiliyor. Kış aylarında sıcak bir mekâna girildiğinde camların buğulanması birkaç saniyelik de olsa görüşü etkileyebiliyor. Spor yaparken veya koşarken kayan gözlükler rahatsızlık yaratabiliyor. Deniz ve havuz gibi aktivitelerde ise gözlük kullanımı ayrıca planlama gerektirebiliyor.Kontakt lens kullanıcılarında ise lenslerin temizliği, saklanması ve kullanım süresine dikkat edilmesi gerekiyor. Uzun süre ekran karşısında çalışan bazı kişilerde lens kullanımı günün ilerleyen saatlerinde konforu etkileyebiliyor.Dr. Çolakoğlu, “Bunların hiçbiri tek başına büyük bir problem gibi görünmeyebilir. Ancak her gün tekrarlandığında görme konforunun yaşam kalitesinin bir parçası olduğunu daha iyi anlıyoruz” dedi. SMILE Pro’da korneada kapak oluşturulmuyor SMILE Pro, femtosaniye lazer teknolojisinin kullanıldığı yeni nesil lazer yöntemlerinden biri. İşlem sırasında klasik LASIK yöntemindeki gibi korneada geniş bir kapak oluşturulmadan, küçük bir kesiden kornea içerisinde lazerle oluşturulan lentikül çıkarılıyor. Dr. Çolakoğlu yöntemi şöyle anlattı: “SMILE Pro’nun önemli özelliklerinden biri küçük kesili ve kapaksız bir yöntem olmasıdır. Lazer uygulama süresi oldukça kısadır. Ancak hastalar açısından asıl önemli nokta işlemin kaç saniye sürdüğünden çok, göz yapılarının bu yönteme uygun olup olmadığıdır. Lazer tedavisinde teknoloji kadar doğru hasta seçimi de önemlidir.”“Ben SMILE Pro olabilir miyim?” sorusunun cevabı muayenedeHer lazer yönteminin her göz için uygun olmadığını özellikle vurgulayan Dr. Kadir Çolakoğlu, hastaların yalnızca internette gördükleri yöntem isimleri üzerinden karar vermemesi gerektiğini söyledi.“Bir hastanın SMILE Pro, No Touch Lazer veya başka bir lazer yöntemine uygunluğunu yalnızca göz numarası belirlemez. Kornea yapısı, kornea haritaları, göz numarasının stabilitesi, göz yüzeyinin durumu ve detaylı göz muayenesi birlikte değerlendirilmelidir. Dolayısıyla ‘en yeni yöntem hangisi?’ sorusundan önce ‘benim gözüme hangi yöntem uygun?’ sorusu sorulmalıdır.” Amaç yalnızca gözlük kullanmamak değil Dr. Çolakoğlu’na göre lazer tedavilerinde hastaların beklentilerinin doğru belirlenmesi de büyük önem taşıyor.“Bazı hastalar için gözlüksüz bir sabaha uyanmak önemliyken, bazıları spor yaparken daha rahat hareket etmek istiyor. Bir başkası sürekli seyahat ettiği için kontakt lens kullanımını azaltmayı düşünüyor. Bu nedenle tedaviyi yalnızca ‘gözlükten kurtulmak’ şeklinde tanımlamak doğru değil. Uygun hastalarda hedef, görme kusurunun düzeltilmesiyle birlikte kişinin günlük yaşamındaki görsel konforunu artırmaktır.”Gözlük veya kontakt lens kullanmanın bir hastalık olmadığını hatırlatan Dr. Kadir Çolakoğlu, lazer tedavisinin de herkes için zorunlu bir seçenek olmadığının altını çizdi:“Gözlük, kontakt lens ve lazer tedavileri görme kusurlarının yönetiminde farklı seçeneklerdir. Önemli olan kişinin göz yapısına, yaşına, beklentilerine ve günlük yaşamına uygun seçeneğin belirlenmesidir. Bu nedenle lazer düşünülüyorsa karar, kapsamlı bir göz muayenesi ve gerekli tetkiklerin ardından verilmelidir.”Bugün lazer teknolojilerindeki gelişmeler tedavi seçeneklerini çeşitlendirirken, soru da değişiyor:‘Gözlüğümü nasıl bırakırım?’ yerine ‘Göz yapım ve yaşam biçimim için hangi yöntem uygun?’Yanıt ise internetteki yöntem isimlerinden değil, ayrıntılı göz muayenesinden geçiyor.
Kategori: Genel · Bölge: Muş/Bulanık
Yayın: 16 Eylül 2026 14:46 · Kaynak: rss.haberler.com