Habermetrik
← Ana Sayfa
16 Eylül 2026 16:08
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Zonguldak'ta kömür ile gelen nüfus artışı

Zonguldak'ta kömür ile gelen nüfus artışı
Görsel kaynağı: zhaber.com.tr

Osmanlı Devleti'nde ilk modern nüfus sayımı ise 1831 yılında Sultan II. Mahmut döneminde yapılmıştır. Sayımın temel amacı askere alınabilecek nüfusu ve vergi yükümlülerini belirlemekti. Bu nedenle kadınlar sayıma dahil edilmemiştir. Halk arasında yaygın olan "hayvanların da sayıldığı" iddiası ise yanlıştır; hayvancılık vergileri için yapılan bölgesel sayımlar bu nüfus sayımından tamamen ayrı tutulmuştur. Sayım Anadolu ve Rumeli topraklarında gerçekleştirilmiştir. Erkek nüfus, dini inançlarına göre Müslim ve Gayrimüslim olarak iki ana gruba ayrılmıştır. Müslüman Erkekler: 2.490.892, Gayrimüslim Erkekler (Hristiyan ve Museviler): 1.080.463, Kıptiler (Çingeneler): 35.707 olarak tespit edilmiştir. Kadınlar ile erkekler eşit sayı olarak hesaplandığında Osmanlı'nın genel nüfusunun 7 milyon 200 bin civarında olduğu anlaşılıyor.

1831 yılında bugünkü Batı Karadeniz'i kapsayan sancakların (Kastamonu, Bolu ve Viranşehir) toplam tahmini genel nüfusu (kadın-erkek) 250 bin ila 300 bin civarındaydı. O dönem yapılan ilk Osmanlı nüfus sayımında bugünkü anlamda bir "Zonguldak" şehri veya idari merkezi bulunmuyordu. Zonguldak'ta o tarihlerde henüz maden ocakları açılmamıştı. Bölgedeki nüfus kazalara dağılmıştı; Devrek Kazası: 1831 nüfus defteri kayıtlarına göre yaklaşık 6.106 erkekten oluşuyordu. Bartın Kazası (O dönem Zonguldak havzasını da kapsayan bölge): 7.135 erkek nüfusu tespit edilmişti. Bugünkü Ereğli/Zonguldak sınırları içi kayıtlı 1.938 erkek nüfusu vardı.
O dönem Zonguldak ve çevresindeki tüm bu havzada (Ereğli, Devrek ve köyleri dahil) sayılan erkek nüfus yaklaşık 12.000 civarındaydı. Kadınların da sayılmadığı düşünülerek 2 ile çarpıldığında, bugünkü Zonguldak ve Bartın il sınırlarını oluşturan bölgenin o günkü toplam nüfusunun 25.000 - 30.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

100 YIL SONRA;

20 Ekim 1940 Genel Nüfus Sayımı resmi sonuçlarına göre, Karabük ve Eflani bölgelerini de bünyesinde barındıran Safranbolu ilçesini çıkardığınızda (1831 sınırları) Zonguldak (Bartın dahil) vilayetinin net nüfusu 276.050 kişidir.

Karabük, Safranbolu ve Eflani bölgelerini tamamen dışarıda bırakıp sadece 1831'deki orijinal sınırları (Zonguldak Merkez, Devrek, Ereğli ve Bartın) baz aldığımızda, bu havzanın 1831-1950 yılları arasındaki yaklaşık 120 yıllık nüfus artış hızı%1.109 (Yüzde bin yüz dokuz) olarak gerçekleşmiştir. Bölge nüfusu bu dönemde 12 katına çıkmıştır.

1950 ile 2026 yılları arasında, Karabük'ün hariç tutulduğu Kömür havzasında (bugünkü Zonguldak ve Bartın illerinin toplamında) nüfus%139,95 (yaklaşık 2,4 kat) artmıştır. TÜİK tarafından açıklanan en güncel Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, Bartın ve Zonguldak'ın (1831 yılındaki sınırları) 2026 yılı toplam nüfusu 791.866 kişidir. Bu ikinci 100 yıllık dönemdeki artış, özellikle 1950 ile 1990 yılları arasında çok daha yoğun gerçekleşmiştir.

Fark ettiyseniz bölge, 1831-1950 arasındaki ilk dönemde yaklaşık 12 kat (%1000'den fazla) büyüyerek devasa bir patlama yaparken; 1950-2026 arasındaki ikinci dönemde sadece 2,4 kat (%140) büyümüştür. Bunun temel sebebi, 1990'lardan sonra Türkiye genelinde kömür madenciliğinde istihdamın daralması, ocakların küçülmesi ve bölgenin artık dışarıdan göç alan bir merkez olmaktan çıkıp, özellikle İstanbul gibi büyükşehirlere göç veren bir bölgeye dönüşmesidir. Bölge nüfusu 1990'da tarihi zirvesini gördükten sonra yatay ve hafif azalan bir seyre geçmiştir.

Aynı şekilde istatistiki olarak nüfus değilde ekonomi açısından da değerlendirdiğinde aynı sonuçlar çıkacaktır. Bu veriler,Zonguldak’ın son 30 yılındaki gerilemesinin aslında bize bir dönüşüm işareti verdiğini gösteriyor. Bu şehrin yeni bir hikayesinin yazılması gerekir. Dönüşüm yıllara dağıtılarak da yapılacağı gibi radikal kararlarla da yapılabilir.

Bu veriler ile analiz edilirse benim fikrim;
1831’den günümüze uzanan bu iki yüz yıllık demografik serüven, bize bölgenin kaderinin aslında tek bir bütün olduğunu açıkça göstermektedir. Benim düşünceme göre; Zonguldak’ın artık miadını doldurmuş mevcut şehir merkezinden bağımsız, radikal bir dönüşümü kesinlikle gerçekleştirilmelidir. Gerekirse idari merkez resmi olarak yeniden konumlandırılmalı; Bartın ve Zonguldak yeniden birleştirilerek ortak bir vizyon ili oluşturulmalıdır.
Bu birleşme, salt idari bir değişiklik değil; Bartın’ın turizm ve doğa potansiyeli ile Zonguldak’ın sanayi gücünü tek bir potada eritecek küresel bir kalkınma hamlesidir. Bununla birlikte, hem Bartın hem de Zonguldak’ın tarım politikaları doğru, sürdürülebilir bir zemine oturtulmalıdır. Zonguldak ve Bartın, yüzyıllardır süregelen ortak kültür ve geleneksel yapısı ile bir bütünlük içinde ele alınmalı, havzanın ortak kültürel şuuru yeniden inşa edilmelidir.
Günümüz yasal mevzuatında büyükşehir olmak için gereken 750 bin nüfus eşiği, bu iki ilin ayrılmasıyla kağıt üzerinde kaybedilmiştir. Oysa Zonguldak ve Bartın nüfusları birleştiğinde, 791.866 kişilik nüfusuyla güçlü bir Büyükşehir kurmak ve Ankara karşısında çok daha büyük yatırımlar koparmak mümkündür. Coğrafi ve kültürel bir bütünlük için bu büyükşehre, Karabük’ün Filyos vadisi uzantısı olan Yenice ilçesi de kesinlikle dahil edilmelidir. Yenice'nin ayrılmasıyla küçülecek olan Karabük ili ise, coğrafi olarak kendisine çok daha entegre olan Kastamonu’nun Araç ilçesi bünyesine katılarak idari olarak dengelenebilir.

Netice itibarıyla; idari sınırlarla yapay olarak bölünmüş olan bu havza, parçalanarak zayıflamıştır. Zonguldak ve Bartın, ayrı ayrı batacağına, ortak tarihi köklerine dönerek beraber kurtarılmalıdır.

Kaynaklar: zhaber.com.tr
Haber metni ve görseller zhaber.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi
Yayın: 16 Eylül 2026 16:08 · Kaynak: zhaber.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp