Ankara'nın ortasında bir zamanlar “Bitli Çayır” vardı! Şimdi yerinde ne var?
- Ankaralıların “Bitli Çayır” dediği Cebeci Çayırı; maçlardan panayırlara, Zeki Müren’den açık hava sinemasına uzanan bir kent hafızası taşıyor
Bugün Cebeci’nin apartmanları, tren hattı, pazar alanı ve yoğun kent dokusu arasında yürürken buranın bir zamanlar Ankara’nın en geniş açık alanlarından biri olduğunu hayal etmek kolay değil. Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında, hatta Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren Cebeci’nin önemli bir bölümü Cebeci Çayırı adı verilen geniş bir düzlükten oluşuyordu.
Çayır, piknik yapılan sıradan bir boşluk değildi. Futbol ve boks karşılaşmalarından panayırlara, ip cambazlarından gezici tiyatrolara, siyasi mitinglerden açık hava sinemasına kadar çok farklı etkinliklerin düzenlendiği bir toplumsal yaşam alanıydı.
Üstelik Cebecililer bu alan için bugün kulağa oldukça sıra dışı gelen başka bir isim de kullanıyordu:“Bitli Çayır”Funda Şenol Cantek ve Besim Can Zırh’ın 2014 yılında yayımlanan Bir Semt Monografisine Doğru: Cebeci’ye Bakmak başlıklı akademik araştırmasına göre bu ifade, erken dönemde doğa koşullarına bırakılmış ve yeterince bakımlı olmayan Cebeci Çayırı için semt sakinlerinin kullandığı bir lakaptı. “Bitli Çayır” resmî bir coğrafi ad değildi.
Peki bu geniş alan tam olarak neredeydi ve bugün üzerinde ne bulunuyor? BİTLİ ÇAYIR DENİLEN YER TAM OLARAK NEREDEYDİ?Cebeci Çayırı’nı yalnızca eski Cebeci İnönü Stadyumu’nun arazisiyle eşitlemek doğru değil. Ankara Araştırmaları Dergisi’nde 2017 yılında yayımlanan Güven Dinçer imzalı çalışma, eski harita ve kadastro planlarından hareketle alanın sınırlarını daha ayrıntılı biçimde tarif ediyor.1924 Ankara haritası, Jansen planı, 1929-1930 kadastro kayıtları ve 1957 Yücel-Uybadin Planı karşılaştırıldığında Cebeci Çayırı’nın Dumlupınar Caddesi, Yeni Ankara Sokak ve demiryolu arasında kalan yaklaşık 120 dekarlık bir alan olduğu görülüyor.
Çayırın toplumsal kullanımının zaman içerisinde bu sınırların dışına da taştığı belirtiliyor. Cebeci Tren İstasyonu çevresindeki Doğan Bahçesi de işlevsel olarak bu büyük eğlence ve kamusal yaşam alanının parçası kabul ediliyordu.
Başka bir ifadeyle eski Cebeci Çayırı, bugünkü semtin içinde tek bir parsel değil, stadyum çevresi ile demiryolu arasındaki geniş bir kent parçasını ifade ediyordu. OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E MESİRE YERİYDİCebeci, Ankara henüz bugünkü ölçülerine ulaşmadan önce eski kent merkezi Ulus ve Kale çevresinden geniş boşluklarla ayrılıyordu.
Şenol Cantek ve Zırh’ın sözlü tarih görüşmelerine dayanan araştırmasına göre Cebeci Çayırı, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren Ankara halkının mesire alanlarından biriydi. Başkent ilanından sonra Ankara’nın nüfusu ve konut ihtiyacı büyüdükçe çayırın çevresi de yapılaşmaya başladı.1945-1946 yıllarında ise alanın fiziki yapısında dikkat çekici bir değişiklik yaşandı.
Güven Dinçer’in araştırmasına göre demiryolu seviyesinden yaklaşık bir metre aşağıda bulunan çayırlık, Ankara Hastanesi temel hafriyatından çıkan toprakla doldurularak yükseltildi. Buna rağmen Cebeceliler alanı “çayır” olarak anmayı sürdürdü.
KOÇ DÖVÜŞÜNDEN İP CAMBAZINA: CEBECİ’NİN AÇIK HAVA SAHNESİ“Bitli” lakabı alanın önemsiz olduğu anlamına gelmiyordu. Tam tersine, 1930 ve 1940’larda burası oldukça hareketliydi. Eski Cebecilerin hatıralarına göre çayırda koç dövüşleri düzenleniyordu.
1950’lere doğru panayırlar, gezici tiyatrolar ve ip cambazları da alanın müdavimleri arasına girdi. Dönemin ünlü ip cambazlarından Rıfat Telgezer burada gösteriler yapıyordu. Tiyatrocu Orhan Ersin’in gezici kumpanyası ve geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden İsmail Dümbüllü de yaz aylarında Cebeci Çayırı’na gelen sanatçılar arasındaydı.
Cebeci Tren İstasyonu’nun yakınlığı önemli bir avantajdı. Mamak, Akdere, İncesu ve Hacettepe gibi çevre bölgelerden insanlar bölgeye ulaşabiliyor; çayır özellikle yüksek bütçeli eğlence mekânlarına erişemeyen Ankaralılar açısından ulaşılabilir bir sosyal alan işlevi görüyordu.
ANKARA FUTBOLU STADYUMDAN ÖNCE DE BURADAYDICebeci Çayırı’nın Ankara spor tarihindeki yeri, İnönü Stadyumu yapılmadan çok daha önce başlamıştı. Alan futbol oynanabilecek kadar genişti. Akademik araştırmaya göre Harbiye Talimgâh ile Turan Sanatkâran Gücü gibi dönemin Ankara takımlarının karşılaşmaları çayırda oynanıyordu.
Cebeci’de yalnızca futbol yoktu. Toprak sahada boks karşılaşmaları yapılıyor, özellikle Ankara ve İstanbul’dan gelen boksörlerin müsabakaları seyirci topluyordu. Çocuklar içinse çayır bambaşka bir anlama sahipti. Eski Cebecilerin anlatımlarında burası bisiklet sürmeyi öğrendikleri geniş oyun alanı olarak karşımıza çıkıyor.
Araştırmada görüşülen ve çocuk yaşta bisikletçilik yapmaya başlayan “Orhan Usta”, 1960’larda çayırda üç turu 25 kuruşa bisiklet kiraladıklarını anlatıyor. Mobiletlerin yaygınlaşmasının ardından alan bu kez Çankaya-Dikimevi hattındaki yerel motosiklet yarışları için kullanılan noktalardan biri haline geldi.
ÇAYIR AYNI ZAMANDA SİYASİ BİR FORUMDUCebeci’nin Mülkiye başta olmak üzere üniversite kurumlarıyla gelişmesi, çayırın zaman zaman siyasal bir kamusal alan haline gelmesini de beraberinde getirdi. Rıfat Sakallıoğlu, dönemin siyasetçilerinden Osman Bölükbaşı’nın Cebeci Çayırı’nda düzenlediği CHP karşıtı mitinglere katıldığını aktarıyor.
Mülkiye mezunu Ahmet Bahadır Boso ise alanı öğrenciler açısından yalnızca eğlence yeri değil, dünyaya ilişkin kaygıların konuşulduğu bir forum alanı olarak tarif ediyor. Bu yönüyle Cebeci Çayırı, park ya da spor alanından fazlasıydı.
Ankara’nın farklı kesimlerinin eğlence, spor ve siyaset üzerinden birbirine temas ettiği büyük bir açık kamusal mekândı. CEBECİ’DE YILDIZLARIN ALTINDA SİNEMAÇayırın belleğinde en güçlü iz bırakan yerlerden biri Buluş Sineması oldu.
Ankara Radyosu Türk Halk Müziği sanatçısı Hacer Buluş’un işlettiği açık hava sineması, 1950’lerden itibaren özellikle orta ve orta-alt gelir grubundaki Ankaralıların buluşma noktalarından biriydi. Burası yalnızca film gösterilen bir sinema değildi.
Ön tarafta görece daha pahalı koltukların bulunduğu “hususi” bölüm yer alırken, arka tarafta aileler için masaların bulunduğu; semaver çayı ve nargile içilebilen daha geniş bir bölüm vardı. Araştırmaya göre Buluş, Ankara’da langırt makinelerinin erken dönemlerde kullanıldığı mekânlardan biriydi.
Sahnede ise dönemin popüler kültürünün çok farklı yüzleri görülebiliyordu. İllüzyonist Abra Kadabra, tiyatro toplulukları ve hatta Zeki Müren, Cebeci’deki bu açık hava mekânında seyirciyle buluşan isimler arasındaydı. Cebeci’nin geçmişini anlatan başka kaynaklarda Arı, Çiçek, İnci, Konak, Melek, Saray ve Site gibi çok sayıda sinemanın adı da geçiyor.
Bu yoğunluk, semtin 1950’lerden itibaren Ankara’nın önemli eğlence merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor. ÇAYIRIN ÜZERİNE CEBECİ İNÖNÜ STADYUMU GELDİCebeci Çayırı’nın kullanımını kalıcı biçimde değiştiren en büyük müdahale stadyum oldu.1957 Yücel-Uybadin Planı’nda alan stadyum olarak tanımlandı.
Cebeci İnönü Stadyumu’nun inşaatına 1963 yılında başlandı. TBMM kayıtlarında tesisin 1967’de hizmete girdiği görülüyor. Burada tarih kaynakları arasında küçük bir farklılık bulunuyor. Şenol Cantek ve Zırh’ın 2014 çalışması stadyumun yapımının 1972’de tamamlandığını aktarırken modern mimarlık üzerine yapılan başka bir akademik çalışma, kaynakların bir bölümünün 1967’yi, bir bölümünün ise 1972’yi açılış/tamamlanma tarihi olarak verdiğine dikkat çekiyor.
Resmî TBMM kaydında hizmete giriş yılı 1967 olarak yer aldığı için bu tarih daha güçlü resmî dayanağa sahip.37 bin seyirci kapasiteli stadyum daha sonra Ankara futbolunun önemli merkezlerinden biri oldu. Gençlerbirliği, Ankaragücü, Hacettepe ve Ankara Demirspor gibi kulüpler burada karşılaşmalar oynadı.
Stadyum yalnızca profesyonel futbol için değil, farklı spor branşları, antrenmanlar ve resmî etkinlikler için de kullanıldı. Böylece Ankara’nın önce çayır üzerinde oynadığı futbol, birkaç on yıl sonra aynı yerde büyük beton tribünlerin içine taşındı.
STADYUM DA TARİHE KARIŞTICebeci İnönü Stadyumu 2010’lu yıllarda fiziki durumu nedeniyle tartışmaların merkezine girdi. Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü uzmanlarının tesis için maç oynamaya uygun olmadığı yönünde değerlendirmeleri bulunuyordu.
Stadyumun yıkımına Temmuz 2021’de başlandı. Alan için hazırlanan Millet Bahçesi planları ise uzun bir hukuk ve şehircilik tartışmasına konu oldu. Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası projeye karşı davalar açtı; planlarla ilgili iptal ve yeniden planlama süreçleri yaşandı.
Meslek odaları, alanın Ankara’nın spor ve kent belleği açısından korunması gerektiğini savundu. Bakanlık ve TOKİ ise bölgeyi yeni bir yeşil ve sosyal donatı alanına dönüştürmeyi hedefledi. Bu tartışmada iki tarafın kullandığı temel çerçeve farklıydı: kamu idaresi projeyi yeni bir rekreasyon alanı olarak sunarken, meslek örgütleri stadyumun ve alanın tarihsel spor işlevinin kaybedildiği görüşünü dile getirdi.
PEKİ BUGÜN “BİTLİ ÇAYIR”IN YERİNDE NE VAR?Sorunun kısa cevabı şu: Eski Cebeci Çayırı’nın tamamının üzerinde tek bir yapı bulunmuyor. Çünkü tarihî çayır yaklaşık 120 dekarlık geniş bir bölgeydi ve yıllar içinde parçalanarak kent dokusuna karıştı.
Bugün bu tarihî alanın içinde ya da çevresinde konut dokusu, caddeler, Cebeci Tren İstasyonu, pazar ve farklı kamusal kullanımlar bulunuyor. Çayırın sporla özdeşleşen ve Cebeci İnönü Stadyumu’nun inşa edildiği bölümü ise bugün Cebeci Millet Bahçesi projesinin alanı.
TOKİ’nin resmî ihale belgesine göre proje, Çankaya ilçesi Erzurum Mahallesi’nde 43 bin 595 metrekarelik alanda rekreasyon düzenlemesi ve 10 bin 609 metrekarelik sosyal donatı inşaatlarını kapsıyor. Projede millet kıraathanesi, el sanatları ve satış alanları, idari yapı, otopark ve peyzaj düzenlemeleri gibi farklı kullanımlar öngörüldü.100 YILLIK DÖNÜŞÜM: ÇAYIR, STADYUM, MİLLET BAHÇESİCebeci’de yaşanan dönüşüm, Ankara’nın geçirdiği şehirleşmenin küçük bir özeti gibi okunabilir.
Osmanlı’nın son döneminde mesire yeri olan geniş düzlük, Cumhuriyet’in ilk yıllarında halkın kendiliğinden oluşturduğu bir eğlence ve spor alanına dönüştü. Burada çocuklar bisiklet sürdü. Futbolcular toprak sahada maç yaptı.
Boksörler ringe çıktı. Panayırlar kuruldu. İp cambazları izlendi. İsmail Dümbüllü’nün kumpanyası perde açtı. Zeki Müren şarkı söyledi. Öğrenciler politik meseleleri tartıştı. Sonra büyük stadyum geldi. Stadyum yaklaşık yarım asır Ankara futbolunun hafızasını taşıdı ve 2021’de o da ortadan kalktı.
Şimdi aynı bölgenin bir bölümünde Millet Bahçesi projesi yükseliyor. Bu nedenle Cebeci Çayırı’nın hikâyesi yalnızca Ankara’nın kaybolan bir mesire alanının hikâyesi değil. Yaklaşık bir asır içinde aynı toprağın eğlence alanından spor merkezine, oradan yeni bir kentsel projeye dönüşmesinin hikâyesi.“Bitli Çayır” adı artık tabelalarda yok.
Ama Cebeci’nin sokaklarının altında, eski stadyumun bulunduğu arazide ve Ankaralıların hatıralarında o büyük çayırın izi hâlâ duruyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 06 Kasım 2026 13:51 · Kaynak: yeniankara.com.tr