Elbistanlı öğrencinin yer aldığı ekipten kanserle mücadelede önemli adım
- Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Eren Akdeniz, Yazılım Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi Elbistanlı Ömer Serdar Kayabaşı ve Fizik Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Mehmet Mustafa Ataş, kanserin erken teşhisine katkı sağlaması amacıyla'Faz Değişimi Esaslı Ön Taramaya Yönelik
ELAZIĞ Fırat Üniversitesi'nde eğitim gören Elbistanlı Ömer Serdar Kayabaşı'nın da aralarında bulunduğu 3 öğrenci, nefes analiziyle kanser ön taraması yapabilen taşınabilir biyosensör cihazı geliştirmek için çalışma başlattı. TÜBİTAK BiGG Yatırım 2026 Yılı 1.
Çağrısı kapsamında Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazanan projenin ilk prototipinin 1 yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.
Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Eren Akdeniz, Yazılım Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi Elbistanlı Ömer Serdar Kayabaşı ve Fizik Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Mehmet Mustafa Ataş, kanserin erken teşhisine katkı sağlaması amacıyla'Faz Değişimi Esaslı Ön Taramaya Yönelik Taşınabilir Elektrokimyasal Biyosensör Cihazı' projesini hazırladı. Prof.
Dr. Canan Aksu Canbay'ın akademik, Prof. Dr. Hamdi Soner Altundoğan'ın ise teknik danışmanlığını üstlendiği'Nefsense' projesi, TÜBİTAK BiGG Yatırım 2026 Yılı 1. Çağrısı kapsamında 2 bin 844 başvuru arasından Mükemmeliyet Mührü alan 91 girişim arasında yer aldı.
Nefeste bulunan aseton ve izopren gibi bileşiklerin moleküler baskılanmış polimer tabanlı elektrokimyasal sensörlerle ölçülmesini amaçlayan projeyle, özellikle akciğer kanserinin erken dönemde belirlenmesine ve klinik risk değerlendirme süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. Geliştirilme aşamasındaki cihazın, gerekli çalışmalar ve izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından sağlık sistemine entegre edilmesi planlanıyor.
'KANSERİN ERKEN TEŞHİSİNDE ÖNEMLİ BİR FIRSAT OLACAK' Projenin akademik danışmanı Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, çalışmanın Fırat Üniversitesi açısından önemli bir başarı olduğunu belirterek, üniversitede TÜBİTAK BiGG Yatırım programı kapsamında kabul edilen ilk proje olma özelliğini taşıdığını söyledi.
Öğrencilerin kanserin erken teşhisine yönelik sensör geliştirdiğini ifade eden Canbay, cihazın temel çalışma prensibinin termodinamik nem dengesinin algılanmasına dayandığını belirtti. Nefesteki nem ve belirlenen biyobelirteçlerin tespit edilmesine yönelik sensör üzerinde çalışıldığını anlatan Canbay, sensör yüzeyinde süperhidrofobik kaplama kullanılmasının planlandığını kaydetti.
Projenin geliştirilmesi ve prototipin ortaya çıkarılması için yerli yatırımcı desteğine ihtiyaç duyduklarını belirten Canbay, yaklaşık 1,5 yıllık süreçte cihazın geliştirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Canbay, yatırımcı desteğinin sensör üretimi ve cihazın fonksiyonel özelliklerinin artırılması açısından önemli olduğunu belirterek, nefes analizinin kanserin erken teşhisinde sağlık alanına katkı sağlayabileceğini söyledi.
NEFESTEKİ BİYOBELİRTEÇLER ANALİZ EDİLECEK Proje ekibinde yer alan Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Eren Akdeniz, çalışmalarında Chicago Üniversitesi tarafından 2025 yılında yayımlanan bilimsel bir araştırmanın yöntemini referans aldıklarını söyledi.
İnsan nefesinin yalnızca karbondioksit ve su buharından oluşmadığını, hücrelerin metabolik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan çeşitli organik bileşikleri de içerdiğini belirten Akdeniz, bu maddelerin bazı hastalıklarla ilişkili biyobelirteçler olduğunu ifade etti.
Projenin ilk aşamasında izopren ve aseton olmak üzere 2 biyobelirtece odaklandıklarını anlatan Akdeniz, izoprenin akciğer kanseri, asetonun ise Tip 1 ve Tip 2 diyabet açısından önem taşıdığını söyledi.
Akdeniz, geliştirilecek sistemde alınan nefes örneğinin öncelikle nem dengeleme işleminden geçirileceğini, ardından özel nano yapılı yüzey kaplamasına sahip yoğuşma haznesinde işleneceğini belirtti. Damlacık tipi yoğuşma ve heterojen çekirdeklenme mekanizmalarıyla hedeflenen biyobelirteçlerin sıvı numunede yoğunlaştırılmasının amaçlandığını ifade eden Akdeniz, elde edilen örneklerin yüksek analitik hassasiyete sahip elektrokimyasal sensörlerle inceleneceğini kaydetti.
İLK PROTOTİPİN 12 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR Kanser gibi hastalıklarda erken teşhisin önemine dikkati çeken Akdeniz, özellikle akciğer kanserinin ilk evrelerinde belirgin belirtiler göstermeyebildiğini, bu nedenle nefes analizine dayalı ön tarama yöntemlerinin önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti.
Projenin geliştirilmesi amacıyla Cellsway Biyoteknoloji A.Ş. isimli şirketin kuruluşunu tamamladıklarını açıklayan Akdeniz, ilk prototipi 12 ay içerisinde, projenin geliştirme sürecini ise 18 ay içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Akdeniz, prototipin hazırlanmasının ardından saha çalışmaları ve gönüllüler üzerinde deneysel araştırmalar gerçekleştirileceğini, elde edilecek veriler doğrultusunda gerekli izinlerin tamamlanmasıyla cihazın sağlık sistemine entegre edilmesinin amaçlandığını ifade etti.
İlk aşamada 2 biyobelirtecin tespit edilmesine odaklandıklarını belirten Akdeniz, ilerleyen süreçte biyobelirteç sayısını artırarak sistemin farklı hastalıkların ön taramasında da kullanılabilmesini hedeflediklerini kaydetti.
YERLİ YATIRIMCILARA DESTEK ÇAĞRISI TÜBİTAK'tan yatırım desteği aldıklarını belirten Akdeniz, projenin geliştirilmesi ve cihazın kullanıma hazır hale getirilmesi için ilave finansman desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Akdeniz, yerli yatırımcıları projeye destek olmaya davet ederek, geliştirilecek teknolojinin sağlık alanında erken teşhis çalışmalarına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Elbistanlı Ömer Serdar Kayabaşı'nın da yazılım mühendisliği alanındaki eğitimiyle yer aldığı proje ekibi, taşınabilir biyosensör cihazının geliştirilerek sağlık alanında kullanılmasını hedefliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 05 Kasım 2026 09:59 · Kaynak: elbistanolay.com