Prof. Dr. Yusuf Sayın: Hedef Türkiye’nin bölgedeki etkinliği
Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Sayın, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısını değerlendirdi.
Sayın, saldırının bölgesel ve küresel güvenlik açısından önemli riskler barındırdığını vurguladı. Hürmüz Krizi ve ABD/İsrail-İran çatışmasının bölgedeki gerilimi artırdığına ifade eden Sayın, saldırının Ortadoğu'daki istikrarsızlığı derinleştirebilecek bir gelişme olduğunu belirtti.
Sayın, saldırıyı İsrail'in bölgedeki politikalarının bir parçası olduğunu belirterek, Gazze ve İran krizlerinde yaşanan gelişmelerin de bu çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti. Sayın, söz konusu saldırının yalnızca Suriye'deki askerî hedefler söyledi.
Prof. Dr. Yusuf Sayın, Türkiye-Suriye ilişkilerinin özellikle askerî boyutunu hedef alan bir yaklaşımın söz konusu olduğunu ifade ederek,'Bu saldırganlık, son yıllarda artan Türkiye-Suriye münasebetlerini ve iki ülke arasında gelişen çok boyutlu ilişkileri hedef alan bir tehdit olarak okunabilir.
Doğrudan Türkiye'nin Suriye'deki etkinliğini hedef alıyor. Ancak bu gelişmenin sürece yön vermesi de Türkiye'nin sessiz kalmasını sağlaması da mümkün görünmüyor'şeklinde konuştu.
İKİ ÜLKE ARASINDA ADI KONULMAMIŞ BİR REKABET VAR Millî Savunma Bakanlığının saldırı sırasında Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askerî heyetinin bulunmadığı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Sayın,'Millî Savunma Bakanlığı, üste Türk askerî personelinin bulunmadığını açıkladı. Bununla birlikte saldırı, Türkiye-Suriye ilişkilerinin gelişimini önlemeye dönük bir mesaj niteliği taşıyor.
Türkiye'nin Suriye ile askerî ilişkilerinin daha ileri bir noktaya taşınmamasına yönelik bir tutum olarak değerlendirilebilir. Asıl sorun, İsrail'in güvenlik algısının sınırlarının nerede başlayıp nerede sona erdiğidir. Görünen o ki İsrail kendisine bir sınır çizmemektedir'dedi.
Saldırının Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yeni bir güç mücadelesinin başlangıcı olup olmayacağına ilişkin soruya ilişkin Sayın, gelişmenin yeni bir rekabetten ziyade iki ülke arasında uzun süredir devam eden, ancak açık biçimde tanımlanmayan rekabetin ve çatışma riskinin yeni bir yansıması olduğunu aktardı. Türkiye'nin bölgedeki güvenlik politikasının bu tür girişimlerden etkilenmeyecek bir kapasiteye sahip olduğunu belirten Sayın, Türkiye'nin Suriye özelindeki politikasını sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.
Türkiye'nin yanıtının yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmayacağını düşündüğünü belirten Sayın,'Türkiye'nin bu son saldırı girişimine yanıtını uluslararası hukuk mecralarında güçlü biçimde aramakla birlikte, asıl sahada yakın bir zamanda vereceği kanaatindeyim' dedi. Sayın, Türkiye'nin bölgesel diplomasi ve güvenlik alanındaki temaslarının bu süreçte önem taşıdığını belirterek, geçtiğimiz günlerde imzalandığını ifade ettiği Mekke Anlaşması ile Libya'da yürütülen temasları örnek gösterdi.
Türkiye'nin istihbarat diplomasisi aracılığıyla da İsrail'in adımlarına karşılık verdiğini söyleyen Sayın, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Kategori: Siyaset
Yayın: 26 Ekim 2026 10:46 · Kaynak: yenimeram.com.tr