Cezaevlerinde insanlık dramı: 130 bin kişilik kapasite aşımı, çocuklara yatak bile yok
- Türkiye'deki ceza infaz kurumlarında kapasite aşımı %43'e yaklaşarak 130 bini aştı
- TİHEK raporları, mahpusların yerde yattığını ve anneleriyle kalan çocukların yataksız bırakıldığını gözler önüne serdi
Türkiye genelindeki 402 ceza infaz kurumunda yaşanan aşırı kalabalık, devletin kendi denetim mekanizmaları tarafından tescillendi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 2 Ekim 2026 tarihli verilerine göre, 304 bin 184 kişilik toplam kapasiteye karşın cezaevlerinde 434 bin 337 mahpus bulunuyor.
Bu durum, kapasitenin 130 bin 153 kişi aşıldığını ve doluluk oranının %142,8 seviyesine ulaştığını gösteriyor. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından hazırlanan ziyaret raporları, bu yoğunluğun yarattığı dramatik yaşam koşullarını detaylandırıyor.
Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kapasite aşımı nedeniyle üç katlı ranzalara geçildiği ve bazı mahpusların yerde uyumak zorunda kaldığı tespit edildi. Mardin Midyat M Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda ise 24 metrekarelik odalarda benzer barınma sorunları yaşanırken, sıcak suyun sabahın erken saatlerinde kısıtlı bir süre verildiği ve kurumda yangın algılama sisteminin bulunmadığı saptandı.
Kadın cezaevlerinde durum, çocukların mağduriyetiyle daha da ağırlaşıyor. Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda anneleriyle kalan 36 çocuk için ayrı yatak veya beşik bulunmadığı belirlendi. Bursa Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ise çocukların anneleriyle aynı yatakta yattığı, hatta bazı durumlarda ilave yatakların ücret karşılığı temin edildiği raporlara yansıdı.
Ayrıca bu kurumda, çocuklarda yetersiz beslenme bulgularına rastlanırken, bir yıl içinde 31 kez kendine zarar verme vakası yaşandığı kaydedildi. Mersin Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ise 460 kişilik kapasiteye karşın 705 mahpusun tutulması, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırıyor.
Kurumda bulunan 437 kronik hastanın varlığına rağmen sıcak suyun günde sadece bir saat verilmesi, hijyen ve sağlık açısından büyük risk oluşturuyor. Mahpusların kişisel eşya dolaplarını paylaşmak zorunda kalması, temel yaşam alanlarının yetersizliğini somutlaştırıyor.
Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğundaki infaz sisteminde, TİHEK'in sunduğu bu veriler, iyileştirme tavsiyelerini beraberinde getiriyor. Raporların büyük kısmının 2025 yılı ziyaretlerine dayanması, Kasım 2026 itibarıyla mevcut durumun güncel takibini zorunlu kılıyor.
Kamuoyu, tespit edilen bu ağır hak ihlallerinin giderilmesi adına Bakanlık tarafından atılacak adımları ve iyileştirme süreçlerinin şeffaflığını bekliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın
Yayın: 03 Kasım 2026 10:33 · Kaynak: kronos41.news