İsmail Arı’dan mektup: 1000 liranız yoksa ve Sincan’daysanız soğukta kaldınız
- Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden gönderdiği mektupta, "Kalacağım koğuşa gönderildiğimde battaniye, yastık verilmedi
- Meğer battaniye ve yastık kalmamış
Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden gönderdiği mektupta, "Kalacağım koğuşa gönderildiğimde battaniye, yastık verilmedi. Meğer battaniye ve yastık kalmamış. 1000 TL’ye kantinden battaniye satın aldım. 1000 TL’niz yoksa ve Sincan’daysanız soğukta kaldınız yani" dedi.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala Kısa Dalga - Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine gözaltına alınan BirGün muhabiri İsmail Arı, "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla 20 Ekim'de tutuklanmıştı. Tutuklama karara gerekçe olarak "kaçma" ve "delil karartma" ihtimalleri gösterildi.
İsmail Arı, Birgün gazetesine gönderdiği mektupta yaşadığı süreci anlattı. Arı, 21 Ekim Çarşamba sabahı Ankara Adliyesi’ne götürüldüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Önceki tutukluluğumda savcı yüzü görmemiştim, bu sefer görebildim. Savcı da ifademi aldı. Adını her andığımda bana yeni bir dava açtıran malum şahıs benden şikâyetçiymiş yine! ‘Kuvvetli suç şüphesi var’ denilerek yine yatarı olmayan bir suç iddiası ile sulh ceza hâkimliğine sevk edildim.
Sulh ceza hâkimliği sorgusu oldukça kısa sürdü. Hem hâkim bizi doğru düzgün dinlemedi hem de 40 yıllık hukukçu olan avukatımı tersledi ve kısa sürede ‘Seni tutukladım’ dedi. Polislerle cezaevinin yolunu tuttuk; akşam üzeri cezaevine getirildim, yine tecrit koğuşu denilen geçici koğuşa götürüldüm.
Bu arada öncekinden farklı olarak yastık ve battaniye verilmedi kimseye. Sabah işlemlerin ardından kalacağım koğuşa gönderildim ve burada da battaniye, yastık verilmedi. Meğer battaniye ve yastık kalmamış. 1000 TL’ye kantinden battaniye satın aldım. 1000 TL’niz yoksa ve Sincan’daysanız soğukta kaldınız yani!
28 kişi kapasiteli koğuşta 62 kişiyiz, yine makus talihimden olacak ki yerde yatıyorum. Bu yaz cezaevi, koğuşlar tıka basa dolmuş; cezaevi önceki tutukluluğuma göre çok daha kalabalık. Beni gören tutuklu ve personel epey şaşırıyor ‘sen nasıl geri geldin? ne oldu?’ diyorlar."
Avukatlarının ilk ziyaretiyle ifade, sorgu tutanaklarına da ulaştığını anlatan Arı, şöyle devam etti:
"Bir de ne göreyim, kendi ayağımla emniyete gitmeme rağmen ‘kaçma ve delil karartma’ şüphesinden tutuklanmışım! Hayretle sulh ceza hâkimliğinin tutanağını okurken ikinci şoku yaşadım. Güya ben ‘Bugün Dünya Gazeteciler Günü, bugün beni tutuklamamanızı arz ederim’ demişim! Bu ifadeyi okuyunca yok artık dedim.
Avukatlarım Hayati Küçük, Taylan Arı ve Ezgi Ergen Sürer’in de tanık olduğu üzere ‘Gazeteciler Günü’nde gazeteci tutuklayan hâkim olarak tarihe geçmeyin’ dedim. Ancak cümlemi değiştirip tutanağa geçirmişler. Yani ‘arz etmişim’ ama benim haberim yok!
Böyle iş olur mu? Bu sefer de malum şahsın tuhaf suç duyurusu ile aynı yıl aynı adliyede ikinci kez tutuklandım da halkımızın yüzü mü güldü? Gazetecileri peş peşe cezaevine atıyorsunuz da refah düzeyi mi yükseliyor? Ekonomi mi düzeliyor?
Anayasa’da ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ denmesine rağmen bizi cezaevine atıyorlar. Tüm tutuklu meslektaşlarım adına da bu kalın duvarların ardından sesleniyorum; Anayasa’yı daha fazla çiğnemeyin. Bizi bırakın, işimizi yapalım.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Sincan
Yayın: 01 Kasım 2026 13:33 · Kaynak: kisadalga.net