Habermetrik
← Ana Sayfa
Kocaeli/İzmit 02 Ekim 2026 06:44
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kocaeli’nin ekmekle imtihanı: Ya biterse!

Kocaeli’nin ekmekle imtihanı: Ya biterse!
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr

17 Ağustos depreminin üzerinden yıllar geçti ama bazı görüntüler insanın hafızasından hiç silinmiyor.
Depremin ilk haftasıydı...
Kocaeli adeta durmuştu.
Dükkanlar kapalıydı, iş yerleri kapalıydı, fırınlar keza çalışmıyordu. Cebinizde paranız olsa bile gidip bir ekmek satın alabileceğiniz yer bulamıyordunuz.
İnsanların parası vardı ama ekmek yoktu.
O günlerde İzmit merkezinde hiç unutamadığım bir görüntüyle karşılaşmıştım.
Ankara Belediyesi'ne ait otobüsler gelmişti. Otobüslerin içi ağzına kadar ekmek sepetleriyle doluydu. Bugünkü Cumhuriyet Bulvarı'nın bulunduğu, o dönem tren yolunun geçtiği bölgeye yanaşıyorlardı.
İnsanlar ekmek almak için otobüslerin çevresinde toplanıyordu.
İşte o an insanın içine tarifi zor bir duygu oturuyordu.
Televizyonda yıllarca Afrika'daki açlık görüntülerini izlemiş, ekmek ve su için bekleyen insanları görmüştük.
Bir anda kendimizi benzer bir tablonun içinde bulmuştuk.
Üstelik daha da acı olan şuydu:
Alım gücümüz vardı.
Paramız vardı.
Ama yaşanan büyük afet nedeniyle satın alacak ekmek bulamıyorduk.
Deprem bize yalnızca binaların değil, hayatın bütün düzeninin bir anda nasıl yıkılabileceğini öğretmişti.
Bugün ise başka bir gerçekle karşı karşıyayız.
Bu kez fırınlar açık.
Raflarda ekmek var.
Ama bazı insanların ekmek almaya gücü yetmiyor.
ASKIDAKİ EKMEKLER NEREDE
Son dönemlerde fırınlardaki askıda ekmek uygulamasına özellikle dikkat ediyorum.
Bir zamanlar askıya onlarca ekmek bırakılan yerlerde bugün sayıların oldukça azaldığını görüyoruz.
Bazı fırınlarda askıdaki ekmek sayısı 10'u bile geçmiyor.
Bunun iki anlamı olabilir.
Ya askıya ekmek bırakanların sayısı azaldı ya da ihtiyaç sahiplerinin talebi arttı.
Muhtemelen ikisi de yaşanıyor.
Hayat pahalılaştı.
Ev kiraları arttı.
Elektrik, su, doğal gaz faturaları arttı.
Bir ailenin mutfak masrafı her geçen gün ağırlaşıyor.
Ve artık ekmek gibi en temel gıda maddesi bile bazı evlerde hesabı yapılan bir ürüne dönüşüyor.
İşte tam da bu nedenle küçük gördüğümüz yardımlar bugün çok daha büyük anlam taşıyor.
BİR EKMEK KÜÇÜK BİR YARDIM DEĞİLDİR
Bir fırına girdiğinizde iki ekmek alıyorsanız üçüncüsünü askıya bırakabilirsiniz.
Belki sizin için birkaç liralık bir harcamadır.
Ama o ekmek akşam evine eli boş dönmek istemeyen bir babanın sofrasına gidebilir.
Çocuğunun beslenme çantasına ne koyacağını düşünen bir annenin yükünü biraz olsun hafifletebilir.
Tek başına yaşayan bir emeklinin akşam yemeği olabilir.
Kimin aldığını bilmenize gerek yok.
Zaten yardımın en güzeli de budur.
Kur'an-ı Kerim'de Bakara Suresi'nin 271'inci ayetinde sadakanın gizlice ihtiyaç sahiplerine verilmesinin daha hayırlı olduğu bildirilir.
Peygamber Efendimizin de gizlice yapılan yardıma verdiği değeri anlatan çok güzel bir ölçüsü vardır.
Kıyamet gününde Allah'ın gölgesinde gölgelendirilecek kişiler anlatılırken, sadakasını öylesine gizli veren kişiden söz edilir ki, "sol eli, sağ elinin ne verdiğini bilmez."
Ne kadar güzel bir ölçü...
Gösteriş yok.
Fotoğraf yok.
İsim yok.
Teşekkür beklentisi yok.
Sadece veren bir el ve alanın mahcubiyetini koruyan bir iyilik var.
KİMİN ALDIĞINI BİLMEDEN VERİN
Bazen yardım yaparken kime gittiğini öğrenmek istiyoruz.
Oysa belki de bilmemek daha güzel.
Çünkü gerçek ihtiyaç sahibi çoğu zaman kendisini belli etmez.
İstemez.
Utanır.
Kimse görmeden fırına girer, askıda ekmek olup olmadığını sorar.
Varsa alır ve çıkar.
Belki yanımızdan geçer ama onun o ekmeğe ihtiyacı olduğunu hiçbir zaman anlayamayız.
Bu yüzden askıda ekmek uygulaması çok kıymetlidir.
Alanı incitmez.
Vereni de gösterişten uzak tutar.
DEPREMDE EKMEĞİ BULAMIYORDUK, BUGÜN PARASINI BULAMAYAN VAR
17 Ağustos'ta cebimizde para olduğu halde ekmek bulamıyorduk.
Bugün fırınlarımız çalışıyor, ekmekler raflarda duruyor ama cebindeki para yetmediği için ekmek alamayan insanlar var.
Belki iki dönemin şartları birbirinden tamamen farklı.
Ama ortak bir tarafı var:
Dayanışmaya ihtiyaç duyduğumuz zamanlar...
O gün Ankara'dan gelen otobüslerin içerisindeki ekmekler Kocaeli için ne anlam taşıyorsa bugün bir vatandaşın fırında askıya bıraktığı birkaç ekmek de ihtiyaç sahibi için aynı dayanışmanın küçük ama çok değerli bir örneğidir.
Unutmayalım;
Bir şehrin büyüklüğü yalnızca yollarıyla, köprüleriyle, fabrikalarıyla ölçülmez.
O şehirde yaşayan insanların birbirine ne kadar sahip çıktığıyla da ölçülür.
Bugün yolunuz bir fırına düşerse imkanınız ölçüsünde bir ekmek de askıya bırakın.
Kimin yiyeceğini sormayın.
Kimin aldığını araştırmayın.
Sadece bırakın ve çıkın.
Bir elinizin verdiğini diğer eliniz bilmesin.
Çünkü bazen bir insan için dünyanın en güzel yardımı, hiç tanımadığı birinin kendisini düşünmüş olmasıdır.
Kocaeli askıda kalmasın.
Kocaeli ekmeksiz kalmasın.

Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava · Bölge: Kocaeli/İzmit
Yayın: 02 Ekim 2026 06:44 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp