Demokratların solunda yeni yüz: ABD'nin ilk Müslüman senatörü Abdul El-Sayed kimdir?
- Mısır kökenli bir ailenin çocuğu olarak Michigan'da büyüyen Abdul El-Sayed, Oxford ve Columbia'da eğitim gördü, Detroit'in sağlık sisteminin yeniden inşasında görev aldı ve ABD'de evrensel sağlık hizmetlerinin en güçlü savunucularından biri haline geldi
Demokrat Abdul El-Sayed, ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde aday olduğu Michigan’daki Senato seçiminde eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Rogers’ı yenerek ABD Kongresi’nin üst kanadına seçilen ilk Müslüman oldu. Detroit’teki seçim merkezinde konuşan El-Sayed, “Michigan, başardık!
Bu büyük eyaletin seçilmiş senatörü olarak karşınızda durmaktan büyük gurur ve onur duyuyorum” dedi. El-Sayed, Demokrat Parti ön seçiminde kendisine kaybeden Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ın son anda Rogers’a destek açıklamasına rağmen yarışı kazandı.
ABD'de 2026 ara seçimlerinin en dikkat çekici isimlerinden biri, Michigan'da Demokrat Parti'nin Senato adayı olan 42 yaşındaki doktor ve halk sağlığı uzmanı Abdul El-Sayed idi. Cumhuriyetçi Mike Rogers'a karşı yarışan El-Sayed, yalnızca bir Senato sandalyesi için mücadele etmedi.
Adaylığı, Amerikan siyasetinde Müslümanların temsili, Demokrat Parti içindeki ideolojik ayrışma, İsrail-Filistin meselesi ve siyasette büyük bağışçıların etkisi gibi tartışmaları da gündeme getirdi. ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü olan El-Sayed, Bernie Sanders ve Elizabeth Warren gibi ilerici siyasetçilerin desteğine sahip.
Ancak sağlık hizmetlerinin kamusal finansmanını genişletme, göçmenlik uygulamalarını değiştirme ve şirketlerin siyasi nüfuzunu sınırlama önerileri, Cumhuriyetçilerin yanı sıra bazı merkezci Demokratların da eleştirilerine neden oldu. Mısır kökenli bir aileden Oxford'a Abdul El-Sayed, Michigan'da Mısır'dan ABD'ye göç etmiş babası Muhammed El-Sayed ve üvey annesi Jackie tarafından yetiştirildi.
Çocukluğunu Michigan'ın güneydoğusunda geçiren El-Sayed, devlet okullarında eğitim gördü. Gençliğinde Amerikan futbolu, güreş ve lakrosla ilgilendi. 2007 yılında Michigan Üniversitesi'nden biyoloji ve siyaset bilimi alanlarında mezun oldu.
Ardından dünyanın en prestijli akademik burslarından Rhodes Bursu'nu kazanarak Oxford Üniversitesi'nde halk sağlığı alanında doktora yaptı. Doktorasını 2011'de tamamladı. Daha sonra Columbia Üniversitesi'nde tıp eğitimi alarak 2014'te doktor unvanını kazandı ve epidemiyoloji alanında akademik çalışmalar yürüttü.
Bu eğitim geçmişi, El-Sayed'in siyasi kimliğinin de temelini oluşturdu. Amerikan sağlık sistemindeki eşitsizlikleri yalnızca siyasi bir mesele olarak değil, halk sağlığı sorunu olarak ele almaya başladı. Detroit'in sağlık sistemini yeniden kurdu El-Sayed'in kamu yönetimindeki kariyerinin dönüm noktası 2015 yılı oldu.
Detroit, 2013'te ABD tarihinin en büyük belediye iflasını yaşamıştı. Mali krizin ardından kentin sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması gerekiyordu. El-Sayed, 2015'te Detroit Sağlık Bakanlığı'nın başına getirildi ve kurumun yeniden oluşturulması sürecini yönetti.
2017'de ise Michigan valiliğine aday olmak için görevinden ayrıldı. İlk valilik girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ama El-Sayed kamu sağlığı alanındaki çalışmalarını sürdürdü. 2022-2025 yılları arasında yaklaşık 1,8 milyon kişinin yaşadığı Wayne County'nin Sağlık, İnsan Hizmetleri ve Gaziler Hizmetleri Departmanı'nı yönetti.
Bu dönemde çocukların gözlük hizmetlerine erişiminin artırılması, okullardaki kurşun kirliliğiyle mücadele, opioid doz aşımı vakalarında kullanılan naloksonun yaygınlaştırılması ve sağlık borçlarının silinmesi gibi girişimlerde bulundu. Kampanya ekibinin açıklamalarına göre El-Sayed, yaklaşık 300 bin kişinin 700 milyon dolara varan sağlık borcunun silinmesini hedefleyen bir programın başlatılmasına da öncülük etti.
2018'de Gretchen Whitmer'a kaybetti, 2026'da Demokratların adayı oldu El-Sayed'in siyasete ilk ciddi adımı 2018'de Michigan valiliğine aday olmasıyla gerçekleşti. Demokrat Parti ön seçimlerinde bugünkü vali Gretchen Whitmer'a yenildi.
Whitmer yaklaşık 588 bin oy alırken El-Sayed 342 bin oyda kaldı. Ancak bu kampanya, El-Sayed'in eyalet çapında tanınmasını sağladı ve Bernie Sanders'ın temsil ettiği ilerici siyasi hareketle ilişkisini güçlendirdi. Bu yıl ise Demokratların Senato adaylığı için yarıştı.
Ağustos ayında yapılan ön seçimlerde Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens'ı yüzde 48,5'e karşı yüzde 47,5 oyla mağlup etti. İki aday arasındaki fark yaklaşık 15 bin oydu. Böylece Demokrat Parti'nin daha merkezci kanadının desteklediği Stevens yerine, ilerici kanadın adayı genel seçime katılma hakkı kazandı.'Siyasetten parayı çıkarın, halkın cebine para koyun' El-Sayed'in siyasi programı üç temel vaat etrafında şekilleniyor: Şirket parasının siyasetteki etkisini azaltmak, çalışanların alım gücünü artırmak ve herkesin sağlık hizmetlerine erişmesini sağlamak.
En önemli önerisi, ABD'de bütün vatandaşların kamu tarafından finanse edilen sağlık sigortası kapsamına alınmasını amaçlayan Medicare for All programı. El-Sayed ayrıca milyarderlerin servetlerinin vergilendirilmesini, tekelleşmeyle mücadeleyi, sendikal hakların güçlendirilmesini ve sağlık borçlarının azaltılmasını savunuyor.
Bununla birlikte o, kendisini sosyalist olarak tanımlamıyor. CBS News'e verdiği röportajda kapitalist olduğunu, ancak kapitalizmin tekellerin denetlenmesi ve evrensel sağlık güvencesiyle bağdaşabileceğini söylemişti. Yapay zeka da kampanyasının önemli başlıklarından biriydi.
El-Sayed, teknolojinin istihdam ve çevre üzerindeki etkilerini gerekçe göstererek yapay zekayı düzenleyecek bakanlık düzeyinde bir kurum kurulmasını ve en ileri yapay zekâ araştırmalarına geçici bir duraklama getirilmesini savunuyor. Filistin politikası neden tartışma yarattı?
El-Sayed'in adaylığı, Michigan'ın büyük Arap-Amerikalı nüfusu nedeniyle dış politika tartışmalarının da merkezine yerleşti. İsrail'e Amerikan silahlarının gönderilmesine karşı çıkan siyasetçi, Filistinlilerin ve İsrailli Yahudilerin eşit haklara, güvenliğe ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini savunuyor.
İsrail-Filistin sorununun çözümüne ilişkin olarak ise tarafların eşit koşullarda üzerinde uzlaşacağı tek devletli veya iki devletli çözümü destekleyebileceğini söylüyor. Ancak İsrail'e yönelik tutumu, Michigan'daki bazı Yahudi seçmenlerin ve Demokrat siyasetçilerin tepkisini çekti.
Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers ise El-Sayed'in söylemlerinin antisemitizmi beslediğini savunuyor. El-Sayed bu eleştirilere karşılık Yahudi Amerikalıların güvenliğini ve haklarını savunduğunu vurguluyor. Tartışma, Demokrat Parti içindeki bölünmeyi de derinleştirdi.
Ön seçimde El-Sayed'e kaybeden Haley Stevens, 2 Kasım'da kendi partisinin adayı yerine Cumhuriyetçi Rogers'ı desteklediğini açıkladı. Stevens kararını özellikle İsrail politikasındaki görüş ayrılıklarıyla gerekçelendirdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Sağlık
Yayın: 04 Kasım 2026 07:38 · Kaynak: tr.euronews.com