Aynı koğuş, aynı kitap, yeniden tutukluluk: İsmail Arı'dan cezaevi günlüğü
- Gazeteci İsmail Arı, ikinci kez tutuklandıktan sonra Sincan Cezaevi'nde yine aynı koğuşa konuldu
- Yine yerde yatan Arı, koğuşta yarım bıraktığı kitaba devam ediyor
Gazeteci İsmail Arı, ikinci kez tutuklandıktan sonra Sincan Cezaevi'nde yine aynı koğuşa konuldu. Yine yerde yatan Arı, koğuşta yarım bıraktığı kitaba devam ediyor.
Google'da DW'yi tercih edin Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikâyeti üzerine tutuklanan gazeteci İsmail Arı'nın 5 yıla kadar hapsi isteniyor. Fotoğraf: Sercan Meric Reklam Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikâyeti üzerine tutuklanan gazeteci İsmail Arı, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve hakaret iddiasıyla 19 Kasım'da Ankara 32.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıkacak. İddianamede, Arı'nın 5 yıla kadar hapsi isteniyor.
Daha önce de Sincan 2 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 75 gün tutuklu kalan Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı, cezaevinde avukatı aracılığıyla DW Türkçe'ye konuştu.
Arı, " İlk olarak şunu ifade etmek istiyorum; neredeyse adının geçtiği her habere dava açtıran Ebubekir Şahin muradına erdi, beni cezaevine attırdı" dedi.
İfadeye davet edilmesi üzerine gittiği Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde hakkında gözaltı kararı bulunduğunu öğrendiğini söyleyen Arı, RTÜK Başkanlığı döneminde tanınan, şimdi de Türk Telekom CEO'su olan Ebubekir Şahin'in şikâyetiyle hakkında soruşturma başlatıldığının bildirildiğini kaydetti.
Arı, ifade verdikten sonra geceyi nezarethanede geçirdiğini anımsatırken, "Süleymancılarla aynı nezarethanede kaldım ve yer olmadığı için yerde uyumak zorunda kaldım. Sabah savcıya çıkarıldım. Öncekinden farklı olarak bu sefer savcı yüzü gördüm ama yine tutuklamaya sevk edildim.
Sulh ceza hâkimi de bizi doğru düzgün dinlemeden, avukatlarımı tersleyerek'tutuklandın' dedi" dedi.
İsmail Arı, sadece dört buçuk ay önce tahliye edildiği Sincan 2 No'lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna götürüldüğüne dikkati çekerken, şunları anlattı:
"Geceyi battaniyesiz ve de yastıksız geçici koğuşta geçirdim. Elbette beni gören şaşırdı. Hatta aldığım tehditler nedeniyle hakkımda uzun süredir koruma kararı vardı. Bu karar Ankara Valiliği tarafından verilmiş ve tahliye olduktan sonra da devam etmişti.
Cezaevine getirilirken sağlık kontrolü için uğradığımız hastanede ve de cezaevinin kapısında, koruma görevini icra eden polis memurlarıyla karşılaştık. Beni görünce epey şaşırdılar."
Arı, geçici koğuşta geceyi geçirdikten sonra, daha önce 75 gün tutuklu kaldığı koğuşa gönderildi. "Koğuşun kapısı açıldığında beni gören şaşırdı" diyen Arı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü bir kısmı önceki tutukluluğumda da vardı. Gözaltı ve tutuklanma haberimi televizyonda görenler'Yine bu cezaevine mi getirecekler?' diye konuşmuşlar. Cezaevinden çıkarken koğuşta yaklaşık 30 tutukluyduk, şimdi koğuşa 62’nci tutuklu olarak girdim. Bu yaz cezaevi dolup taşmış."
Arı, önceki tutukluluğunda Doğan Avcıoğlu'nun bir kitabını koğuşta unuttuğunu ve döndüğünde bulduğu aynı kitaba kaldığı yerden devam ettiğini kaydetti. Arı, "Yani önceki tutukluluğumda yarım kalan kitabımı okuyorum" dedi.
Arı'nın koğuşunda Etimesgut, Çankaya ve Eyüpsultan Belediyesi operasyonunda tutuklu isimler de var. Koğuşta yaklaşık 60 kişinin iki tuvalet ve banyoyu kullanmasının koşulları zorlaştırdığını ifade eden Arı, "Sadece 28 kişilik ranza olduğu için 30’dan fazla tutuklu ile yerde yatıyorum" dedi.
"Ben suç işlemedim" ifadesini kullanan Arı, sadece gazetecilik yaptığı için aynı yıl ikinci kez tutuklandığını ve birçok meslektaşı gibi cezaevinde tutulduğuna dikkat çekti, "Yani aslında gazetecilik suçundan cezaevindeyim" diye konuştu.
Koğuşta diğer tutuklularla akşam haberlerini izlerken Cumhurbaşkanının basın özgürlüğünden bahsettiği konuşmasının ekrana verildiğini ifade eden Arı, "Herkes gülümseyerek bana baktı. Aslında ağlanacak hâlimize gülüyorlardı" dedi.
Arı, ifadeye kendi ayağıyla gitmesine rağmen "kaçma" şüphesinden tutuklandığını cezaevinde öğrendiğinin de altını çizdi. Artık bu hukuksuzluklar karşısında ne diyeceğimi bilmediğini kaydeden Arı, "Beni tutukladıkları suç maddesinin yatarı bile olmadığını da yine en iyi onlar biliyor" dedi.
Eski koğuşundan içeri yeniden girdiğinde kendisinin kocaman sarılarak karşılandığını. "Bu da geçer" denildiğini anlatan Arı, sözlerini şöyle bitirdi:
"Elbette bu da geçer. Ancak bunca hukuksuzluğa imza atanlar da tarihe geçiyor. Sulh ceza hâkimliğinde söylediklerim tutanağa bile geçirilmemiş.'Tarihe gazeteci tutuklayan hâkim olarak geçmeyin' demiştim. Tüm gazetecilerin serbest bırakılması ve mesleğimizi özgürce yapabilmemiz umuduyla..."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Asayiş · Bölge: Ankara/Sincan
Yayın: 01 Kasım 2026 10:02 · Kaynak: DW Türkçe