Fed faiz kararı ne oldu? Kevin Warsh sürpriz yapmadı: Veriler Aralık ayını işaret ediyor!
- ABD Merkez Bankası (Fed), 27-28 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen toplantısında politika faizini sabit tutma kararı aldı ve federal fonlama faizi hedef aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesinde korudu
Küresel piyasaların odaklandığı Fed faiz kararı belli oldu. ABD Merkez Bankası (Fed), 27-28 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından politika faizinde değişikliğe gitmedi.
Böylece federal fonlama faizi hedef aralığı yüzde 3,75-4,00 seviyesinde korundu. Fed'in faizleri sabit tutması, ABD'de enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesine rağmen para politikasında bekle-gör yaklaşımının öne çıktığına işaret etti.
Karar öncesinde para piyasalarında faizlerin değişmeyeceğine yaklaşık yüzde 90 olasılık verilirken, yatırımcıların asıl gündemini Fed'in aralık toplantısında atabileceği adımlar oluşturdu. FED FAİZ KARARI: EYLÜL AYINDAKİ SÜRPRİZİN ARDINDAN YENİ DÖNEM Fed, 16 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,50-3,75 aralığından yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltmişti.
Üç yılı aşkın sürenin ardından gelen ilk faiz artırımında 12 FOMC üyesinin tamamı aynı yönde oy kullanmıştı. Fed'in eylül ayındaki açıklamasında, ekonomik faaliyetlerin güçlü seyrini koruduğu, istihdam piyasasında belirgin bir bozulma görülmediği ve enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği vurgulanmıştı.
Ekim toplantısında ise art arda ikinci bir faiz artırımına gidilmemesi, yüksek enflasyon ile artan borçlanma maliyetleri arasında hassas bir denge kurulmaya çalışıldığını gösterdi. ABD'DE ENFLASYON YÜZDE 3,7'YE YÜKSELDİ: FED NEDEN BEKLEMEYİ TERCİH ETTİ?
Fed toplantısının en dikkat çekici yönlerinden biri, faizlerin sabit tutulmasına rağmen ABD'de enflasyonist baskıların henüz kontrol altına alınamamış olması. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosunun verilerine göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE), eylül ayında aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,7 yükseldi.
Böylece manşet enflasyon, Fed'in yüzde 2'lik fiyat istikrarı hedefinin oldukça üzerinde kalmaya devam etti. Verilerin ayrıntıları ise enflasyonun kaynaklarına ilişkin önemli ipuçları verdi. Eylülde benzin fiyatlarının aylık yüzde 9,1 yükselmesi, tüketici enflasyonundaki aylık artışın yarısından fazlasını oluşturdu.
Enerji fiyatlarındaki toplam yükseliş yüzde 5,2'ye ulaşırken, gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon yıllık yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimler, yükselen petrol fiyatları ve tarifelerin fiyatlar üzerindeki etkileri, Fed'in enflasyonla mücadelesini zorlaştıran başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Bununla birlikte yüksek tahvil getirilerinin kredi maliyetlerini artırması, para politikasında ilave sıkılaştırmanın ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerini de gündeme taşıyor. DEV BANKALAR AYNI GÖRÜŞTE, BANK OF AMERICA AYRIŞTI Fed toplantısı öncesinde Wall Street'in önde gelen bankalarının büyük bölümü ekim ayında faizlerin sabit bırakılmasını beklerken, Bank of America (BofA) farklı bir tahminle dikkat çekti.
Reuters tarafından derlenen beklentilere göre Goldman Sachs, JPMorgan, Citigroup, Morgan Stanley, Deutsche Bank ve Barclays gibi büyük finans kuruluşları ekim toplantısında faiz değişikliği öngörmedi. Buna karşılık Bank of America, Fed'in enflasyon risklerini sınırlamak amacıyla ekim ayında da 25 baz puanlık artışa gitmesi gerektiğini savundu.
BofA'nın tahminlerini diğer kurumlardan ayıran asıl unsur ise 2026 yılının kalan bölümüne ilişkin faiz patikası oldu. Banka, ekim ve aralık toplantılarında toplam 50 baz puanlık artış öngörürken, diğer büyük kurumların çoğu yalnızca aralık ayında 25 baz puanlık artış bekliyordu.
Bu ayrışma, Wall Street'te faiz artışlarının tamamen sona erip ermediğinden çok, bir sonraki adımın zamanlamasının tartışıldığını ortaya koydu. FED ARALIK AYINDA FAİZ ARTIRACAK MI? PİYASALARDA YÜKSEK OLASILIK Fed'in ekim ayında faizleri sabit bırakmasına rağmen piyasalarda aralık toplantısına yönelik faiz artışı beklentisi güçlü kalmayı sürdürüyor.
CME Group'un FedWatch verilerine göre karar öncesinde ekim ayında faiz artırımı olasılığı yüzde 9,4 düzeyinde bulunurken, aralık ayında yeni bir faiz artışına yönelik fiyatlama yüzde 86,2'ye kadar yükselmişti. Büyük yatırım bankalarının temel senaryosu, yılın son toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gidilmesi yönünde şekilleniyor.
Fed'in bir sonraki faiz kararı 9 Aralık 2026 tarihinde açıklanacak. 8-9 Aralık tarihlerinde yapılacak toplantıda ayrıca Fed üyelerinin büyüme, işsizlik, enflasyon ve faiz beklentilerini içeren yeni ekonomik projeksiyonlar yayımlanacak.
Bu nedenle aralık toplantısı, yalnızca 2026 yılının son faiz kararını değil, 2027 yılına ilişkin para politikası beklentilerini de şekillendirecek. KEVIN WARSH İÇİN KRİTİK SINAV: GÖZLER SAAT 21.30'DA 22 Mayıs 2026'da Fed Başkanlığı görevini devralan Kevin Warsh, ekim ayındaki faiz kararının ardından Türkiye saatiyle 21.30'da basın toplantısı düzenleyecek.
Warsh'ın açıklamalarında özellikle üç konu öne çıkıyor: Enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüş süreci, ekonomik büyümenin yüksek faizlerden ne ölçüde etkilendiği ve aralık toplantısında yeni bir faiz artırımının gündeme gelip gelmeyeceği. Fed Başkanı'nın gelecekteki faiz kararları konusunda açık bir yönlendirmede bulunmaktan kaçınan yaklaşımı da basın toplantısını daha önemli hale getiriyor.
Öte yandan kararın siyasi açıdan dikkat çekici bir zamanlaması bulunuyor. ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerine yalnızca altı gün kala gelen Fed kararı, hayat pahalılığı ve yüksek borçlanma maliyetlerinin siyasi gündemin üst sıralarında yer aldığı bir döneme denk geliyor.
MOODY'S BAŞEKONOMİSTİNDEN UYARI: PİYASALAR ZATEN SIKILAŞIYOR Fed'in faiz politikasına ilişkin en dikkat çekici değerlendirmelerden biri Moody's Analytics Başekonomisti Mark Zandi'den geldi. Eylül ayındaki faiz artışını ciddi bir hata olarak değerlendiren Zandi, yeni bir artışın ABD ekonomisine zarar verebileceğini savundu.
Zandi'ye göre ABD'de 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5 civarında dalgalanması, 30 yıllık sabit konut kredisi faizlerinin yüzde 7'nin üzerinde seyretmesi ve şirket tahvillerindeki risk primlerinin yükselmesi, finansal koşulların zaten önemli ölçüde sıkılaştığını gösteriyor. Bu nedenle Fed'in ilave faiz artırımlarına gitmesinin özellikle konut piyasası, tüketici harcamaları ve işletmelerin finansman maliyetleri üzerinde daha fazla baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Zandi ayrıca enerji arzındaki sorunlardan kaynaklanan fiyat artışlarının yalnızca faiz artırımlarıyla çözülemeyeceğine dikkat çekiyor. FED KARARI SONRASI ALTIN FİYATLARI İÇİN HANGİ SENARYO ÖNE ÇIKIYOR? Fed faiz kararı öncesinde değerli metal piyasalarında da hareketlilik dikkat çekti.
Ons altın 28 Ekim'de 4.030-4.060 dolar bandında dalgalanırken, gram altın 6.480 TL civarındaki seviyeleriyle yatırımcıların odağında yer aldı. Altın fiyatlarında belirleyici unsurun yalnızca Fed'in faizleri sabit tutması değil, gelecek aylara ilişkin vereceği mesajlar olması bekleniyor.
Fed Başkanı Warsh'ın aralık ayında faiz artırımı ihtimalini güçlendiren açıklamalarda bulunması, ABD tahvil getirilerini ve doları destekleyerek faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık daha temkinli bir faiz artışı yaklaşımı, altın piyasasında yukarı yönlü hareketleri destekleyebilir.
Yurt içinde gram altının seyrinde ise uluslararası ons fiyatının yanı sıra dolar/TL kurundaki gelişmeler de belirleyici olmaya devam edecek. FED TOPLANTISI SONRASI HANGİ VERİLER TAKİP EDİLECEK? Fed'in ekim toplantısının hemen ardından ABD ekonomisine ilişkin kritik veriler açıklanacak.
29 Ekim Perşembe günü yayımlanacak üçüncü çeyrek büyüme verileri ile Fed'in yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, aralık ayına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Özellikle büyümenin güçlü kalması ve enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi halinde, aralık ayında yeni bir faiz artışı ihtimalinin piyasalarda ağırlığını koruyabileceği değerlendiriliyor.
Böylece ekim ayındaki Fed faiz kararı, politika faizinde değişiklik yapılmamasına rağmen küresel para politikasının gelecek dönemde izleyeceği yol açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Ekonomi
Yayın: 28 Ekim 2026 18:03 · Kaynak: istanbulticaretgazetesi.com