Diyarbakır’da Bilim, Emek ve Akademik Başarı Aynı Törende Buluştu
Başhekim Doç. Dr. Öner Avınca’nın ev sahipliğinde düzenlenen programa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Karakoç, Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, dekanlar, Üniversite Genel Sekreteri, akademik ve idari personel, sağlık çalışanları ve akademik yükselme başarısı gösteren öğretim üyelerinin aileleri katıldı.
Yeni akademik yılın heyecanının akademik başarıyla birleştiği törende, akademik yükselme gösteren öğretim üyeleri cübbelerini giydi ve belgelerini aldı. Hocaların akademik kariyerlerindeki önemli dönüm noktalarına aileleri de eşlik etti.
Başhekim Avınca: “Bu hastane aynı zamanda güçlü bir eğitim ve bilim yuvasıdır”
Programın açılışında ev sahibi olarak katılımcıları selamlayan SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Öner Avınca, hastanenin yalnızca sağlık hizmeti sunan büyük bir merkez değil, aynı zamanda hekim yetiştiren, bilimsel bilgi üreten ve akademik gelişimi destekleyen önemli bir eğitim kurumu olduğunu vurguladı.
Başhekim Doç. Dr. Öner Avınca için selamlama konuşması:
“Sayın Rektörüm, Sayın Rektör Yardımcım, Sayın İl Sağlık Müdürüm, kıymetli dekanlarımız, değerli akademisyenlerimiz, sağlık çalışanlarımız, sevgili öğrencilerimiz, akademik yükselme başarısını bugün hep birlikte kutladığımız kıymetli hocalarımız ve değerli aileleri; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanemize hoş geldiniz.
Bugün hastanemiz açısından çok anlamlı iki sevinci bir arada yaşıyoruz. Bir taraftan 2026-2027 Akademik Yılı’nın kapılarını açarken diğer taraftan bilimsel ve akademik emeklerinin karşılığını alan hocalarımızın yükselme gururuna hep birlikte şahitlik ediyoruz.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Diyarbakır’a ve bölgemize sağlık hizmeti sunan güçlü bir sağlık kurumu olmasının yanı sıra aynı zamanda geleceğin hekimlerinin yetiştiği büyük bir eğitim ve bilim yuvasıdır.
Bizler sağlık hizmeti, eğitim ve bilimsel araştırmayı birbirinden ayrı alanlar olarak görmüyoruz. Hastalarımıza sunduğumuz her hizmeti aynı zamanda daha iyi hekimlik, daha güçlü eğitim ve daha nitelikli bilimsel üretim için bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.
Hastanemizin taşıdığı Gazi Yaşargil ismi de bizlere çok önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Dünya tıp tarihine geçmiş büyük bir bilim insanının adını taşıyan bir kurumda görev yapmak; bilimi takip etmeyi değil, bilime katkı sunmayı; mevcut bilgiyle yetinmeyi değil, yeni bilgi üretmeyi gerektirir.
Bugün akademik yükselme başarısı göstererek cübbelerini giyecek ve belgelerini alacak bütün hocalarımızı yürekten kutluyorum. Bu başarıların arkasında büyük bir emek, fedakârlık ve sabır bulunduğunu biliyoruz. Bu süreçte hocalarımızın yanında olan ailelerine de ayrıca teşekkür ediyorum.
2026-2027 Akademik Yılı’nın öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, sağlık çalışanlarımız, hastanemiz, Üniversitemiz ve Diyarbakır’ımız için başarılı ve verimli geçmesini diliyorum.
Programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran başta Rektörümüz Prof. Dr. Kemalettin Aydın olmak üzere bütün misafirlerimize teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Rektör Aydın’dan Diyarbakır’a tarih, medeniyet ve bilim vurgusu
Törende kapsamlı bir konuşma yapan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ise yeni akademik yılın başlangıcını yalnızca takvimsel bir açılış olarak değerlendirmedi.
Aydın, Diyarbakır’ın binlerce yıllık medeniyet birikimi içinde gerçekleştirilen akademik yıl açılışının özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Aydın, “Bugün yalnızca yeni bir akademik yılın kapısını aralamıyoruz. Bugün, binlerce yıllık bir medeniyet şehrinde bilginin, bilimin ve şifanın yolculuğuna yeni bir sayfa daha ekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Diyarbakır Anadolu’nun hafızasıdır”
Diyarbakır’ın tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıdığına dikkat çeken Rektör Aydın, kentin surlarından Dicle Nehri’ne, Hevsel Bahçeleri’nden Ulu Cami’ye, Dört Ayaklı Minare’den Hasan Paşa Hanı’na uzanan tarihî mirasını anlattı.
Aydın şöyle konuştu:
“Diyarbakır’dayız. Tarihin yalnızca yaşanmadığı, taşa işlendiği bir şehirdeyiz. Surlarıyla çağlara meydan okuyan, Dicle’nin bereketiyle hayat bulan, Hevsel Bahçeleriyle insan ile tabiat arasındaki kadim birlikteliği bugüne taşıyan bir şehirdeyiz. Diyarbakır, Anadolu’nun hafızasıdır.”
Kentte medeniyetlerin birbirinin izini silmek yerine birbirine miras bıraktığını belirten Aydın; Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerinin Diyarbakır’ın tarihî dokusunda yan yana görülebileceğini ifade etti.
Cahit Sıtkı’dan Ziya Gökalp’e, Celal Güzelses’ten Diyarbakır musikisine
Rektör Aydın konuşmasında Diyarbakır’ın yalnızca tarihî yapılarıyla değil, edebiyatı, musikisi, sanatı ve düşünce dünyasıyla da güçlü bir kültür merkezi olduğunu vurguladı.
Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp ve Celal Güzelses’i hatırlatan Aydın, Diyarbakır’ın mutfağını da şehrin medeniyet hafızasının önemli parçalarından biri olarak değerlendirdi.
“Diyarbakır’a baktığımızda yalnızca bir şehir görmüyoruz. Büyük bir medeniyet birikimi görüyoruz” diyen Aydın, böyle bir şehirde yeni akademik yılı başlatmanın Üniversite açısından ayrıca anlamlı olduğunu söyledi.
“Bu hastanenin taşıdığı isim sıradan bir isim değildir”
Konuşmanın önemli bölümlerinden biri de dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’e ayrıldı.
Diyarbakır’ın dünya bilimine kazandırdığı en önemli isimlerden birinin Gazi Yaşargil olduğunu belirten Rektör Aydın, modern nöroşirürji tarihinde Yaşargil’in üstlendiği öncü role dikkat çekti.
Aydın şunları söyledi:
“Bu hastanenin taşıdığı isim sıradan bir isim değildir. Gazi Yaşargil, modern beyin cerrahisinin gelişiminde dünya çapında iz bırakmış bir bilim insanıdır. Mikrocerrahi yöntemlerinin nöroşirürjiye uygulanmasında öncü çalışmalarıyla tıp tarihine geçen bir hekimdir.”
Günümüzde dünyanın farklı ülkelerinde ameliyathanelere giren genç beyin cerrahlarının Gazi Yaşargil’in açtığı bilimsel yolun izlerini taşıdığını ifade eden Aydın, bu ismi taşıyan bir hastanenin bilimsel sorumluluğunun da büyük olduğunu vurguladı.
“Bilimde sıradan olanla yetinmemeliyiz”
Rektör Aydın, Gazi Yaşargil isminin kuruma yüklediği sorumluluğu dört temel cümleyle özetledi:
“Bilimde sıradan olanla yetinmemek. Daha iyisini aramak. Daha iyisini öğretmek. Daha iyisini üretmek. Ve dünyaya söyleyecek bilimsel bir sözü olmak.”
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin hedefinin de bu anlayış üzerine kurulduğunu belirten Aydın, bilimsel üretimin Üniversitenin temel öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti.
“Hastane bizim için aynı zamanda bir mekteptir”
Aydın’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Sağlık Bilimleri Üniversitesinin eğitim modeli oldu.
Üniversitenin hastaneleri yalnızca sağlık hizmeti verilen kurumlar olarak görmediğini ifade eden Aydın, teorik eğitimle klinik uygulamanın birbirinden koparılmaması gerektiğini söyledi.
“Hastane bizim için aynı zamanda bir mekteptir” diyen Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hasta odası bir eğitim alanıdır. Ameliyathane bir eğitim alanıdır. Poliklinik bir eğitim alanıdır. Laboratuvar bir eğitim alanıdır. Bir hastanın başında hocasıyla birlikte düşünen genç hekim için orası sınıftır.”
Tıbbın yalnızca kitaptan öğrenilemeyeceğini vurgulayan Aydın, iyi hekimliğin bilgi, tecrübe ve insanla temasın birleşmesiyle geliştiğini söyledi.
Üniversite ile hastane aynı hedefte buluşuyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin en önemli gücünün teori ile kliniği bir araya getiren yapısı olduğunu belirten Rektör Aydın, eğitim, sağlık hizmeti ve bilimsel araştırmanın ortak bir zeminde yürütüldüğünü kaydetti.
“Biz teoriyi klinikten ayırmıyoruz. Eğitimi sağlık hizmetinden koparmıyoruz. Bilimsel araştırmayı hastanın gerçek ihtiyacından uzaklaştırmıyoruz. Üniversite ile hastaneyi aynı hedef etrafında buluşturuyoruz. O hedef insandır. O hedef sağlıktır. O hedef bilimdir” dedi.
“Akademik yükselme yalnızca unvan değişikliği değildir”
Akademik Yükselme, Cübbe Giyme ve Belge Takdim Törenine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aydın, akademik kariyerde kazanılan her yeni unvanın beraberinde daha büyük bir sorumluluk getirdiğini söyledi.
“Akademik yükselme yalnızca bir unvan değişikliği değildir” diyen Aydın, akademisyenin yeni unvanıyla birlikte daha fazla öğrenci yetiştirmesi, daha çok bilim üretmesi, daha fazla araştırması ve genç akademisyenlere yol göstermesi gerektiğini vurguladı.
Aydın şöyle devam etti:
“Akademisyenlik bir meslek olmanın ötesinde bir emanettir. Hocalarımızdan aldığımız bilgiyi öğrencilerimize aktarırız. Onlar da kendilerinden sonra gelenlere aktarırlar. Böylece bir bilim geleneği oluşur. Üniversite dediğimiz kurum tam da bu sürekliliğin adıdır.”
Akademik yükselme başarısı gösteren öğretim üyelerini kutlayan Aydın, başarılarının yeni araştırmalar ve bilimsel çalışmalarla devam etmesi temennisinde bulundu.
Öğrencilere çağrı: “Sadece diploma almak için okumayın”
Rektör Aydın’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri doğrudan öğrencilere yönelik mesajları oldu.
Yeni akademik yılın asıl sahiplerinin öğrenciler olduğunu söyleyen Aydın, gençlere yalnızca diploma odaklı bir eğitim anlayışından uzak durmaları çağrısında bulundu.
“Sadece diploma almak için okumayın. Merak edin. Soru sorun. Araştırın. Hocalarınızın kapısını çalın. Laboratuvara girin. Klinikte daha fazla vakayı anlamaya çalışın. Bilimsel çalışma yapın. Dünyadaki gelişmeleri takip edin. Yabancı dil öğrenin” diyen Aydın, bilimsel düşüncenin merkezine sorgulamayı yerleştirdi.
Aydın, öğrencilere şu çağrıda bulundu:
“Hiçbir zaman ‘Bunu neden böyle yapıyoruz?’ sorusunu sormaktan vazgeçmeyin. Çünkü bilim, doğru cevaptan önce doğru soruyla başlar.”
“Belki bu topraklardan yeni Gazi Yaşargiller çıkacak”
Gençlerin gelecekte sağlık sisteminin, akademinin ve bilimsel araştırmaların sorumluluğunu üstleneceğini belirten Rektör Aydın, Diyarbakır’dan uluslararası bilime yön verecek yeni isimlerin yetişebileceğini söyledi.
“Bugün öğrenci olarak koridorlarında yürüdüğünüz bu hastanelerin ve fakültelerin sorumluluğunu yarın sizler taşıyacaksınız. Belki içinizden biri yeni bir tedavi geliştirecek. Belki biri uluslararası literatüre girecek bir araştırmaya imza atacak. Belki biri binlerce hastaya şifa olacak. Belki de bu topraklardan yeni Gazi Yaşargiller çıkacak” dedi.
Ardından şu soruyu yöneltti:
“Neden olmasın? Diyarbakır bunu daha önce başardı. Yine başarabilir.”
Üniversitenin görevinin gençlere bu imkânı, bilimsel ortamı ve özgüveni sağlamak olduğunu belirten Aydın, akademik kurumların öğrencilerin büyük hedefler kurabileceği ortamlar oluşturması gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır Surları üzerinden akademik kurumlara dikkat çekici benzetme
Rektör Aydın, konuşmasının ilerleyen bölümünde Diyarbakır Surlarını üniversitelerin kurumsal gelişimine benzetti.
“Taş tek başına duvar olmaz” diyen Aydın, bilimin de kuşakların emeğinin birbirine eklenmesiyle büyüdüğünü söyledi.
Aydın şöyle konuştu:
“Taş taşa eklenir. Emek emeğe eklenir. Nesil nesle eklenir. Sonunda asırlara meydan okuyan eserler ortaya çıkar. Üniversiteler de böyledir. Bir hocanın emeği diğerinin emeğine eklenir. Bir araştırmacının bulduğu bilgi diğer araştırmacının sorusuna dönüşür. Bir öğretmenin yetiştirdiği öğrenci, yarının hocası olur. Ve böylece kurumlar büyür.”
Hedef: Diyarbakır’dan uluslararası bilim dünyasına güçlü çalışmalar
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden uluslararası ölçekte bilimsel çalışmalar çıkmasını arzu ettiklerini belirten Aydın, Diyarbakır’ın tarihî birikimiyle bilimsel üretim kapasitesinin buluşturulması gerektiğine işaret etti.
“Dicle nasıl binlerce yıldır bu topraklara hayat veriyorsa, bilginin de bu kadim şehirden ülkemize ve insanlığa yayılmasını istiyoruz” diyen Aydın, Üniversitenin hedeflerini şöyle ifade etti:
“Diyarbakır’ın tarihî derinliğini bilimsel üretimle buluşturmak istiyoruz. Gazi Yaşargil’in ismini taşıyan bu kurumdan uluslararası bilim dünyasında ses getirecek çalışmaların çıkmasını istiyoruz.”
“Büyük bir medeniyetin evlatlarına küçük hedefler yakışmaz”
Konuşmasının sonunda hedeflerin büyüklüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Kemalettin Aydın, “Hedefimiz büyük olmalıdır. Çünkü büyük bir medeniyetin evlatlarına küçük hedefler yakışmaz” ifadelerini kullandı.
Hastane yönetimine, akademisyenlere, hekimlere, hemşirelere ve bütün sağlık çalışanlarına teşekkür eden Aydın, öğrencilere de bilimle dolu bir akademik yıl temennisinde bulundu.
Rektör Aydın’dan Diyarbakır’a özel teşekkür
Konuşmasını Diyarbakır’a özel bir teşekkürle tamamlayan Rektör Aydın, şehrin tarihine, kültürüne, sanatına, musikisine ve edebiyatına vurgu yaptı.
“Diyarbakır’a teşekkür ediyorum. Bizi tarihiyle karşılayan, kültürüyle zenginleştiren, sanatıyla, musikisiyle, edebiyatıyla gönlümüze dokunan bu kadim şehre teşekkür ediyorum” dedi.
“Surların gölgesinden Dicle’nin kıyısına uzanan bu büyük medeniyet şehrinde bilimin ışığının daha da güçlenmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullanan Aydın, 2026-2027 Akademik Yılı’nın Üniversiteye, hastaneye, Diyarbakır’a ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.
Akademik başarının gururu ailelerle paylaşıldı
Konuşmaların ardından Akademik Yükselme, Cübbe Giyme ve Belge Takdim Törenine geçildi.
Akademik yükselme başarısı gösteren öğretim üyeleri cübbelerini giyerek belgelerini aldı. Hocaların akademik yolculuklarındaki bu önemli ana aileleri de eşlik etti.
Törende akademik yükselmenin yalnızca bireysel bir kariyer başarısı olmadığı; öğrenci yetiştirme, bilimsel araştırma yapma, sağlık hizmetinin niteliğini geliştirme ve yeni kuşak akademisyenlere rehberlik etme sorumluluğunu da beraberinde getirdiği vurgulandı.
Program, akademik yükselme başarısı gösteren öğretim üyelerinin tebrik edilmesi ve yeni akademik yıl için iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başlayan 2026-2027 Akademik Yılı’nın; eğitim, klinik hizmet ve bilimsel araştırmanın daha güçlü biçimde buluştuğu yeni çalışmalarla sürdürülmesi hedefleniyor.
Kategori: Eğitim
Yayın: 26 Eylül 2026 11:22 · Kaynak: tibbiyebulteni.com