Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 15:08
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Betül Hanım Cebini, Pardon Cezaevlerini De De Doldurdu!

Betül Hanım Cebini, Pardon Cezaevlerini De De Doldurdu!
Görsel kaynağı: kuzeyanadolugazetesi.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Havuz medyanın, ‘Tam bir kibir abidesiymiş
  • Şamil Tayyar’dan Fatma Betül Sayan Kaya için olay sözler..’ başlıklı haberini görünce Demirtaş’ın, “Bakın yarın ayakları kaysın yalaka basını o zaman görün

Havuz medyanın, ‘Tam bir kibir abidesiymiş! Şamil Tayyar’dan Fatma Betül Sayan Kaya için olay sözler..’ başlıklı haberini görünce Demirtaş’ın, “Bakın yarın ayakları kaysın yalaka basını o zaman görün.. Siyasi konjonktür veya güç dengeleri değiştiğinde nasıl hızla saf değiştireceğini ve tavır alacaklar’ dediği sözlerini hatırlayarak, haberlerimi bırakıp, bugünkü yazıma başlıyorum..

Çünkü havuz medyanın dünkü gibi bugün ayağı kayanı satsa da, onların yapmayan ben ise 37 yıldır durduğum yerde, durarak ‘benden değil, benim gibi düşünmüyordu, sende bir tekme vur’ demeden gazeteciliğime devam edip, bugün de haklı ile haksıza hakkını vererek, ‘gündemi değerlendirmeye devam etmeliyim’ diyor ve yazmaya başlıyorum..

Evet, bana soracak olursanız sistemin ve o sistemin başında olanların asılı suçlu oldukları şu fon olayında arenaya, aslanların değil havuz medyanın önüne atılan eski Genel Başkan Yatımcısı, pardon Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Betül hanımın tek suçlu olmadığını söylerim.

Çünkü, fon vurguncusu ve dolandırıcı olarak suçlanan Betül hanım ile paralarına paralar katmak için buraya dalıp, dolandırılanlara o yolu açan ve gidişatı takip etmeyenlerdir asıl suçlular..

Buna örnek mi?

Ahır, patos, traktör ve ekmedikleri tarla, tarım karşılığında milyonlarca destekler alıp, ödemeyenle ve seçimden seçime af bekleyenlerin aldıkları destek ve kredilerle başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde daire üzerine daireler alanları, ödemesi gereken vergileri takip etmekten sorunlu olanlardan farklı olmayan sistemin kurucuları bu yaşananlardan asıl suçlulardır.

Göle, Yalanızçam, Gölebert, Ölçek, Hanak, Posof’ta ki ormanlar gibi bugün Araplara göl manzaralı villa olan Kocaali’nin ormanlarını tahta pardon talan eden Demirel’in yeğenini, Cavit Çağlarları, Uzanları ve benim şu etçilerden oluşan eğitimciler vakfında onur konuğu olarak kabul edilen, konuşma verilen bakanlara saat takan Sarraf gibi Amerika’ya kaçan Iğdırlı hemşerim Sezgin baran Korkmaz ve Fatma Betül Sayan Kay gibileri de ellerine silah alıp, top tüfekle halkın olan hazineye dalmamış, bu sistemi kuran ama takip etmeyenlerini açtıkları yoldan cukkaları götürmediler mi?

Yani, Evi ve ahırı soyulan Nasrettin hocaya, ‘Neden ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın?”, “Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmaz?”, “Eşeğin çalınmasının asıl sebebi sensin, çünkü dökülen bir ahırın var’ diyenler aynı soruları niye bu çürük sistemi önce mecliste kabul edip yasa hâline getiren siyasilerden ve bol maaş ve lüks makam araçları ile Betül hanımın gölüğü gibi gözlerine gözlükler takıp, o sistemi kurup, takip etmeyen bürokratlara kurucularına sormazlar..

Evet, Nasrettin Hoca’nın ‘– Yahu iyi, güzel de suçun hepsi benim mi? Bu hırsızın hiç mi suçu, günahı yok?’ serzeniş ve sorusunu ters çevirip, bu yaşamaları önceden yazan, söyleyen, bağıranları dinlemeyen, ve ‘Bal tutan parmağını yalar’ diyen sana soruyorum, evet, evet sana..

Önceleri ve bugün yaşananları görüp, görmezden gelen sen eyyy sade vatandaş’

Bunlar olurken 3 maymunu oynayan sen hatta ‘Belki bana da düşer’ diyerek suça ortak olan sen değil misin, bunca soygun, talana..

Neyse cevap verecek yüz bulmanın zor olacağı için ben şu dün bakan, hanım, bugün fon vurguncusu diye vur abalıya yaptığınız Betül hanımında atıldığı ve af bekleyen dolup, taşan cezaevlerine bir göz atacağım..

Çünkü, yemeyen domuz denen ülkede Betül hanımında misafiri olduğu cezaevleri artık insanları barındıramıyor!

Eğer TUİK gibi değilse inandığımız resmî verilere göre ülkenin genelinde bulunan ve fabrika değil, yenileri yapılan 402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 184 kişi. Ancak içeride tam 434 bin 337 insan var!

Yani cezaevlerinde kapasite 130 bin 153 kişi, tam%42,8 aşılmış durumda!, İnsanlar koğuşlarda üst üste yatıyor. Yerlerde yataklar, üç katlı ranzalar, iki üç kişinin paylaştığı dolaplar…

Bunlar muhalefetin iddiaları değil, devletin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun raporlarına yansıyan tespitler!

Evet unutulmaması gereken diğer bir gerçekte Cezaevine giren insan, insan olmaktan çıkmaz! Devletin görevi yalnızca cezalandırmak değil, insan onurunu ve temel hakları korumaktır.

Ve yine siste hatası denen 130 bin kişilik kapasite açığı oluşana kadar önlem almayanlar, Cezaevlerini insanları tavuk kümesine doldurur gibi doldurarak adalet sağlayamaz diyen var mı?

Çünkü Adalet, insanı cezaevine koymak değil, içeride de insan gibi yaşamasını sağlamaktır.

Peki, bunları kim diyecek?

‘Benim ne işim olur karakolda, adliyede, cezaevinde, hastanede, hapishanede.. Ben temiz, bir o o kadarda sudan çıkmış taze balığım’ diyen ama midesinde incicikler yani nice suçlar olduğu anlaşılan o gün geldiği zaman sarı öküz misali etrafına bakan sen mi yoksa benim gibi bunları yıllarca, hayatları boyunca hem de cezaevi, evde hapis, karakolda imza, ayağında kelemce gibi ağır bedeller ödeyerek yazan, söyleyen, saflar mı?

Ve 30 yıldan sonra özgürlüğüne kavuşan Gulazer Akın’ın yanında Selâhattin Demirtaş gibi 10 yıldır cezaevinde olan Figen Yüksekdağ, ile ‘Asya Bank’ın önünde geçti diye tutuklandılar’ denenlerinde doldurulduğu bilinen cezaevlerinden birinde bulunan kızına ve kızının koğuş arkadaşına PTT üzerinden para gönderdiği gerekçesiyle “örgüte finansman sağlamak” iddiasıyla tutuklanan Ardahan Göleli hemşerim kadın 77 yaşındaki Hatice Yıldız gibi insanların özgürlüklerini beklerken, bir türlü dolamayan cebini doldurmak isterken zaten dolu olan cezaevinde dolduran Betül hanım asıl suçlumumdur?’ diyerek ‘Baaa yine amma da uzun yazmışsın’ deyip ama ‘Acaba yine ne yazmış?’ diyerek yazılarımı yakından takip edip, her gün okuyanları duyarcasına bugünkü bol pardonlu yazıma da son vereyim..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Gazeteci Fakir Yılmaz, köşe yazısında sistemik çürüme ve adaletsizlikleri ele alarak mevcut düzenin yöneticilerini ve göz yuman vatandaşları eleştirmektedir. Yazar, siyasilerin ve bürokratların oluşturduğu denetimsiz yapının fon vurgunları gibi büyük skandallara zemin hazırladığını vurgulamaktadır.

Ayrıca eski bir bakanın da adının karıştığı bu olaylar üzerinden, Türkiye’deki cezaevlerinin doluluk oranını ve kapasite aşımını resmi raporlara dayanarak gözler önüne sermektedir. Toplumun bu usulsüzlüklere karşı sessiz kalmasını eleştiren yazar, cezaevlerindeki insanlık dışı koşullara dikkat çekmektedir.

Yazının sonunda ise asıl suçluların sadece bireyler değil, bu bozuk sistemi kuranlar olduğunun altı çizilmektedir.

BETÜL HANIM CEBİNİ, PARDON CEZAEVLERİNİ DE DE DOLDURDU! yazısı ilk önce Kuzey Anadolu Gazetesi - Ardahan Haber üzerinde ortaya çıktı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kuzeyanadolugazetesi.com
Haber metni ve görseller kuzeyanadolugazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 15:08 · Kaynak: kuzeyanadolugazetesi.com
Kaynağı Oku ↗