Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 13:37 · Güncelleme 13:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Anadolu'nun çalınan mirası 70 yıl sonra evine döndü! ABD'den 100 tarihi eser için tarihi iade

Anadolu'nun çalınan mirası 70 yıl sonra evine döndü! ABD'den 100 tarihi eser için tarihi iade
Görsel kaynağı: gzt.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye’nin yurt dışına kaçırılan tarihî eserlerin iadesi için yürüttüğü çalışmalar kapsamında 100 kültür varlığı daha ülkeye getirildi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde düzenlenen programda ABD’den iadesi sağlanan eserleri kamuoyuna tanıttı
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Türkiye’nin yurt dışına kaçırılan tarihî eserlerin iadesi için yürüttüğü çalışmalar kapsamında 100 kültür varlığı daha ülkeye getirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde düzenlenen programda ABD’den iadesi sağlanan eserleri kamuoyuna tanıttı.

Etkinlikte ayrıca Boubon Antik Kenti’nden kaçırılan ve yıllar içinde farklı koleksiyonlara dağılan heykelleri bir araya getiren “Kaçış Yok: Boubon” sergisinin açılışı yapıldı. Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos’un da katıldığı programda, eserlerin Türkiye’ye dönüşünde etkili olan bilimsel araştırmalar, arşiv belgeleri ve uluslararası iş birlikleri hakkında bilgi verildi.

Ersoy, kültür varlıklarının iadesinin yalnızca eserlerin fiziksel olarak geri getirilmesinden ibaret olmadığını, tarihî ve kültürel bağlamlarının da yeniden ortaya konulmasının önem taşıdığını vurguladı. Bakan Ersoy, Mayıs 2026’da ABD merkezli bir müzayede kuruluşunda satışa çıkarılan Anadolu kökenli eserler üzerine Bakanlığın harekete geçtiğini belirtti.

Hazırlanan bilimsel raporların ve belgelerin Manhattan Bölge Savcılığı ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimine (HSI) iletilmesinin ardından eserlerin satışının engellendiğini ve Türkiye’ye iadelerinin sağlandığını açıkladı. Türkiye’ye dönen 100 eser arasında Tokat’ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe’den çıkarılan 40 parça da bulunuyor.

MÖ 2300-2000 yıllarına tarihlenen bu eserlerin Erken Tunç Çağı Anadolu’sunun metal işçiliğini yansıttığını belirten Ersoy, törensel müzik aletleri, silahlar ve metal kaplardan oluşan grubun iadesinde Prof. Dr. Tahsin Özgüç’ün araştırmalarının önemli rol oynadığını söyledi.

Horoztepe’de 1953 yılında yapılan kaçak kazılara ilişkin kayıtlar ile eserlerin daha sonra müze koleksiyonlarına girişini gösteren belgeler de incelemelerde kullanıldı. Böylece yaklaşık 70 yıldır yurt dışında bulunan 40 kültür varlığının Türkiye’ye dönüşü sağlandı.

İade edilen eserlerin bir diğer önemli bölümünü Burdur’un Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levha oluşturuyor. MÖ 6. yüzyıla, Arkaik Dönem’e tarihlenen eserlerin eski yapılarda çatı ve kaplama düzenlemelerinde kullanıldığı belirtildi.

Bakan Ersoy, eserlerin izinin arşiv ve koleksiyon kayıtları üzerinden sürüldüğünü, daha önce 2022’de ABD’den, 2024’te Danimarka’dan ve 2025’te Virginia Güzel Sanatlar Müzesinden gerçekleştirilen iadelerin ardından J. Paul Getty Müzesi'ndeki parçaların da Türkiye’ye getirildiğini açıkladı.

Düver kökenli eserlerin, hazırlanacak proje kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzelerinin koleksiyonunda bulunan diğer parçalarla bir araya getirilmesi planlanıyor. Türkiye’ye iade edilen kültür varlıkları arasında Aphrodisias Antik Kenti’ne ait bir portre de yer aldı.

Bakanlık uzmanlarının arşiv belgeleri ve eski koleksiyon kayıtları üzerinden yürüttüğü araştırmada, 1976 yılında düzenlenen olay yeri tutanağındaki bir ifade önemli kanıt olarak değerlendirildi. Söz konusu belgede, tespit edilen eserlerin dışında başka parçaların da çalınmış olabileceğine ilişkin savcılık değerlendirmesinin yer aldığını aktaran Ersoy, bu bilginin arkeolojik bulgularla birlikte incelenmesi sayesinde portrenin geçmişine ilişkin bağlantıların güçlendirildiğini belirtti.

İade edilen 100 eser arasında tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri gibi farklı dönemlere ait parçalar da bulunuyor. Programın öne çıkan bölümlerinden “Kaçış Yok: Boubon” sergisi, Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti’nden kaçırılan bronz heykellerin izini ve Türkiye’ye dönüş sürecini anlatıyor.

Roma imparatorları ve imparatorluk ailesinin onurlandırıldığı Sebasteion yapısında bulunan heykeller, 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldı. Heykellerin baş, gövde ve uzuvları farklı ülkelere ve koleksiyonlara dağıldı.

Yıllar süren araştırmaların ardından parçalar yeniden bir araya getirilirken Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius'a ait eserler de sergide yerini aldı. Boubon eserlerinin izinin sürülmesinde Prof.

Dr. Jale İnan’ın araştırmaları önemli bir başlangıç noktası oldu. İnan’ın yazıtlar, kaideler ve yurt dışındaki heykeller arasında kurduğu bilimsel bağlantılar sonraki çalışmaların temelini oluşturdu. Gazeteci Özgen Acar’ın belge ve tanıklıklarla konuyu gündemde tutmasının yanı sıra The New York Times yazarları Graham Bowley ve Tom Mashberg’in araştırmaları da iade sürecine katkı sundu.

İade çalışmalarında Boubon yakınlarındaki İbecik köyünde yaşayanların yıllar önceki olaylara ilişkin anlatımlarından da yararlanıldı. Heykellerin bulunduğu yer ve köyden çıkarılma süreci hakkındaki tanıklıklar, eski fotoğraflar ve müze kayıtlarıyla karşılaştırıldı.

Heykellerin ayak bölümleriyle kaidelerdeki bağlantı izlerinin incelenmesi de eserlerin Boubon kökenini ortaya koyan bulgular arasında yer aldı. Özellikle Marcus Aurelius heykelinin ayak kalıbının kaidesindeki oyuklarla örtüşmesi önemli kanıt olarak değerlendirildi.

Toprak ve kurşun izotop analizleri de bu bağlantıyı destekledi. Araştırmalara Almanya’daki Curt Engelhorn Arkeometri Merkezi’nde çalışan Prof. Dr. Ernst Pernicka katkı sağladı. Bakan Ersoy, iade sürecinin arkeolojik çalışmalara da ivme kazandırdığını belirterek Boubon’da 2023 yılında yeniden başlayan kazıların Burdur Arkeoloji Müzesi koordinasyonunda, Dr.

Düzgün Tarkan ve ekibi tarafından sürdürüldüğünü bildirdi. Bakan Ersoy, kültür varlıklarının Türkiye’ye dönüşünde Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI’ın desteğine dikkat çekerek Matthew Bogdanos ve ekibine teşekkür etti. Ersoy, yürütülen çalışmaların yalnızca eserlerin iadesine değil, kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası yaklaşımın gelişmesine de katkı sağladığını ifade etti.

Süreçte Bakanlık uzmanlarının, bilim insanlarının, Dışişleri Bakanlığının ve Türkiye’nin New York Başkonsolosluğunun rol oynadığını belirten Ersoy, eserlerin Türkiye’ye ücretsiz ve güvenli biçimde taşınmasını sağlayan Türk Hava Yollarına da teşekkür etti. Kültür varlıklarının dönüşünün bir vitrin değişikliğinden ibaret olmadığını vurgulayan Ersoy, eserlerin kendi tarihleri ve ait oldukları kültürel çevreyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalarla Anadolu’dan yasa dışı yollarla çıkarılan eserlerin izini sürmeye devam edeceğini kaydetti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gzt.com
Haber metni ve görseller gzt.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 02 Kasım 2026 13:37 · Kaynak: gzt.com
Kaynağı Oku ↗

Zaman Çizelgesi