Habermetrik
← Ana Sayfa
23 Eylül 2026 08:09 · Güncelleme 08:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

“Havamıza, Toprağımıza, Suyumuza Sahip Çıkacağız”

“Havamıza, Toprağımıza, Suyumuza Sahip Çıkacağız”
Görsel kaynağı: batiekspres.com
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren, 5 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Trakya’daki petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyulan bazı taşınmazların acele kamulaştırılması konusu ile ilgili açıklama yaptı.
Trakya’da toprağa ve suya ‘acele’ el koymaya karar verildiğini söyleyen Eren, “İzin vermeyeceğiz; havamıza, toprağımıza, suyumuza sahip çıkacağız” dedi.
Eren, açıklamasında şunlara yer verdi;
“5 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Trakya’daki petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyulan bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasının önü açılmıştır. Trakya genelinde 35 bin 505 hektarlık bir alanda yürütülen operasyonlarda TPAO’nun yanı sıra Transatlantic, Valuera Energy, Petrako, Thrace Basin National Gas ve Pinnacle Turkey gibi uluslararası sermaye gruplarının varlığı, sürecin sermaye transferi boyutunu açıkça göstermektedir.
Bu karar Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Gelibolu’yu kapsayan geniş bir bölgeyi ilgilendirmektedir. Yaşam alanlarımızın, doğal kaynaklarımızın ‘kamu yararı’ kılıfiyla metalaştırılması, sermayeye peşkeş çekilmesi kabul edilemez. Trakya’nın ekolojik ve sosyo-ekonomik dengesinin geri dönülmez biçimde bozulmasına neden olacak bu girişimin adı vatana ihanettir. Kaya gazı üretimi, sağladığı yüksek enerji arzına rağmen yol açtığı ciddi ekolojik ve toplumsal riskler nedeniyle dünya genelinde büyük tartışmalara yol açmış, birçok ülkede tamamen yasaklanmış veya moratoryum ilan edilerek durdurulmuştur.
Kaya gazı (hidrolik kırma) çıkarma faaliyetleri; yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirlenmesine neden olur. Aşırı su tüketimi demektir. Yapay depremleri tetikler. Kontrolü imkansız metan sızıntıları bölgede sera etkisi yaratır. Hava kirliliği nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Bin 200’den fazla kuyuda petrol ve gaz için hidrolik kırma sürecinde perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler (PFAS) olan ve asla kaybolmayan zehirli kimyasalların kullanıldığına dair kanıtlar ortaya serildi. Raporda, PFAS’lar, çok küçük miktarlarda bile toksik olan ve çevrede parçalanmayan sentetik maddeler olduğu yer alırken, zamanla vücutta birikerek çeşitli (kanser vd.) ciddi sağlık sorunlarına neden olurlar. Kuyu sahalarından havaya karışan benzen, toluen ve ksilen gibi uçucu organik bileşikler (VOC) yerel halkta kanser, solunum yolu hastalıkları, doğum kusurları ve sinir sistemi bozuklukları riskini artırır.
Trakya toprakları sıradan bir arazi değil 1. sınıf tarım toprağıdır. Trakya’nın toprağı yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da toprağıdır. Suyumuz yaşamdır. Tarım alanlarımız geleceğimizdir. Toprağımız, suyumuz ve geleceğimiz hakkında karar verilirken Trakya halkı yok sayılamaz. Trakya toprağının, suyunun ve köylüsünün geleceği pasif bir bekleyişle korunamaz. Hukuki ve fiili alanlarda planlı bir mücadele yürütülmelidir. Yerel yöneticilerimizi, köylülerimizi, çiftçilerimizi, su kullanıcılarını yaşam alanımız olan Trakya'yı savunmaya, doğa ve yaşam hakkı mücadelemizi dayanışma içinde büyütmeye davet ediyoruz. Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak Tüm Türkiye çevre örgütlerini, meslek odalarını, baroları, ve halkımızı suyuna, toprağına ve doğasına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Kaynaklar: batiekspres.com
Haber metni ve görseller batiekspres.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 23 Eylül 2026 08:09 · Kaynak: batiekspres.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp