Habermetrik
← Ana Sayfa
Ankara/Elmadağ 29 Ekim 2026 03:17 · Güncelleme 03:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ankara Palas’taki fes olayı nasıl diplomatik krize dönüştü?

Ankara Palas’taki fes olayı nasıl diplomatik krize dönüştü?
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • 1932’de Ankara Palas’ta düzenlenen Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda Mısır Elçisi Abdülmelik Hamza Bey’in fes takması, Atatürk’ün müdahalesinin ardından diplomatik krize dönüştü

Cumhuriyet’in dokuzuncu yıl dönümünün kutlandığı 29 Ekim 1932’de Ankara’da düzenlenen resmî programlardan biri, Türkiye ile Mısır arasında haftalar sürecek diplomatik bir anlaşmazlığın başlangıcına dönüştü. Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara Palas’ta yabancı diplomatik temsilcilere verdiği akşam yemeğine Mısır’ın Ankara Elçisi Abdülmelik Hamza Bey de katıldı.

Hamza Bey, gün içindeki Cumhuriyet Bayramı törenlerinde olduğu gibi akşam yemeğinde de fes takıyordu. Yemekten sonra aynı binada düzenlenen baloya geçilirken yaşanan fes meselesi, önce Ankara’daki diplomatik çevrelerde kaldı.

Ancak olayın 11 Kasım’da İngiliz basınına yansımasıyla tartışma Kahire’ye taşındı ve kısa süre içinde iki ülke arasında resmî nota alışverişine dönüştü. ANKARA PALAS’TA 29 EKİM GECESİ NE OLDU?Türk Tarih Kurumunun Belleten dergisinde yayımlanan Bilâl N.

Şimşir’in diplomatik belgelere dayalı araştırmasına göre Atatürk, 29 Ekim 1932 akşamı saat 20.30 civarında Ankara Palas’taki resmî yemeğe katıldı. Yemeğin ardından davetliler Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından yine Ankara Palas’ta düzenlenen baloya geçti.

Mısır Elçisi Abdülmelik Hamza Bey yemek boyunca fesini çıkarmadı. O gece salonda bulunan İngiltere Büyükelçisi Sir George Clerk’in Londra’ya gönderdiği rapora göre Atatürk, yemek sonrasında Hamza Bey’in yanından geçerken kendisine, Kral Fuad’a da iletilmek üzere, o gece fesini çıkarması yönünde talimat verdiğini söyledi.

Clerk’in anlatımına göre ardından bir garson çağrıldı. Hamza Bey fesini kendisi çıkararak garsona verdi ve kısa süre sonra salondan ayrıldı. Bu anlatım önemli; çünkü zamanla yaygınlaşan “Atatürk elçinin fesine vurup başından düşürdü” hikâyesi Clerk’in raporuyla örtüşmüyor.

FRANSIZ BÜYÜKELÇİ SÖZLERİ DUYMADIOlayın bir başka tanığı Fransa Büyükelçisi Kont Charles de Chambrun’du. Chambrun daha sonra yayımladığı hatıralarında Atatürk’ün Mısır Elçisinin yanından geçerken kendisine alçak sesle bir şey söylediğini, ardından elçinin fesinin bir garson tarafından götürüldüğünü aktardı.

Ancak Fransız Büyükelçi konuşmanın içeriğini duymadığını açık biçimde belirtti. Bu nedenle Atatürk ile Hamza Bey arasında tam olarak hangi kelimelerin kullanıldığı konusunda diplomatik kaynaklar arasında farklılık bulunuyor.

TÜRK TARAFININ ANLATIMI FARKLIYDIDönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ise meseleyi çok daha farklı anlattı. Aras’ın açıklamasına göre Atatürk, Mısır Elçisine fesini çıkararak daha rahat edebileceğini söylemiş, Hamza Bey de kısa bir tereddüdün ardından fesini kendisi çıkarmıştı.

Türk tarafı bu davranışın hakaret değil, elçiye yönelik bir nezaket ve rahatlık önerisi olduğunu savundu. Mısır tarafının anlatımında ise Atatürk’ün Hamza Bey’den fesi çıkarmasını kesin biçimde istediği ve garsona müdahale ettirdiği belirtiliyordu.

Dolayısıyla belgelerin kesin biçimde ortaya koyduğu şey fesin çıkarılması meselesinin yaşandığı ve Hamza Bey’in kısa süre sonra balodan ayrıldığı. Olayın tonu ve kullanılan ifadeler konusunda ise tarafların anlatımları birbirinden ayrılıyor.

ŞAPKA KANUNU'NUN ARKA PLANDAKİ ETKİSİKrizin arka planında Türkiye’de 1925’ten itibaren yürütülen kıyafet reformlarının da etkisi vardı.25 Kasım 1925’te kabul edilen 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun, milletvekilleri ile kamu kurumlarında görev yapan memur ve çalışanların şapka kullanmasını zorunlu kılıyor; halkın genel başlığının da şapka olduğunu belirtiyordu. Bu düzenleme ve onu izleyen toplumsal dönüşüm sonucunda fes Türkiye’nin kamusal hayatından büyük ölçüde çekilmişti.

Mısır’da ise fes kullanılmaya devam ediyordu ve diplomatik temsilcilerin resmî kıyafetinin bir parçası olarak görülüyordu. Bu nedenle mesele yalnızca kişisel bir başlık tercihi olmaktan çıkarak iki devletin protokol ve temsil anlayışlarının karşılaşmasına dönüştü.

DAILY HERALD 11 KASIM’DA HABERİ DUYURDUOlayın hemen ardından Türk veya Mısır basınında geniş bir haber yayımlanmadı. Ancak 11 Kasım 1932’de İngiliz Daily Herald gazetesi, “Diplomatic Storm a Fez May Cause” başlığıyla olayı kamuoyuna taşıdı.

Aynı gün Evening Standard gazetesi de “Fuss Over a Fez” başlıklı bir haber yayımladı. Reuters’ın haberi Mısır’a iletmesinin ardından Kahire ve İskenderiye basını meseleyi geniş biçimde işlemeye başladı. El-Ahram gazetesi de 12 Kasım’da olayı okuyucularına duyurdu.

Böylece Ankara’daki bir diplomatik davette yaşanan hadise uluslararası kamuoyuna taşındı. MISIR 20 KASIM’DA TÜRKİYE’YE NOTA VERDİMısır Dışişleri Bakanı Yahya Paşa, 20 Kasım 1932’de Türkiye’nin Kahire’deki temsilcisine resmî nota verdi.

Belgede olayın Mısır tarafından nasıl değerlendirildiği aktarılırken, Mısır diplomatik temsilcilerinin kendi ulusal kıyafet ve başlıklarını kullanabilmesi konusu da gündeme getirildi. Türk Hükûmeti ise meselede Mısır Elçisine yönelik hakaret bulunmadığını savundu.

Ankara’nın hazırladığı cevabi nota Aralık ayında Kahire’ye iletildi. Türk tarafı, Hamza Bey’e fesini çıkararak rahat edebilme imkânı tanındığını ve olayın dostane bir davranış olduğunu ileri sürdü. İNGİLİZ YÜKSEK KOMİSERİ DEVREYE GİRDİKrizin daha ileri bir diplomatik kopuşa dönüşmesini önleyen isimlerden biri İngiltere’nin Kahire’deki Yüksek Komiseri Sir Percy Loraine oldu.

Loraine, Mısır Başbakanı İsmail Sıtkı Paşa ile temas kurarak hazırlanan ikinci nota taslağının daha yumuşak bir dille kaleme alınmasını önerdi. Belleten’de yayımlanan diplomatik belgelerde, ilk taslakta Türkiye’den yeniden açık güvence talep edildiği, Loraine’in ise bunun yeni bir tartışmaya neden olabileceği görüşünü ilettiği görülüyor.

Mısır Hükûmeti bu telkinlerin ardından nota metnini değiştirdi. KRİZ 27 ARALIK NOTASIYLA KAPANDIMısır’ın ikinci notası 27 Aralık 1932 tarihini taşıyordu. Yeni metinde tartışmayı yeniden büyütebilecek ifadeler çıkarıldı ve Türk Hükûmetinin daha önce verdiği açıklamalar esas alındı.

Böylece yaklaşık iki ay süren diplomatik gerginlik yeni bir nota savaşına veya ilişkilerin kesilmesine dönüşmeden sona erdi. Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler devam etti.“ATATÜRK FESİ ELİYLE DÜŞÜRDÜ” İDDİASI DOĞRULANMIYORFes Olayı’nın sonraki yıllarda en fazla anlatılan versiyonlarından biri, Atatürk’ün Mısır Elçisinin fesine eliyle vurduğu iddiası oldu.

Ancak olay yerinde bulunan yabancı diplomatların aktarımları bunu kesin biçimde desteklemiyor. İngiltere Büyükelçisi George Clerk, Hamza Bey’in Atatürk’ün sözlerinin ardından fesini kendisinin çıkarıp garsona verdiğini bildiriyor.

Fransa Büyükelçisi Chambrun ise Atatürk ile elçi arasında kısa bir konuşma gördüğünü ancak ne söylendiğini duymadığını, ardından fesin bir garson tarafından götürüldüğünü anlatıyor. Türk ve Mısır hükûmetlerinin olayla ilgili resmî anlatımları da birbirinden farklı.

Bu nedenle tarihsel olarak en güvenli ifade, Atatürk’ün Mısır Elçisinin fesini çıkarması yönünde müdahalede bulunduğu, elçinin fesini çıkardığı ve ardından salondan ayrıldığı şeklinde. Fes Olayı, böylece Ankara Palas’taki birkaç dakikalık bir protokol tartışmasının basın, diplomatik notalar ve uluslararası arabuluculuk yoluyla nasıl devletler arası bir meseleye dönüşebildiğinin erken Cumhuriyet dönemindeki dikkat çekici örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 29 Ekim 2026 03:17 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗