Hayatın Bakış Açısı Ne?
- Hayatta olaylara, kişilere veya güçlere bakış açısı çok önemli
- Hele zamanımızda karşımızdaki objeye bakarken onu değerlendirmek te bizim bakış açımız yönünden baktığımız nesnenin değerlenmesi de yine bizim ona nereden, nasıl, hangi şartta hatta ve de hatta hangi niyetle baktığımıza bakar
Hayatta olaylara, kişilere veya güçlere bakış açısı çok önemli. Hele zamanımızda karşımızdaki objeye bakarken onu değerlendirmek te bizim bakış açımız yönünden baktığımız nesnenin değerlenmesi de yine bizim ona nereden, nasıl, hangi şartta hatta ve de hatta hangi niyetle baktığımıza bakar.
Hani deriz ya “Bardağa bakarken dolu tarafından mı, yoksa boş tarafından mı?”. Yani bu deyimde bakış açısının niyeti çok önemli. Ne kadarı dolu, ne kadarı boş. Dünyada bunca yaşıma gelene kadar bir sürü arkadaşım veya tanışım oldu.
Hangisi iyi hangisi kötü(!). Bir de meseleyi anlatırken adam demez mi “Bana göre şöyle, böyle”. İyi de ya onun hakkında senin yaptığın değerlendirmenin donelerini ben “Bana göre de değerlendirirsem?”. O zaman senin kötü veya iyi dediğin “Bana göre” tasvirinin ışığı altındaki değerlendirme nasıl olacak?
İyi mi kötü mü? O zaman bir nesnenin, olayın, kişinin veya yapının değerlendirilmesi için bazı kuralların herkesçe negatif veya pozitif olduğu meselesi üzerinde kesin konsensüs sağlanmış olması gerekmez m? Yani bu şartlar altında “Bana göre” meselesinin öne sürülmesi o şekilde değerlendirilmesi resmen hata olmuyor mu?
Bakın, ben bu tezime “Resmen hatadır” demedim. Neden demedim? Belki de bu iddiamda dahi bir hata payı olabilir. Şimdi arkadaşım benden bir aletimi veya hacetimi istedi. Ona “Veremem” dedim. Tabii sen benden almayı umduğun şeyi alamayınca önce bir sükut-u hayal yaşadın.
Öyle ya o hacet sana lazımdı, onu benden umdun fakat herhangi bir sebep saiki ile baştan cevabımın “Olur” olacağını tereddütsüz beklediğin anda benden “Olumsuz” cevap alınca kırıldın. Hatta, iddia ediyorum ki “Darıldın”.
Şimdi gelelim bu darılma meselesinin ayrıntılarına. Bu olay hayatta hepimizin başına gelmiyor mu? Öncelikle senin benden istediğin aleti benim gibi kullanma yeteneğin var mı? Sonra, bidayette senin ödünç aldığın aletleri ne derece kendi malın gibi kullanıp kullanmadığın tecrübeleri var.
Sonra da aldıklarını işin biter bitmez “Geri iade etmen gereği” konusundaki sabıkan(!) var mı, yok mu, bu konuda temizmisin? Öyle değil mi? Çevremizde, hayatımızı boyunca bu denli tecrübelerimiz olmuyor mu? “Falanca aldığı aleti bir daha geri istemeyince getirmez” rivayeti köyde, mahallede dönüp dolaşır.
O zaman sen kendini bir murakabe et bakalım. Bir de aldığın hacet, alet ne ise farz etki sana verildi, ama kullanım esnasında kırdın, bozdun. Olur mu olur. Sende birisinden bir şey alsan kullanırken senin de başına gelebilir.
Peki bunu geri verirken çaktırmadan kırık, bozuk mu iade ettin, yoksa “Arkadaş kullanırken kırdık, yaptırıp getireceğim” dedin mi? İşte bunlar hep bilinmesi gereken meselelerdir. Konu tabii uzun ayrıca meselede biraz olsun felsefi oldu.
Olayları, siyasi mesele ve kişileri, hatta devletler arası ilişkileri, etrafınızı değerlendirirken hep kendi bakış açınızdan değerlendirdiğinizde sonucun tereddütsüz hatalı olacağını söylemek istedim. Yani bardağa iyi bakmak, sana, bana göre değil esasi olarak değerlendirmek gerekir.
Şimdi biliyorum bazı dostlarım bu makalemin sonunda “Perekli’nin vardır bir yere taşı” diye de düşündüğünüzü garanti ederim. Sonuç olarak hayatınızda ki ilişkilerde “İğneyi önce kendine sonra karşıya batırın” derim. Bu da önemli.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.
Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.
Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava · Bölge: Diyarbakır/Hani
Yayın: 29 Ekim 2026 06:31 · Kaynak: gunebakis.com.tr