Sen Filistin diye yırtın dur, bak Filistin kimin kucağında!
- Önce Filistin aşkımızdan söz edeceğim
- “Filistin davası” ile yatıp “Filistin davası” ile kalkıyoruz
Önce Filistin aşkımızdan söz edeceğim.
Ne aşk ne aşk!
“Filistin davası” ile yatıp “Filistin davası” ile kalkıyoruz.
Aşkımız her gün depreşiyor.
Dışarıdan bakan, Türkiye’nin en büyük dış sorununun “Filistin” olduğunu sanır.
Ne Kıbrıs, ne de Ege’de Yunanistan tarafından işgal edilen 22 Türk adası…
Varsa yoksa Filistin!
Şu Filistin’i bir kurtarsak, başımız göğe erecek, ülke olarak tüm sorunlarımızdan kurtulacağız.
Yıllardır bölgeyi izlerim.
Gittim, gözlerimle de gördüm.
Yayınlanan her ciddi yazıyı okudum, olup biteni anlamaya çalıştım.
Ben hiçbir konuda böylesine “bilgi kirliliğine” ve “olayların saptırılmasına” rastlamadım.
Yapılanlar, tam “tantana”!
Gösteriş…
Söylenenler, tam “hamaset”!
“Yiğitlik” taslaması…
Yok Filistin, yok Gazze, yok Hamas!
Her gün kafa ütülüyorlar.
Milleti “Gazze-Hamas” nutuklarıyla kandırıyorlar.
İktidarın işi bu, tamam toplumu böyle eğliyor da…
Ya muhalefet?
Onlar da aynı yolda yürüyor.
Halka gerçeği anlatan yok.
Bir de ben anlatayım
Ben bir “dış politika uzmanı” değilim.
Meslek hayatımda “dış haberler” le de hiç ilgilenmedim.
61 yıldır kendi çizgimde gazetecilik yapıyorum.
Kentimin ve ülkemin temel sorunlarına fikir üretmeye çalışıyorum.
Herhangi bir iddiam yok, görüşlerimi yazıyorum, beğenen okuyor, beğenmeyen burun kıvırıyor.
Filistin konusunda bugüne kadar mutlaka pek çok yazı okumuşsunuzdur.
Bugün bir de beni dinleyin istiyorum.
Çok karmaşık bir sorun!
İç içe…
Hani “At izi it izine karışmış” derler ya, aynen öyle.
Ben “düz” anlatacağım.
“Büyük fotoğrafta” görünenleri…
“Filistin” denen ülke
Önce bayrağından başlayayım.
Bayrağındaki üç dikey şerit, “Abbasi- Emevi ve Fatimi hilafetleri” simgeliyor.
Kırmızı üçgen ise, Arapların Türklere (Osmanlılara) karşı yaptıkları isyanları ve akıttıkları kanları sembolize ediyor.
Filistin bayrağı, düpedüz “Osmanlı’ya karşı isyan bayrağı” olarak tasarlanmış.
1916 yılında Şerif Hüseyin tarafından Osmanlı Devleti’ne karşı İngiliz destekli başlatılan Arap ayaklanmasının sembolü.
Devletin ismi, “Filistin Devleti”.
Başkenti, Doğu Kudüs. (İdari binalar Ramallah’ta)
Nüfusu: 5.7 milyon. (Batı Şeria, 3.4 milyon. Gazze, 2.3 milyon)
Yüzölçümü: 6.020 kilometrekare. (Batı Şeria, 5.655 kilometrekare. Gazze Şeridi, 365 kilometrekare)
Dili: Arapça
Devlet Başkanı: Mahmud Abbas
195 devletten 145’i, Filistin Devleti’ni tanımıyor.
Filistin’de iki önemli “hareket” var; Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi (FATAH) ve İslami Direniş Hareketi (HAMAS).
Gazze, Filistin’den ayrı mı?
Kafanız karıştı değil mi?
Filistin, iki bölgeden, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nden oluşuyor, dedik.
Filistin Devlet Başkanı, Mahmud Abbas, dedik.
İyi de bu Gazze, bu Hamas ve 31 Temmuz 2024’te Tahran’da öldürülen İsmail Haniye kim?
İşte bütün mesele burada düğümleniyor.
Gazze, Filistin’in dışında bir toprak değil.
Filistin Devleti’nin bir bölgesi…
Ancak burayı HAMAS yönetiyor.
Peki, bu nasıl oluyor?
HAMAS da neyin nesi?
HAMAS, Mısır’daki Müslüman Kardeşler Cemiyeti’ne bağlı olarak 1987’de kurulan bir silahlı terör örgütü.
İsmail Haniye de bu örgütün uzun yıllar lideriydi, son olarak da “Siyasi Büro Şefliği”ni yapıyordu.
HAMAS, 2007’de Gazze’yi ele geçirdi, işgal etti, o tarihten bu yana merkezi yönetim Filistin Devleti ile kavgalı.
Bu işgalci tutumu nedeniyle, çoğu ülke, HAMAS’ı “terör örgütü” olarak kabul ediyor.
Türkiye ise HAMAS’ı “terör örgütü” değil, “meşru örgüt” olarak görüyor.
Özetle…
Gazze, bir Filistin Devleti toprağı, ama radikal dinci HAMAS terör örgütü tarafından işgal edilmiş bir bölge.
7 Ekim 2023’te ne olmuştu?
Zaman ne çabuk geçiyor…
Hatırlayın, HAMAS 7 Ekim 2023’te İsrail şehirlerine girip sivilleri öldürdüğünde, radikal İslam dünyasında bayram havası esmeye başlamıştı.
Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas televizyonlara çıkıp ne dedi?
“HAMAS, İsrail’in Gazze’ye saldırması için bahane yarattı. HAMAS’ın bu saldırısı, İsrail’in Gazze’ye saldırısı için gerekçe oluşturdu, gerekçe yarattı.”
Mahmut Abbas’ın söylediği doğru muydu?
Doğruydu…
HAMAS, İsrail’e “Gel gel” yaptı, İsrail de gitti tepelerine bindi.
60 bin kişi hayatını kaybetti.
Bölge, bir kez daha ateş topuna döndü.
Haniye, Tahran’da öldürüldü.
İran, işin içine çekildi.
Bütün bunlar tesadüf mü?
Değil…
ABD emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi senaryosu böyleydi, bunları yaşıyoruz.
Türkiye, ne zaman HAMAS’cı oldu?
Türkiye’nin dış politikasında 2003 yılına kadar HAMAS yoktu.
Yaser Arafat ve Filistin Kurtuluş Örgütü, Filistin davasında hep muhatap alınırdı.
AKP iktidara geldi, Filistin politikamız HAMAS’a dümen kırdı.
HAMAS, Filistin Kurtuluş Örgütü’nü yok edip, Filistin’in tamamını ele geçirmek için kurulmuştu, Filistin topraklarında da “radikal İslam’ı” yerleştireceklerdi, AKP iktidarının da böyle bir örgüt yanında yer alması normaldi.
“Hedef birlikteliği” vardı.
Bu nedenle İsmail Haniye Tahran’da öldürüldüğünde, “milli yas” ilan edildi.
Böylece Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ilk kez dünyanın “terör örgütü lideri” kabul ettiği bir isim için “milli yas” ilan etmiş oldu.
Toparlarsak…
HAMAS, İslamcı bir terör örgütüdür.
Mısır’daki şeriatçı, köktendinci, ümmetçi “Müslüman Kardeşler” tarafından kuruldu.
(Müslüman Kardeşler, diğer adıyla İHVAN, 1928 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine çalışan bir örgüt)
HAMAS’ı kurduran ve destekleyen ABD ve İsrail’dir.
Amaçları, Yaser Arafat liderliğindeki Filistin Kurtuluş Örgütü’nü bölmek ve bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasını önlemekti.
HAMAS, aynı zamanda ABD emperyalizminin Ortadoğu’daki uyduları Suudi Arabistan ve Katar tarafından da desteklenmektedir.
Görüyorsunuz, hiçbir şey “göründüğü gibi” değil.
Sayfayı çevirin, karşınıza şak “ABD emperyalizmi” çıkıveriyor.
Sizlere bizim siyasilerin “dava” olarak baktıkları Filistin’i anlatmaya çalıştım.
Şimdi gelelim Filistin’in yediği son halta
Hani biz Filistin’i yıllardır “davamız” olarak görüyoruz ya…
Yatıp kalkıp “Filistin sorununu” çözmek için uğraşıyoruz…
Mitingler düzenliyoruz, yürüyüşler yapıyoruz, nutuklar atıyoruz…
İşte bizim bu davamızın devlet başkanı Mahmut Abbas, geçenlerde deyim yerindeyse tam halt etti!
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saydı, Güney Kıbrıs’a gidip Rum lider Hristodulidis ile samimi görüşmelerde bulundu, Filistin sorununun çözümü için kendisinden destek istedi.
Nasıl?
Müthiş değil mi?
Sen yıllardır “Filistin davam, Filistin davam” diye yırtınıyorsun, her Türkiye’ye geldiğinde Mahmut Abbas’ı 21 pare top atışıyla karşılıyorsun, o gidiyor kıytırık Güney Kıbrıs’tan medet umuyor.
Filistin davamızı nasıl buldunuz?
Dış politikamız şahane değil mi?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 01 Kasım 2026 15:03 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr