Habermetrik
← Ana Sayfa
Giresun 02 Kasım 2026 21:16
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Üreticiye Kelam, IMF'ye Devam!

Üreticiye Kelam, IMF'ye Devam!
Görsel kaynağı: yesilgiresun.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Üreticiler açısından 2026 üretim yılında fındık üretim miktarında, kalitesinde ve fiyatında açmaz içindeyiz
  • Bir taraftan üretimi sürdürmek için zararına da olsa masraflara katlanmak zorundayız
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Üreticiler açısından 2026 üretim yılında fındık üretim miktarında, kalitesinde ve fiyatında açmaz içindeyiz. Bir taraftan üretimi sürdürmek için zararına da olsa masraflara katlanmak zorundayız. Diğer taraftan masrafı karşılamayan gelirle karşı karşıyayız.

Fındık arazisinin sermaye değerinden söz etmeyi bıraktık, kendi emeğimizin maliyete eklenmesinden vazgeçtik, bitki besleme, ilaç, gübre, patoz gideri gibi maliyetleri karşılamayan bir fındık fiyatı ile karşı karşıyayız. 2025 yılı fındık fiyatlarının yarısını bile bulamayan fındık fiyatının tüm üretimi ve üreticileri tehdit ettiği ortadadır.

Kamuoyuna yansıyan, televizyonlara haber, gazetelere manşet olan 2025 yılına göre 2026 yılında tarımsal ürünlerde fiyatlar çok düşüktür. Bu düşüklük yalnızca fındık ile sınırlı değildir. Üzüm, kuru üzüm, zeytin, buğday, arpa, limon başta olmak üzere tüm tarımsal üretimde yaşanmaktadır.

Fındık üreticileriyle bu ürünleri üreten üreticilerin aynı durumda olduğu anlaşılmaktadır. Haberlere konu olmasının yanında mitinglerde insanların çığlıklarını duyuyoruz. Her şey bir bütünün parçasıdır. Yalnızca günümüz uygulamalarına bakarak karar veremeyiz.

Mutlaka tarihsel geçmişini de anımsamalıyız. Geçmişin üreticinin yararına olup olmadığını da tespit etmeliyiz. Hem geçmişteki hem de günümüzdeki varlıkların tespiti yapılmalıdır. Geçmişi tanımlamadan bugünü anlayamayız. Mevcut durumu anlamadan ileriye dönük planlama yapamayız. *** 09.12.1999 tarihli IMF'ye verilen niyet mektubunda tarım politikaları bölümünün 40. başlığında “Hali hazırda uygulanmakta olan tarımsal destekleme politikaları fakir çiftçilere destek sağlamanın en düşük maliyetli yöntemi değildir.

Yapılan uygulama, piyasadaki fiyat sinyallerini bozarak kaynak dağılımını kötü etkilemekte, fakir çiftçilerden çok zengin çiftçilere fayda sağlamakta ve tarım alanındaki karar verme mekanizmasının birçok Bakanlık ve kamu kurumu arasında dağılmasından ötürü husule gelen parçalı yapı nedeniyle tutarlı olamamaktadır. Bütün bunların ötesinde, bu politikalar, son yıllarda ortalama olarak GSMH'nın%3'ü gibi bir maliyet ile vergi mükellefleri üzerine ağır yük getirmektedir.

Reform programımızın orta vadeli amacı var olan destekleme politikalarını safhalar halinde ortadan kaldırmak ve fakir çiftçileri hedef alan doğrudan gelir desteği sistemi ile değiştirmektir. Bu, ilk öncelikle 2000 hasat yılı için bir pilot program uygulamaya konarak yapılacaktır.

Bu pilot çalışmanın sonuçlarına göre, doğrudan gelir desteği sistemini 2001 yılında ülke çapına yaygınlaştıracağız ve bu sistemi 2002 yılı sonuna kadar tamamlamayı bekliyoruz. Bu sistem, 2001 yılı Mart ayına kadar tamamlanacak olan çiftçi kayıt sistemi üzerine kurulu olacaktır.” açıklaması yer almıştır.

Niyet mektubu destekleme alımı politikasının küçük çiftçiye yarar sağlamadığını, çok zengin çiftçilerin lehine çalıştığını iddia etmektedir. Bu açıklamaya 26 yıllık uygulamanın zengin çiftçiye de fakir çiftçiye de yaramadığını göstermediğini söyleyerek yanıt verelim.

Niyet mektubu, destekleme alım politikasının ortalama olarak GSMH'nın% 3'üne karşılık düşen bir maliyetinin olduğunu tespit etmektedir. Bu maliyetin, vergi mükelleflerine ağır yük getirdiğini ifade etmektedir. Üreticilere, GSMH'nın% 3'üne karşılık düşen maliyetin vergi mükelleflerine maliyet yüklediği ifadesi de günümüzde gerçeğin ifadesi olmadığı açıktır.

Üreticinin ödediği tüketim için ödediği dolaylı vergilerin yanında üretim ödediği gübre, ilaç, akaryakıt için ödediği KDV ve ÖTV.'nin toplamı çok yüksektir. Ödenen vergiler, verilen destekten daha fazladır. Acaba, vergi mükellefi diye kastettikleri, üreticilerin, emekçilerin, esnafın dışında kalan bankalar, sanayiciler, ticaret kesimi olmasın!

Niyet mektubunun açıkça “çiftçilere destek yok” demektedir. GSMH'nın%3'ünün verilmeyeceğini söylerken, aslında, çiftçilere, sizi açlıkla terbiye edeceğiz denilmektedir. Nitekim aradan geçen 26 yıl, bunu doğrulamaktadır. Şimdi de, 18.04.2006 tarih ve 5488 sayılı Tarım Kanunun “Tarımsal desteklemelerin finansmanı” başlıklı 21inci maddesine kulak verelim: “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır.

Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hâsılanın yüzde birinden az olamaz.” Bu hükmün öncelikle GSMH'nın% 3'üne erişen destekleme alımı maliyetinin yerine GSMH'nın%1'ine ineceğinin beyanı olduğunu anlamalıyız. 2006 yılından buyana yapılan uygulamalar, bu orana da erişilmediğini açıkça göstermektedir.

Desteklemelerin doğrudan, telefi edici, fark ödemesi, hayvancılık ve tarım sigortası desteği olarak belirlenmesi nedeniyle üretimi artırıcı hiçbir özelliğinin olmadığı da açıktır. Tarım sigortası desteği, tarımdan ticarete kaynak aktarmaktan başka bir şey değildir.

Bu desteklerin, GSMH'nın%1'lik payı içinde olacağı da dikkate alındığında üreticinin hiçbir biçimde desteklenmeyeceği itiraf edilmektedir. Deyim yerindeyse destekler “üreticinin canı çıksın, bize ne” düzeyine inmiştir. ***Öncelikle 2026 yılında fındık başta olmak üzere tüm tarımsal ürünlerin fiyatlarında bir önceki yıla göre büyük oranlı düşüşün altında enflasyonu düşük tutma isteği ve çabası mı var diye sormaktan kendimi alıkoyamıyorum!

Çok sayıdaki üründe bir önceki yıla göre yarıdan fazla azalan fiyatların kendiliğinden olması mümkün değildir. Bir görünmez el, üreticinin sırtından fiyatları aşağı çekmek için bir eylem birliği içinde midir? 09.12.1999 tarihli niyet mektubundan sonra 26 yıl içinde tarımda yaşanan fakirleşmenin GSMH'nın%'3'ünün üreticiye verilmesinden vazgeçilmesi demek olduğunu tüm üreticiler anlamalıdır.

5488 sayılı Tarım Kanunun da üreticiye destek vermeye yanaşmadığını da anlamak zorundayız. IMF ile anlaşma yok gibi görülse de IMF'ye verilen niyet mektubundaki politikalar, iktidarın hangi partide olduğuna bakmaksızın sürüyor. Son söz, dağınık ve örgütsüz üretici, yenilmeye mahkûmdur.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yesilgiresun.com.tr
Haber metni ve görseller yesilgiresun.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım · Bölge: Giresun
Yayın: 02 Kasım 2026 21:16 · Kaynak: yesilgiresun.com.tr
Kaynağı Oku ↗