İnsanlığın “hak Ve Batıl” Savaşında, Siyaset Ve Hakikat İlişkisi
- Toplumların bünyesini bir kanser gibi saran buhranlar, ahlaki yozlaşma ve çürüyen kurumlar, Her geçen gün derinleşen, bu tablonun karşısında, herkes aynı soruyu soruyor, Bunca kriz göz göre göre gelirken, neden kalıcı ve köklü çözümler üretilemiyor?
Toplumların bünyesini bir kanser gibi saran buhranlar, ahlaki yozlaşma ve çürüyen kurumlar, Her geçen gün derinleşen, bu tablonun karşısında, herkes aynı soruyu soruyor, Bunca kriz göz göre göre gelirken, neden kalıcı ve köklü çözümler üretilemiyor?
İnsanlık tarihine bakıldığında “Hak ve batıl” sürekli mücadele içinde olduğunu görürüz, Halka zulüm yapan birçok isimler ve mekânlar tarih boyunca sürekli değişmesine karşın, “Hak ile Batıl” arasındaki savaş, tarih boyunca günümüze kadar hiç değişmemiştir.
Kur’an-ı Kerim’in bize bildirdiği bu zalimler, tarih boyunca insanlığa tüm kötü güçleriyle, toplumları sürekli ezen ve sömüren firavun, nemrud ve müşriklerin zalimliklerini, kötülüklerini yaptıklarını bize öğüt almamız için kısasları ile anlatır.
Bugünün “Batıl” zalimleri, geçmiş tarihtekilerden hiç bir farkı yoktur. Günümüzde İnsanlığa karşı zalimliklerini, yeni birçok maskeleriyle, yeni metotları ile kendileri geliştirdiği günümüz hali faizli Kapitalizm sistemi içinde, tüm Dünya’da yenilenmiş zalim yapısı haliyle karşımızdadır.
Bugün ise yine insanlığa yaptıkları büyük zalimlik “Hak” ile olan ilahi bağını, faizli Kapitalizm sistemi ile “Hakikati” asli fıtratından, ilahi düzen ile bağını koparmaktalar. İnsanlığın ruhunu, kalplerini ve bedenlerini her alanda bilinçli olarak günümüzde çürütmekteler.
İnsanlığı bir ekonomi nesnesi haline getirerek, mekanik birer tüketim kölesine dönüştürdüler. “Hakikat” karşısında bilinçli kurulmuş, devasa küresel bir “Batıl” sistemdir. Tüm zalimliklerini bu sistem yapısı altında günümüzde yapmaktalar.
Neden kalıcı çözümler üretemiyoruz? Sorusunun cevabı, yama tutmayan manşetlerde ya da sığ siyasi tartışmalarda değil elbette, hayatımızı her alanını zalim yapısı ile kuşatan bu sistemin, temel faizli Kapitalizm sistemin ürünü olan siyasi yapısı ile bilinçli olarak tasarlanan harcında gizlidir.
Siyasetin, asıl görevi İnsanlığa “Hak” ile bağını güçlendirmek iken “Hakikati” inşa etmesi gerekirken, sömürüye dayalı, “Batıl” olan faize dayalı kapitalist sistem içinde ısrarla kalarak, her alanda girdap içinde boğulması ve boyun eğmesidir.
Asıl günümüzdeki sorun siyaset kurumun, “Batıl” olan sistemi görmezden gelmesidir. “Hakikat” temelinde, kalıcı çözüm üretmemesidir.
Siyasetin çözüm üreten bir kurum olarak “Hak ve Batıl” mücadelesinde, günümüzde Tüm Dünya’da uygulanan İnsanlığı yozlaştırıcı hâkim olan, “Batıl” Faizli Kapitalizm sistemine karşın, güçlü bir siyasi irade ortaya koyulamamasıdır.
Adalet, hakikat ve liyakat temelinde “Hak” olan Adil Bir İktisadi Sistemi yani sosyo-ekonomi yapıyı bir bütün olarak yaşama geçirme iradesini “Hakikat” olarak bir türlü ortaya koyamamasıdır.
Siyaset kurumun iradesi “Hak ve Batıl” savaşında, tarafını net olarak günümüzde artık mutlaka ortaya koymalıdır. “Hakikat” söylemleri ile siyaset yaparak “Batıl” Faizli Kapitalizm sistemi içinde kalmayı, bir an önce terk ederek bırakmalıdır.
Siyasi kararların, söylemlerin ve uygulamaların “Hakikat” ile ters düşmeyecek şekilde olmalıdır. “Hak” temelinde uygulamaları, mutlaka acilen başlayarak, bir bütün olarak uygulaması olmalıdır.
Daha önceki makalelerimde, siyaset yaşamımdaki tecrübelerimi size aktarma gayretinde olmuştum. Bu gayretimde, “Halk içinde Hak yolu” mücadelesi yani “Hakikat” mücadelesi temelinde, bir siyaset anlayışım olduğundan özellikle bahsetmiştim.
Sizlere Hakikatin nasıl siyaset eliyle yozlaştırıldığını tecrübemle aktarma gayretinde olmuştum. Önceki makalelerimden okuyabilirsiniz.
Siyaset kurumu içinde, ülkü ocakları ve milli görüş siyaset temelinde, Türk Milletinin gerçek ülküsünün, Milli ve Manevi değerlerinin, Türk örf adet ve Töresinin kendi öz kadim medeniyet birikiminden aldığı, her daim bir olan “Hak” temelinde “Hakikat” olduğunu özellikle öğrendik.
Hepimiz biliyoruz ki bu “Hakikat” değerimizin kaynağının merkezi ise İslam dinimiz, Kuran-ı Kerim öğretileri, Görklü Peygamberimizin Sünneti ve Türk Milletinin örf adet ve Töresi temelindeki, kadim medeniyet birikimi olan “Hakikat” olduğudur.
Siyaset kurumunun, işte asıl amacı bu “Hakikat” değerlerimizi, yaşama geçirerek, her alanda kurması amacı olması gerekirken “Hakikat” öz değerimizi bir kenara bırakarak “Batıl” Faizli Kapitalizm sistemi içinde eğilip büküldüğü, gerçeklerin görülmek istenmediği, bir siyaset sahnesi içinde kalınmıştır.
Siyaset, en yalın tanımım ile "Türk Milletinin ortak iyiliği ve güçlü olması temelinde, kendi öz değerlerimizi, en ideal yaşam ile bir sistem olarak, ihya ve inşa etme" sanatıdır. “Hakikat” ise siyasetin temel meşruiyet zeminidir.
Türkiye’de ülkemizde uygulanan “Batıl” liberal faizli kapitalist sistem “hakikat” ile siyaset arasındaki bu hayati bağımızı, maalesef her alanda bugüne kadar çok olumsuz bir şekilde koparmıştır.
Sermayenin ve finans kapitalin hüküm sürdüğü bir faizli ekonomi sisteminde, siyaset toplumun dertlerine derman arayan bir çözüm merkezi olmaktan çıkıp, küresel ve yerel sermaye odaklarının, çıkarlarını önceleyen, onlara hizmet eden ve sömüren bir kontrol mekanizmasına dönüşmüştür.
Siyaset kurumu, tüm siyasi söylemlerinde, halkın oylarını almak için “hakikat” temelindeki söylemleri ile halkın yaşamını iyileştirme noktasında, halkın duymak istediği, söylemlerle bugüne kadar sürekli iktidarlara gelmişlerdir.
Siyaset kurumu, halkın bu istek talepleri olan “Hakikati” maalesef bir kenara bırakarak, faizli Kapitalizm sistem içinde, her türlü rüşvete, yolsuzluğa, devlet malını çalmaya, yetimin malını hakkını yemeye, bir birleri ile yarışır bir duruma gelmişlerdir.
Siyaset kurumu içinde, dürüst liderin yanında, iyi olan kişiler elbette vardır. Ancak sayıları siyaset kurumu içinde inanın çok azdır. Daha önceki makalemde belirttim. Dürüst ve iyi olan kişiler merkezi ve yerel siyaset içinde özellikle istenmediğini belirtmiştim.
Ayrıntıları merak edenler önceki makalelerimi okuyabilirler. Siyaseti bir çıkar ve güç devşirme aracı olarak görenler, özellikle ortak değerlerimiz olan “Hakikati” bir maske gibi özellikle kullanmaktan, hiç çekinmediklerini dürüst ve iyi insanları, takoz faaliyetleri ile engellediklerini yaşayarak gördük.
Türkçü, İslamcı, Atatürkçü gibi söylemleri adı altında, dış görünüşleri ve giyim kuşamları, bukalemun ustalığı ile maskeledikleri, halkı bir aldatma algısı gerçekliği içinde, gösterdikleri ustaca yapılan aldatma algısını, sürekli bugüne kadar yaptıkları maalesef görülmüştür.
Diyorlar ki, günümüzde güya buna siyasi rekabet diyerek, aldatmanın, kandırmanın, sırtından vurmanın, ahlaksızlığın ve etik olmayan birçok davranışları, çok normal karşılayan, bir siyaset yaşamı anlayışı içinde yaşıyoruz.
Bu maskeli bukalemun tipler, “Homo economicus” insan tipinde, Siyaset kurumu içinde güç, mal ve makam devşirme derdindeler. Halkımız derdi ile zerre kadar zaten umurlarında değil, bunların gerçek yüzünü son dönemde özellikle çok yoğun artık görmekteyiz.
Siyaset kurumu, bu tiplere karşı her alanda çok dikkatli olmalıdır. Bunların üzerlerine gidilerek siyaset kurumu ile olan bağlarını mutlaka koparmalıdır.
Halk ile hiçbir bağı olmayan ve umursamayan bu “Homo economicus” tipleri, siyaset kurumu içinde hiçbir şekilde asla barındırmamalıdır.
Siyaset kurumun, gerçek niyeti “Hakikat” dahi olsa, gerçek “Hak” söylemler ile hareket eden bir siyasi kurum dahi olsa, bu bireysel, çıkarcı ve menfaatçi tipler yüzünden, “Batıl” faizli Kapitalizm sistemin girdabına kapılmaktan kendilerini asla kurtaramazlar. Bu tipler yüzünden, Halkın gözünde girdabın içinde boğulmaktan, kendilerini koruyamazlar ve hiç istemediği bir durumda kalabilirler.
Halkımız elbette tüm yaşananları, yalın gerçekliği ile tecrübe ederek özellikle görmektedir.
İşte anlatmaya çalıştığım “Hakikat” ne oldu şimdi? Siyaset kurumu tarafından, bu durumu hiç istemese bile, faizli Kapitalizm sistemi içinde “Hakikat” nasıl kurban edildiğini, yaşayarak maalesef her alanda görülmüştür.
Siyaset kurumu, “Hakikat” ihya ve inşa ederek, kendi köklü medeniyetini tüm gücü ile ayağa kaldırması gerekirken, Halkımızı her alanda yozlaştırmış ve ahlaki olarak çökertmiş bir faizli Kapitalizm sistemi girdabı içinde, boğulması ve içinde ısrarla kalınması, Halkımıza bizleri ne kadar zor duruma sokarak bizleri ne hale getirdiği ortadadır.
İnsanlık olarak “Hak ve Batıl” savaşında, ülkemiz ve İslam ülkeleri olarak, ülkeleri yöneten siyaset kurumları içinde “Batıl” liberal faizli Kapitalist sistem içinde, özellikle ısrarla kalarak “Hakikat” temelinde ciddi bir sosyo-ekonomi mücadelesi asla veremez.
Günümüzde, “Batıl” faizli Kapitalist sistemin sahibi ABD sürekli zayıflamakta ve AB ülkeleri bir yandan da dağılmaktadır. Batı ülkelerinde yaşanan onca yozlaşmaların sonrasında, çıkan kargaşalar, sokak gösterileri ortadadır.
Batı ülkelerin son dönemde, yaşadığı sosyo-ekonomi sorunları ortada, kendi faizli Kapitalizm sisteminden, memnun olmayan onca Batı halkları tarafından, artık günümüzde çatır çatır yıkılıyor.
Daha önceki makalelerimde ifade ettiğim gibi faizli Kapitalizm yıkılıyor. Ancak yeni versiyonu sinsice gelmekte olan “Dijital Köleliktir” İnsanlık olarak, buna her alanda çok dikkat etmeliyiz.
Bizler bugün Dünya’da gördüğümüz ve bu yaşananları bildiğimiz halde “Batıl” bir faizli kapitalist sistemi içinde ısrarla ona sahip çıkmayı, yine içinde ısrarla kalmayı, ne zaman sorgulayacağız.
Son yaşadığımız yolsuzluk ve operasyonlar ortada iken, Müslümanların faizli Kapitalist girdabı içinde fon krizleri ile boğulmaları, onların kontrol ettiği bir ekonomi yapı içinde, ülkemizi düşürdüğü bu zor durumlar ortada iken, bunca yaşanmış acı durumlar varken “Hakikat” temelindeki Adil Bir İktisadi Sisteme ne zaman sahip çıkacağımıza, inanın çok merak ediyorum.
Uluslararası ilişkilerimiz gereği, faizli Kapitalist sistem içinde zorunlu olarak içinde olmamızı elbette anlıyor ve biliyoruz. Ancak yanında ayrıca Adil Bir İktisadi Sistemi de biryandan acilen mutlaka neden uygulamalı olarak biryandan yaşama geçirmiyoruz. Bu durumu mutlaka ciddi sorgulamamız gerekir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 08:58 · Kaynak: muglagazetesi.com.tr